şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bosta kalan kisinin part time olarak yaptigi islerden biri. sokakta, otobuste, sinemada, cafede ve isyerinde gorulen guzel kizlar birer sevgili adayidir. (bkz: arayan bulur)
  • bir samuray atasözü : ararsan bulamazsın!
  • insanin sevilme arzusunu anlarim. yalniz olmamayi da. bunlari belki arzudan once icgudu olarak tanimlayabiliriz dahi. o denli dogal yani.

    ama sevgili aramak oyle degil. tam tersi hatta. sevilme ve yalniz olmama icguduleri ne kadar dogal ise sevgili aramak o kadar yapmacik.

    yanlislikla dunya uzerindeki milyarlarca insandan birini tanirsiniz. ve o kisiye karsi bazi hisler beslemeye baslarsiniz. o da size karsi benzer hisler beslemeye baslar ise, ya da bir baska degisle, butun gezegenler ayni hizaya gelirse, belki sevgili olursunuz. cunku bir arada olma arzusu ile birbirini sevme durumu her zaman ortusmuyor oyle.

    dogal olani budur.

    sevgili aramak ise, bu dogal sureci tersine cevirmeye calismaktir bir bakima. cunku, once birlikte olabileceginiz bir insani bulup sonra onu sevmeye calisiyorsunuz bu durumda.

    suna benziyor sevgili aramak:

    elinizde bir anahtar var. bir muhite ulasiyorsunuz, ve sirayla tum kilitlere deniyorsunuz anahtari. acaba acacak mi diye.

    acmaz. acarsa da bilin ki zorlamissinizdir; ya anahtari ya kilidi ya da ikisini birden kirarsiniz.

    aman.
  • (ara: sevgili)

    en rasyonel olanı bu olsa gerek.
  • önce esprisi yapılandır. abi ben sevgili arıyorum mehmehmeh gibi.

    sonraları yavaş yavaş bakılır ki kimse takmıyor, espri daha sık yapılır.

    sonra o kişi kızlı/erkekli (artık hangisiyse aranan) ortamlara çağrılmamaya başlanana dek o espri daha da sık yapılır.
  • gelişmiş arama butonu ile daha detaylı aranabilir. önce içinde nelerin olacağını belirtirsiniz. neleri istediğinizi. yabancı kaynaklardan olup olmamasına karar verirsiniz. bölgesini seçersiniz. güvenli kaynaklardan ararsınız. virüslü mü, geçmişi nasıl, müstehcen mi... bunlar önemli tabi. türü de seçmek de fayda var çünkü sonuçta istediğiniz türde olmalı. bütün filtreleri tamamladıktan sonra yapıştırın gitsin. aman ha şansıma güveniyoruma tıklamayın. sonra "vah başıma gelenler" diye çok ağlayan var.

    arzu ettiğiniz bedenlere hayalinizdeki ruhları sokmaya çalışın sonra da buna sevgi diyin, aşk diyin. sevginin aranınca bulunacağına inanın. ama sevgi siz olmayın.

    sevgili aramakmış...

    siz arzuyu seviyorsunuz, arzu edilen şeyi değil-friedrich nietzsche
  • her ne kadar "aşk" kurumsal manada her yere sirayet etmiş olsa da "erotizm" aynı ölüm gibi anti-sosyal olma özelliğini korumaktadır. yani bedensel temasın tüm özgün hali, kusursuz bir şekilde ulu orta icra edilmez. seks esnasında gerçekleşen bütün o sesler, nefes alıp vermeler, bakışlar, yüz ifadesi, pozisyonlar düşünüldüğünde kendimizi şaşırtıcı bir aritmetiğin içinde buluruz. öyle "ulu orta" sevgili aramanın kötü şans getirmesi de buradan kaynaklanıyor sanırım. yani aşk ancak "çaktırmadan" tespit edilecek bir şey. söz gelimi, fizyolojik nedenleri saymazsak "ıslanma" ve "sertleşme" belirli bir "gamsızlık" olmadan gerçekleşemez. tüm odağınızı birleşmenin gerçekleşmesine verirseniz çuvallarsanız.

    kısacası sevgili aramak, her zaman belirtildiği gibi aramadan aramaktır. bir büyü barındırır; eğer alenileşirse hakikaten kara büyüye dönüşüyor...
  • "sevgili arama ile kurbanına sezdirmeden yaklaşma arasında amerikan filmlerinin çoğunun gözardı ettiği, fakat çağdaş (özellikle kentlerde yer alan) romanslarda bulunan onaylanmamış, tedirgin edici bir denklik vardır." glen o gabbard & krin gabbard - psychiatry and the cinema*
  • arananın yeri önceden hazırdır. kaosta beklemeye başlanır.

    "sana çok güzel bir kalp hazırladım. etrafını sevgiyle, öpücüklerle sarmaladım. seni oraya koymak istiyorum"
  • içgüdülere dayalı bir davranış olup, üreme dürtüsünün toplum içinde ehlileştirilmiş halidir. bir üst versiyonu için (bkz: eş aramak)

    ha bir de (bkz: aramaya inanmak)