şükela:  tümü | bugün
  • sozlukten 3 ay ayrı kalacak bir yazarın diger yazarlara dilegini anlatır..
  • sevgi adli ki$inin mekani
  • sonuna "i" harfi takılınca necatigil'in "yarınlara bıraktığıdır". bir de bazılarının.

    (bkz: sevgileri yarınlara bıraktınız)

    (bkz: sevgilerde)
  • maalesef yazmakla olmayandır.

    vaktiyle birisiyle mesajlaşıyordum. benim "saygılar" cümlesiyle bitirdiğim mesaja "saygılar" ile cevap verdi. akabinde yine "saygılar" ile biten mesajıma ise "sevgiler" ile cevap geldi.

    anlayış ve saygı olmazsa sevgi de söz konusu olamaz. orada bahsettiğim bir mevzu vardı. bir çelişkiden bahsetmiştim. varlığı kabullenilmeyen bir şey hakkında hüküm vermenin kendi içerisinde bir çelişki doğurduğundan dem vurmuştum.

    sevginin esas kaynağını görmezden gelen birisinin sevgiden dem vurması çok yapmacık kaçıyor.

    tıpkı yüreğine sağlık ifadesi gibi.
  • çok gıcık olduğum bir laf ama çoğu zaman yazmadan olmuyor , kadınlar onu orda görmek istiyor yoksa "aa ne kaba" olabiliyor.
  • 1980 çıkışlı zerrin özer albümüdür. arabesk batağına girmeden önce türk hafif müzik tarihinin müzikal alt yapı olarak en iyi birkaç albümünden biridir. parçaları:

    - çalacak aşk dolu şarkılar
    - solgun güller
    - her şey seninle güzel
    - her sonbahar
    - gurur duyarım
    - yalan
    - imkansız
    - ayrılıklar unutulmaz
    - o yaz
    - huzursuzum
  • maillerde yaza yaza yazmaktan tiksindiğim kelime, değen değmeyen herkese yazma zorunluğu hissetmek çok sinir bozucu. sırf bu sebepten gerçekten yazmak istediğim insanlara yazarken tereddütler içinde parende atıyorum.
  • iş ile ilgili ya da akademik bir konudaki yazışmalarda (mail yani işte) bir bitirme sözcüğü.

    "saygılar"a kıyasla daha samimi duruyor. taraflardan birisi hiyerarşik olarak daha üst pozisyondaysa (hoca vs öğrenci gibisinden) "sevgiler" demesi daha rahat gibi. ama hani bir öğrenci daha yeni tanıştığı hocaya "sevgiler" derse biraz tuhaf kaçar bence. azıcık samimiyet artınca iki taraf da birbirine "sevgiler" gönderebilir, zaten artık birbirlerini az da olsa seviyorlardır herhalde.

    bu bitirme sözcüğü işi de amma zor arkadaş. aynı insana günde 5 kere iş ile ilgili mail atsan hep "sevgiler" mi diyecen. geçen fark ettim facebook'tan yazıştığım bir hoca ile sürekli "sevgiler" ve "görüşmek üzere"ler (ilkini hoca ikinciyi ben kullanıyorum tabi) yolluyoruz birbirimize. artık yazmayayım dedim, ama öyle cıbıldak şekilde de mesajı bitirmek olmazdı, yine görüşmek üzere bitti mesaj.

    sanırım fransızca'daki "cordialement"ın yerini yavaş yavaş bu dolduruyor türkçe'de. bir tane de "bien à vous"/"bien à toi" karşılığı bulsak iyi olacak.
  • ziya osman saba siiridir.

    insanlar, hepinizi seviyorum!
    içinizde dostlarım, kardeşlerim var.
    ey şehir! bütün hemşerilerim.
    bayramınız bayramım, kederiniz kederim.
    yoksullar, hastalar, zavallılar,
    sizler için gözlerimdeki pınar.

    ölüler! özlemez olur muyum dünyanızı,
    aranıza karışmış annem var, babam var.

    günler geçiyor diye bir yandan içim sızlar,
    hayat! hayat! seviyorum seni.
    yemyeşil çayırlarda bembeyaz gezen kızlar!
    aranızda sevgilim var.
  • akademik email sonuna eklenince bence samimiyetsizlikten baska bir sey degil. sanirsiniz ki akademide herkes birbirini cok seviyor, canim cicimler, cigimlar cigimler, sevgiler... resmen iki yuzluluk. en buyuk ask yalanindan daha buyuk yalanlar bunlar bence. o yuzden hicbir akademik emailin sonuna sevgiler demem. cogunlukla "kolay gelsin" (her ne yapiyorsaniz artik...) ya da "iyi calismalar". bazen bu ikisi cok soguk gelirse, cok zorlarsaniz yani, en fazla "selamlar".