şükela:  tümü | bugün
  • oya boranın çok ama çok güzel bir şarkısı. insanın içini bayan aşk şarkılarından değil asla, içine mutluluk dolduran, sevdikçe daha da çok sevesim geliyor diye hissettiren bir şarkı.

    deniz üstü bir dolunay
    gece hükümranlığa aday
    üstümüz başımız pul olmuş canım
    deli rüzgar kimin umrunda

    sevdikçe daha da güzelsin
    dalgalar yosun saçlarında
    bırak deniz üstümüze gelsin
    yıkanırız sarhoşluğunda

    masum görünen mesafeler
    azalır bu aşkın etkisi
    dudağına yapışan sözler canım
    sevişmelerin habercisi

    sevdikçe daha da güzelsin
    yıldızlar yanar gözlerinde
    aşk için şarkılar söylensin
    tutuşalım namelerinde

    sevdikçe daha güzelsin
    sevildikçe en güzel
    söyle birtanem söyle
    bizim şarkımız mutlu biter

    gökte öyle çok yıldız varki
    uykuya çağırır gözleri
    hayal kurmanın zamanıdır canım
    sessizliğe yum sözlerini

    sevdikçe daha da güzelsin
    dalgalar yosun saçlarında
    bırak deniz üstümüze gelsin
    yıkanırız sarhoşluğunda
  • asik asik ege kıyılarında gezmek gibi bir şarkı.
  • ergenlikte duygusalligin insani aptal durumuna dusurecek, gucsuz duruma dusurecek bir olay oldugu kanisina varip, onu oyle bir derine gommus olan bir insanin, kucukken yatakta uyuma sarkisiysa bu, seneler sonra dinlendiginde, krizlere sokuyor. cocukluktan bir hediye gibi, geri veriyor kendini. butun sessiz tepkileri geri alip, sevdiceklere kosmak , icten ne gelirse yapmak geliyor akla.
  • mühürlü kaderim gibi ancak 2 sene sonra keşfedebildiğim mide asidi şarkı.

    espri olsun diye demiyorum çünkü nasıl ki talcid, kompensan, rennie v.s antiasit olarak mideyi rahatlatıyorsa, bu şarkı da müzmin gastritli bünyemi asitlere gark etmektedir.

    bir diğer özelliği de alışmak ve sevmek için birkaç kez dinlemeye gerek olmamasıdır. tek doz yetiyor. azınıza sıçıyor.

    "masum görünen mesafeler
    azalır bu aşkın etkisi
    dudağına yapışan sözler canım
    sevişmelerin habercisi "

    daha ne olsun...
  • ilk dinleyenler için bu şarkının girişi, şarkıyı ezgi'nin günlüğü'nün zannettirebilir. ama şarkı başladıktan sonra oya küçümen'in o tarifi olmayan şahsına münhasır sesi duyulduktan sonra olay netleşir. dinledikten sonra "ulan ben neden aşık değilim kimseye?" şeklinde tuhaf bir duyguya gark eden, akabinde "ulan alem puşt olmuş, motor olmuş, nerde bu şarkıdaki masumiyet!?" diye dellendiren, son olarak; eski türk filmlerindeki mutlu sonları insanın gözünde canlandıran, ulaşılamayacak bir hayalin ezgisel olarak vücut bulmuş şekli, süper şarkıdır.

    sertaç ortaç ve demet akalın şarkılarıyla kendinden geçen mal arkadaşlara dinlettirlmelidir, senin dinleyip kendinden geçtiklerine de şarkı deniyor, buna da diyerekten.. tabi farkı anlayacak kapasite mevcut mudur orası muğlaktır.
  • hayaller kurduruyor bu şarkı aşıkken, ninni gibi, tatlı uykulara daldırıyor insanı. zaten her an özleyen bünyeye dokunuyor, " yanımda olsaydı keşke, keşke " diyor insan dinlerken. baksaydım gözlerine, izleseydim güzel yüzünü, mırıldansaydık beraber. illa ki deniz kenarı, hafif rüzgar, sakin bir ortam olmasada olur, o olsaydı yanımda, yüzü ellerimin arasında. o an yanında olmasa da, huzur veren havasıyla, sevdiğine şükrettiriyor bu şarkı. yıllar geçse de, dinlerken keyif veriyor hala, eskimiyor.

    " bırak deniz üstümüze gelsin
    yıkanırız sarhoşluğunda. "
  • (bkz: nigun a tik)
  • dinledikçe daha güzel olan şarkı. bir tür legal keyif verici madde. uzat ayaklarını, kapat gözlerini, dinle bu şarkıyı. sonra bir bakmışsın deniz kenarındasın; üstün başın pul, dalgalar saçlarında yosun.
  • aynı melodiyye sahip bir parça parça:
    nigel kennedy and kroke - kazimierz