şükela:  tümü | bugün
  • can yücel'in bir şiir kitabi..
    ve bir şiirinin ismi
  • ortakoy civarinda uzerinde sana resimleri olan duvarin adi da buydu sanki.
  • 1990'da ahmet kaya ayni adli bir album yapmis ve bu siir de yer almisti albumde. 'sidikli' kelimesi, kuruldan gecmeyecegi icin muhtemelen, ahmet kaya kelimeyi 'pasakli' ile degistirmisti. ahmet kaya'nin yaptigi en guzel sarkilardan ve albumlerden biri. duvarin* yikilisininin hemen ardindan "sevgi duvari" ismi ilginc gelmisti bana. siddet, siire gazele gibi hosluklar vardi albumde. severim.
  • ezginin günlüğü "sidikli"kelimesini kullanmaktan çekinmemiştir.başlarına da birşey gelmemiştir.şarkıyı trt fm'de dahi dinlemek mümkündür.
  • keske ezginin gunlugu bu $arkiyi hic bestelemeseydi, guzel bir fon muzigi ile $iir $eklinde okusaydi dedirten mukemmel $iir
  • (bkz: sevgi yolu)
  • ''öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri / çöpçülerin elleriyle okşardım seni / yalnızlığım benim süpürge saçlım / ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi'' dizeleriyle sokagi en iyi anlatan sairlerden birini gostermistir yine can baba...
  • küçük yaşlarda gönül bağı kurarak elime aldığım ve tekrar tekrar okuduğum ilk yetişkin kitabı. her yaşımda okudum, her seferinde başka bir kitaptı okuduğum.
    sonra büyüdüm ben biraz, datçada bademler yetişti en lezzetlisinden, yolum düştü bigün oralara. duydum çocukluğumun 'adam'ı, şiir okuyuşunda başka tadlar bulduğum 'savaşçı' datçadaymış. bir cennet köşede içindeki cehennemle savaşırmış. heyecanlandım 'baba beni götür' dedim olmadı, varamadım. bir elini öpseydim demeye kalmadı, 'adam'ın teni toprağa değdi. ağzımda bademin tadı, yağmur yağdı..gözlerimi kapadım, sevgi duvarının kapağına asılı bir çiçek vardı, aldım gözlerine kapadım... içimden.
  • sözlerin arasına giren müzikte bir keman solo vardır ki dinleyenleri koparıp parçalar.sadece bu kemanı duyabilmek için dinlenebilir bu şarkı.
  • "sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa
    kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
    dilimizde akşamdan kalma bir küfür
    salonlar piyasalar sanat sevicileri
    derdim günüm insan içine çıkarmaktı seni
    yakanda bir amonyak çiçeği
    yalnızlığım benim sidikli kontesim
    ne kadar rezil olursak o kadar iyi

    kumkapı meyhanelerine dadandık
    önümüzde altınbaş altın zincir fasulye pilakisi
    aramızda görevliler ekipler hızır paşalar
    sabahları açıklarda bulurlardı leşimi
    öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri
    çöpçülerin elleriyle okşardın beni
    yalnızlığım benim süpürge saçlım
    ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi

    baktım gökte bir kırmızı bir uçak
    bol çelik bol yıldız bol insan
    bir gece sevgi duvarını aştık
    düştüğüm yer öyle açık seçik ki
    başucumda bir sen varsın bir de evren
    saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
    yalnızlığım benim çoğul türkülerim
    ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi" (can yücel/sevgi duvarı)