şükela:  tümü | bugün
  • "ben herkesi seviyorum. zaten sevgi olmasaydı bu dünya ne kadar boş ve anlamsız bir yer olurdu. üstelik seni sevince kendimi daha mutlu hissediyorum. elimden geldiğince kötü birşey yapmamaya çalışıyorum. sigara içmiyorum, alkol kullanmıyorum, büyüklerimi sayıyor, küçüklerimi de koruyorum. birisini ağlarken gördüğümde dayanamıyor ben de ağlıyorum" insanı
  • bir kisim vjlerin burunmek istekileri kilik.

    -hepinizaaa burdan sevgilerimi dagitiyor ve koooocaman bi opucuk yolluyoruuaaaaammm!muaaaahh!
  • "canım","tatlım" gibi hitap şekilleri kullanan, pembe giyinip pembe hayallerle yaşayan, winnie the pooh çantası, kalemi ve defteri olmadan sokağa adımını atmayan insan organizması türü.
  • herkesi sevdiğini farz edip hayatı ona göre "oynayan" insan. bir süre sonra sevgi mevgi kalmaz içlerinde, depresyondan çıkmak için psikolojik destek alırlar.
  • sevme potansiyeli extra large olan varlık.
  • (bkz: bizir)
  • bir kısım medyanın yanlış anlamalarından sakınmak lazım bazı konulardan bahsederken. sevgi pıtırcığı ile içinde sevgi bulunan, sevgi taşıyan insan ayrımını yapabilmek gerekiyor. nasıl yaparız? buyrun deneyelim bakalım.

    içinde sevgi taşıyan insan, eğer ki duygularında ve barındırdıklarında samimi ise, bunları ortaya koyabilmek için seçebileceği 2-3 yoldan biri olarak yazmayı, eğer profesyonel bir yaklaşıma sahipsa gerçek edebiyatı tercih eder. bu bağlamda ahmet altan bir sevgi pıtırcığı değildir. ya da gabriel garcia marquez de sevgi pıtırcığı değildirler. onlar sadece var olan, ya da gözlemlenmiş hakiki duyguları tasvir etmektedirler. aynı şekilde sözlükte bunun yansımasını oluşturan bir grup insan (ki onlara yazar demek istiyorum izninizle), yaşanmışlardan, hakiki duygulardan hareketle tanımlar yapmakta, entryler girmekte, bunları tasvirlere ve kuvvetli ifadelere bağlamaktadırlar. şüphesiz ki onlar da sevgi pıtırcığı değildirler. hatta, duygu dışavurumunda örnek alınabilecek türden insanlardır.

    sevgi pıtırcığı ise, bu yazıları okuduktan sonra, yazının sahibine bol smiley yüklü bir mesajla "ayy ne kadar güseeel, ben de yazmak istiyorum böyle şeyler beceremiyorum. nasıl yapıyosunuz?" diye mesaj atanlardır. ya da mesajında sadece "teprikler...: ))" gibi şeyler barındıranlardır. daha ötesinde ise söz konusu entry sahibinin başlığına "bugün şöyle şöyle bir entry girmiş, cız ettirmiş süşerdir" türü entryler girenlerdir. yapaylıkta, yapmacıklıkta sınır tanımayanlardır. bunların en tehlikeli kısmı ise olayı abartıp, söz konusu entrynin girildiği başlığa bir şeyler yazmaya çalışır, ama hayatında bir gram dahi hissetmediği bir duygudan bahsedildiği için sıçıp batıranlardır. ne bir edebi anlam, ne birkıymet ne de hakikat yatar yazdıklarında. uzman olmak gerekmez bu saçmalıkları aradan bulabilmek ve gerekli damgayı basabilmek için.

    sözlükteki sevgi pıtırcıkları, üstlerine düşmeyen vazifelere kalkışır, herkesi sevgi çatısında toplamaya uğraşırlar. kendilerini bir mevlana, hacı bektaş sanan bu kişilerle, arabulucu vazifesi gören saygın yazarları karıştırmamak da elzemdir. zira, arabuluculuk yapacak kadar sözüne ve yazdığına güvenilen kişi ile sevgi pıtırcığının yazdıkları arasında deryalar, dağlar vardır. şekil desen şekil olmaz, içerik desen içerik olmaz. bugün nişantaşı'na mâl edilen tikky edebiyatında ne varsa, iki adım öteye geçemez söz konusu yazılar.

    sevgi barındıran, bu sevgiyi, tutkuyu, veya kıymete haiz duyguları yerine göre insanları etkileyen bir dille anlatan insanlar, herhangi bir duyguyu barındırıyormuş gibi yapanlardan ayrılmalılar sözlükte kesin bir çizgi ile. "gibi" olmaya çalışanlara sevgi pıtırcığı denmeli, yapmacık denmeli, prim verilmemeli.

    (delirttiniz beni delirttiniz)
  • aradan geçen zaman zarfında geri dönüş elde etmemeleri sonucunda patlayan pıtırcıklardır bunlar. "foss" diye havalarını salıverirler, eğer o ana kadar sanrılardaysanız, bir bakarsınız ki içlerindeki sevgi de yalanmış. yaranmakmış meğersem bütün dert(size de değil, ortama). patlamalarına şaşmışsınızdır ki ne sizin onlara ne de onların size bir şey kattığını farkedersiniz, değeri de yokmuş aslında vakti zamanında yapılan, edilenlerin. daha vahimi ikili ilişkide sizin bir şey kattığınızı düşünmektir/farketmektir, ama bu mal olduğunuzu değiştirmez tabi. "sahte dost" bile desen çok büyük durur bu insanların üzerinde.