şükela:  tümü | bugün
  • bir nevi sevdigini soyleyememek gibi bi durum gibi gorunse de aslına bakınca sevmek istememek, nötür kalmaya çalışmak anlamına gelir. ama ne kadar çabalansa da boşunadır, söz konusu olan insandır ki sevgidir ihtiyacı olan, illa ki düşer tuzaga.
  • spesifik bir insani sevmeye cabalayip da sevememek vardir ki en kotusudur. soz konusu $ahsin sizi cok sevdigini, ve eger siz de onu sevebilirseniz her$eyin super olacagini bilirsiniz, sevmeye cali$irsiniz, ama olmayinca olmaz ve sevemezsiniz. genel olarak kimseyi sevememe durumunda ise gecmi$te ya$anmi$ hayal kirikliklarinin* bilinc altinda yarattigi on yargi ve surekli tedbirli olma durtusu ki$i bunu farketmese bile en onemli sebeptir.
  • (bkz: sevmemek).
  • yasadigi iliskiler yipratmissa kisiyi, tam sevecekken birini kaybetmisse, eski iliskilerini hatirlarken yuzundeki o ilk mutlu, ozlem dolu gulumseme yerini yavas yavas aci dolu bir gulumsemeye birakiyorsa, sevememektedir o kisi kimseyi gecici olarak. belki de bir nevi korunma mekanizmasidir bu.
    (bkz: zaman her seyin ilacidir)
  • düsünmekten ve korkmaktan yasayamama sevse de kabullenememe durumu
    (bkz: sütten agzi yanan yogurdu üfleyerek yermis)
  • yaşanılan olumlu şeylere olan doygunluk ve de olumsuz şeylere karşı oluşturulan blokajların sonucudur. yaşayan bilir ki; sevilmemekten daha kötüdür. sizi seven mutlaka bulunur eğer amaç buysa ama kimseleri sevememek en fenasıdır. düşünün ki, yenecek enfes pastalarla dolu odada, iştahınız yoktur ya da binlerce kucaklanacak çiçek varken, kollarınız yoktur. kesinlikle incinme korkusundan kaynaklanan bir şey değildir, körelmiş duygulardır büsbütün. boş bir saksı gibi yaşarsınız.
  • hayatı zehir eden bir duygudur. nasıl bir duygu olduğunu bile bilmeden sadece böyle bir duygunun var olduğunu hatırlamak da insana fena koyar.
  • daha önceki kırılmalardan biriken nefretin insanın içine çökmesiyle artan bir histir.sevemediğini sanırsın çünkü bu intikam duygusu içine doldukça ne seni mutlu edeni görebilirsin ne de başkasını mutlu edebilirsin.ve kendini derin bir boşluğun içinde bulursun ve ekran six feet underın son sahnesi gibi kararır.
  • sevmekten korkar hale gelmektir.

    kendine direnmektir.

    hayal kurmayı tıkamaktır.