şükela:  tümü | bugün
381 entry daha
  • benim senelerce yaptığım ve evlenerek yolculuğumu noktaladığım mevzudur.
  • yukarıdaki arkadaşın da dediği gibi gerçekten her insanın bu tür salaklıkları yaptığı zamanlar olmuştur. önemli olan buna değmeyecek bir insana kendinden bu kadar ödün vermemeyi öğrenmek.
  • arada şu sözlükte yazılacak başlık çıkıyor be. ekşi o kadar da bozmamış aslında.

    bir insanı sevmek biraz da olsa patolojik bir şeydir aslında. zorluğa imkansızlığa hatta mutsuzluğa huzursuzluğa sabır ve katlanmak hep bundan.
    yol katetmekte tabi ki.

    1960'lı 80'li yıllarda insanlar bir mektubun her kelimesini her satırını dikkatle ve özlemle yazardı büyük ihtimal ve öyle de okurlardı.

    kim bilir hangi genç kız sevdiğinden aylar sonra gelecek mektubu defalarca ve defalarca sormuştur postaneden. mektup eline geçtiğinde ne kadar çok sevinmiştir kaç kez üst üste okumuştur. o satırları yazan ellerin sevdiği kimseye ait olduğunu bildiği için kaç kez öpmüştür o kağıdı?

    biz yaşayabildik mi böyle duygu yoğunluğu? var mı öyle bir imkan?

    facebook instagram whatsapp vs... milyon tane fasilite var birinden haber almanı sağlayacak. artık birini gerçekten özlemek imkansızlaştı.

    işte uzak mesafe denen eylem ilişki açısından zorlu dikenli bir yol olsa da aylar sonra o yola çıkmak bile özlemenin verdiği o hazzı ikiye katlıyor. katlardı daha doğrusu.

    hani bir uyusam hemen sabah olacak deriz ya uyku tutmayan gecelerde. tam olarak öyle. yola çıkılacak gün bir an önce gelsin de ister 60 dakika ister yarım saat.

    belki o çekilen yollar, kısıtlı bir süre için de olsa görmek için bu kadar çabaya o kimse değmeyebilir bunu sonradan anlayabilir insan ama olsun.

    insan geçmişinde anılar, hatalar ve hayal kırıklıkları biriktirmeli ki yaşadım diyebilsem.

    5 dakikalığına olsa da gidin o yolu. sevmek patolojik bir eylemdir mantığı yoktur çoğu zaman demiştim. birini aklı başında sevince de heyecanı kalmıyor. iyisi mi aşındırın yolları ne çıkar?

    belki de torunlarına bu hikayeyi anlatacağın insandır o kişi belli mi olur? *
  • lisede yapanlar vardır.
    atlarsın trene gidersin izmit'e saatlerce neydi kafenin adı tömbeki mi ne acısu parkı belkide mekanın adı orda oturur çay kahve içer akşam 6 treniyle tekrar dönersin mekana...
  • eskiden tanıdığım bir kızın, yardımcı pilot olan erkek arkadaşı, kızın hasretine dayanamayıp erken görmek için uçakla hızlı gelip 1 saat erken geldiğini söylemiş kıza.

    yani erkekler o kadar saçma şeyler yapmaya meyilli ki kız şu duruma bile inanıyor.

    tabi ben bunu duyunca biraz götümle gülmüştüm kızın yanında bozulmuştu.

    extra hikaye: üniversite zamanlarında arkadaş arasında dönen geyiklerden birinde ( kibarca yazıyorum) "sevişme garantin olsa kaç km yol gidersin" sorusuna aldığım en masum cevap 1000km civarıydı. sınırsız diyenlerin sayısı ise azımsanacak gibi değildi:)

    (bkz: bir am uğruna ya rab ne güneşler soluyor)
  • ben de bu yolculuğu yapanlardanım. pişman oldum mu? hayır! şimdi olsa, yine giderim.

    üniversite öncesi mirc sayesinde tanışmıştık. ilişki mektup arkadaşlığına, zamanla sevgili durumuna dönüşmüştü. birbirimizi sadece fotoğraflardan tanıyorduk. cep telefonlarının ilk çıktığı dönemlerdi. telefonla konuşmaya başladık, neredeyse her gün konuşuyorduk. kredi yurtlar kurumundan aldığım kredi turkcell’e gitti desem yeridir.

    aradan zaman geçti ve ben bir şekilde aileden habersiz üniversiteden kayıt sildirdim. cebimde var olan son para ile otobüs bileti alıp afyon-bandırma seyahatine çıktım. bandırma sahilde tepe cafede buluştuk. 5 saat geçirdik 5 yılda biriken sohbetler bir çırpıda bitmiyordu. 5 saat sonunda ertesi gün buluşmak üzere sözleştik ve ben balıkesir’e arkadaşımın yanına döndüm. parasız kaldığım için arkadaşımda kalmak zorundaydım.

    ertesi gün bandırma otobüsüne bineceğim sırada aileden gelen telefon tüm hayallerimi, planlarımı yıktı. okuldan kayıt sildirdiğimi öğrenmişlerdi. çok büyük fırça yedim hatta küfür de vardı. “hemen dönüyorsun” dediler! ben de “iyi tamam para gönderin” dedim. cevap benim istediğim cevap değildi. “biletini ayırttık biz afyon otogardan alabilirsin”. yalnız benim balıkesir de olmam gibi bir sıkıntı vardı. arkadaşımdan borç aldım ilk otobüsle afyon’a geçtim. gece saat 01:00 da afyon otogarında oldum ve biletim ertesi akşam 20:00’ye kesilmişti. çorba, çay ve tuvalet parası olmadan otogarda uyumak ve o kadar zamanı aç beklemek zorunda kaldım.

    kısa süre sonra ilişki bitti. ben şanssızlık eseri telefonumu kaybettim, haliyle tüm numaralar gitti. yılladır ulaşmaya çalışıyor ve merak ediyorum. nasıldır? nerededir? bilmiyorum! belki sözlük yardımıyla ulaşırım. buradan da duyurum olsun. okuyorsan ulaş bana, zira ben izini kaybettim.
  • sadece 90 dakika görülen şehirler...

    çok sevdik altay'ım seni!
  • kötü örnektirler. sonra sizin sevgiliniz size çemkirir.

    yaaa yusuf ceren’i görmeye taa nerden geliyor sen niye gelmiyosuuuuuuun.

    yapmayın efendim. ağır uslu oturun oturduğunuz yerde.
  • (bkz: sevdiğini 90 dk görmek için 22 saat yol giden insan)

    2007-2008 sezonu samsun deplasmanı.

    (bkz: körfez gol gol)
  • değmeyecek binlercesi için yapıyoruz değecek olanlarıda bir türlü bulamıyoruz sosyal evrimde kaçınılmaz son olarak yok olma sırası bizde
551 entry daha