şükela:  tümü | bugün
  • sevgi ve aşk arasında bir fark olduğuna inanmıyorum. güzel bir birliktelik için tutku da gereklidir, emekte gereklidir, arkadaşlıkta gereklidir... her şey belli oranlar da gerekli. beni mental, duygusal ve fiziksel olarak mutlu etmeyen bir insanla ne yapacağım yahu? çok yoğun bir duyguyla, tutkuyla istesem ne olacak?

    gördüğüm kadarıyla anlaşamayacaklarını bildikleri fakat yoğun bir cinsel çekim hissettikleri insanlar için "aşk" kelimesini kullanıyor insanımız. çok beğeniyorum, sürekli sevişmek istiyorum desenize, neden bu kasıntı? bir de bunun ilk görüşte aşk versiyonu var. (bkz: dibim düştü) demek yerine ilk görüşte aşk diyoruz. belki de bu ayrım tamamen dramatiklikten doğan bir şey? belki olgun olmamaktan? hmm.

    neden var olduğunu anlayamadığım fark.
  • aşk bir hastalık gibidir.. buna kapıldığınızda vücut fonksiyonlarınız değişir.. fiziksel etkiler hissedersiniz lakin geçicidir..

    sevgi ise aksine insanın içini ısıtır.. ruhunu kaplar.. problem olmadıkça bitmez.. kendi enerjisini yaratır..
  • sevgi son'dur.
    ask ise son'suzluk
  • aranızdan mutlaka görenler olmuştur ağaçlara ya da bitkilere sarılıp onları kurutan zehirli sarmaşıkları. aşk arapça'da bu demek. sevmek gibi insani, masum bir melekeyi mecnun gibilerine uygun görmemiş insanlar ve onunki aşk demiş. şimdi sevgi ve aşk aynı şey mi bunu cevaplamak imkansız ve herkesin bir cevabı kabul etmesi imkansız. dil düşünceyi oluşturur, siz o kelimeleri nasıl öğrendiyseniz aynen de öyle düşünürsünüz. bu kelimelerin anlamını değil onlara yüklenen anlamları etkiler. bunun en güzel örneklerinden biri şehit şehit olmak. bu kelimeye nasıl bir anlam yüklendiyse ve "şehit olan" kişiye öldü demek kulağa hoş gelmeyecekse körkütük "aşık olan" birine seviyor demek de aynı ölçüde hafif kalacaktır. sözün kısası öyle bir fark yoktur, bu bizim yüklediğimiz anlamlardan ötürü böyle.

    ama yukarıda bahsettiğim kelimeleri öğrenme bağlamından hareketle bir tanım yapacak olsam, nedense aşkı kalple, sevgiyi ise akılla ilişkilendirmişimdir. sevgide mantık aranırken aşkta aranmaz, bu yönüyle aşk kör olmaktır diyen arkadaşlara da kısmen katılıyorum. fakat aşkın da her duygusal kavramda olduğu gibi herkese uyabilecek bir tanımı yoktur.

    kişisel yorumum :
    sevgi bir yolsa aşk o yolun sonudur ve belki de asla varılamayacak bir yoldur bu yol. sevginin aksine mesele o yolda emin ve kararlı adımlarla yürümek değil, o yolun hayaliyle yaşamak her adımda oraya varacakmış gibi davranmaktır.

    hangisine ihtiyacınız varsa onu bulmanız dileğiyle..
  • birisine herhangi bir nedenle duyulan ilgiye halk arasında sevgi denir. gerçekte ise insan kendinden başkasını sevmez. bir başkasına belli nedenlerle ilgi duymanız, ki bunda hormonlarınız da etkili olabilir, onu sevdiğiniz anlamına gelmez.

    ilgi duyulan insanı takıntı haline getirmeye de yine halk arasında aşk denir. bu da sizin takıntılı bir insan olduğunuzu ve hayatınızdaki gerçek sorunları bu takıntı ile örtmeye çalıştığınızı gösterir. takıntılarınızdan kurtulmak için gerçek sorunlarınızla yüzleşmeyi deneyebilirsiniz.
  • aşk arada atak halinde gelir sevgi süreklilik içerir. en azından bana göre.
  • aşk denilen şey aslında şehvettir.

    sevgi ise zamanla oluşur, kişilerin birbirleriyle vakit geçirip, birbirlerini tabiri caizse deneyimleyip, birbirlerini tanımaları sonucunda ortaya çıkar.
  • sevgi eşliğinde sürekli bir şehvet de varsa aşktan bahsedebiliriz.
    anne-babamızı severiz. sevgilimizi severken buna şehvet de eşlik eder.
    salt sevgi veya salt şehvet aşk değildir.
    bunlardan biri yoksa ortada aşk da yoktur.
  • sevgi statik, aşk ise kinetik, coşkun, dönemliktir.

    burdan da anlıyoruz ki, sevgiyi kinetik kılmaya devam edersen, aşk olarak veya aşka daha yakın olarak kalmaya devam eder. yok statik bırakırsan, bir kinetik karşına çıkınca meyledebilirsin.
  • aşk dendiği zaman, insanların aklına hep aynı imgeler üşüşür.olduğu yerde durmayan, telaşlı, hareketli, kendinden geçiren, saçı başı dağıttıran, tuttuğunu koparan, haykıran birtakım imgeler… ve dikkat ettiyseniz, bütün bunlar aşağı yukarı şiddet içeriklidir. yani, aşkın doğasında çok farklı tonlarıyla “şiddet”
    vardır, saldırganlık dürtüsünün katılımı vardır.

    sevgi çok kapsamlıdır, hoşgörülüdür. herkese ve her nesneye yeterli olur; ama aşk özel olmak ister. sevdiği birinin başkası ile konuşmasına kızmaz insanlar; ama aşık olduğu kimsenin başkalarına bakmasına, hatta başkalarının ona bakmasına bile tahammül edemez. sevgi paylaşıma ve yararlanılmaya açıktır; ama aşkın diğer her şeyden yalıtılmaya yarayan bir hapishanesi vardır. sevgilinin gözlerinde sevecen bir bakış yatar. aşığın gözlerinde ise, mahmurluk ve çılgınlık… sevgili ona ulaşmak için sabırla gemiler inşa ederken, aşık son limana demir atmış, arkasına bakmadan gemisini yakmış, üstelik geriye çekilmiş kahkahalar atmaktadır.
hesabın var mı? giriş yap