şükela:  tümü | bugün
  • insan zaten bilincini kazanmasindan itibaren olum* gibi bir gercegin agirligiyla yasamakta oldugundan,sevdigi ve hayati paylastigi insanlarin bir zaman gelecek yaninda olmayacagi hissi.bazen dayanilmaz hal alan bu duygu yinede gecirdigimiz her zamanin kiymetini bilmemize engel olmamali...
  • genellikle ergenlik yılları başlarında yaşanan korku. bünye hala bir miktar çocuktur, ama ölümün ne demek olduğunu bilmektedir az çok. yaş ilerledikçe insan kartlaşır, bu korku da kaybolur yavaş yavaş.
  • bu duygu; onsuz/onlarsız yapamayacağına inanan kişinin iliklerine kadar işler ve gözlerine uykuyu haram eder. babil'de ölüm istanbul'da aşk'ta iskender pala şöyle diyor:

    "bu öyle bir sarhoşluk idi ki ellerini hissettiğim her anda mutluluk ile birlikte bir de acı duyuyordum. ..., acım ayrılık düşüncesinden idi. bazen bu ayrılık endişesinden vuslatın tadını bile çıkartamaz, azabım sevincimi kovardı. aşk zaten bu demekti.

    sevgilinin gelişinin ayak seslerini duyarak kıyamete kadar yaşanılabilir; ama vuslata erdikten sonra gideceğinin korkusuyla hemen can verilirdi."

    (bkz: korktuğun şey başına gelir)
  • psikanalitik bakış açısına göre, aslında kişinin kendi ölümünden korkmasıdır.
  • kişiler bunu bir kısır döngünün içinde ele alma eğiliminde olabilir. şöyle ki ; ya siz gider ve arkanızdakilere acı vermiş olursunuz, ya da siz kalır ve zamanla o acıyı yaşayanlardan olursunuz. özde ikisi de bencillikmiş gibi gelebilir insana ve bir orta yol bulmak mümkün değildir.

    elbette en iyisi hiç böyle şeylere kafa yormamak, hayatı olduğu gibi yaşamaktır.*
  • gözleriniz dalmışken bir anda yaşların süzülmesine sebep veren, aklınızdan geçenlerin gerçekleşme olasılığının yüksek olduğunu bilip, gece yarısı açılan bir kapının bile tedirginlik yaratması durumudur.
  • ne yaparsan yap elbet bir gun yuzlesecegin korkudur.

    ic acitir.
  • gerilim/aksiyon filmerinde final sahnesi konusu.