şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: ağlayarak 31)
  • ınternetten yeni birilerini bulmaya çalışmak
  • hemen yenisini bulmak
  • barışmaya çalışmak.
  • şayet sosyal medya veya arkadaş vesilesiyle kendini gösterme çabası ise, göze batan itici hareketlerdir. amaç 'senden sonra yıkılmadım ayaktayım' demeye çalışmaktır ama yıkılmanın eşiğinde de olabilir hanım kızlarımız, sevgili beylerimiz.

    üzülüyorsam görsün, mutluysam görmese daha iyi diye bile düşünebilirim. ya da ne fark eder ki?

    edit: ekleme
  • bele kadar uzanan saçları kulak hizasında kestirip turuncuya boyatmak.
    vurmayın, 18dim o zamanlar. asdfdsasdf.
  • sosyal medya hesaplarını gizli hesap kategorisinden çıkartıp bölge bölge beğendiği insanları likelayarak ilerlemek. takip etme şartıyla güncel en az iki fotoğraf beğenmek, çok daha fazla hoşlandığı olursa tüm profili gezinerek eski gönderiler dahil likelamak (avcı burada avına sinyal gönderip geri dönüşün hızlı olmasını sağlamak istemektedir.) gece hayatına atılıp atarlı giderli parçalarda video çekip hesabında paylaşmak. yani arkadaşım aranıyorsun anlıyoruz da sanki alnına aranıyor diye dövme yaptırsan işin daha kolaylaşır gibi.
  • her gece tekel bayinin önünde beklediğim sarhoş olup eve gidemediğim saçmalıklardır
  • odaya çekilip saçma sapan filmler açıp en komik sahnede hüngür hüngür ağlarsın. hiç okumayacağın bir kitabı açıp aynı sayfa ile uzun saatler bakışır ve bir cümle dahi okuyamazsın. sonra en acıklısından bir şarkı açarsın, damara bağlarsın, içini karartırsın ve kendini yatağa atıp yorganı üstüne çekip salya sümük ağlarsın. burnun akar burnunu çeker kazağının kolu ile sümüğünü silip ağlamaya devam edersin.

    o gittikten sonra bir müddet kendini hüzün kuşlarına yoldaş edersin. onlarla beraber uzak diyarlara göçüp gitmek, ona dair herşeyi unutmak istersin ama bilmezsinki kafanı da beraberinde götürürsün.

    böyle bön bön bakarsın etrafa. onun dokunduğu yerlere dokunursun, onun oturduğu yere oturur kokusunu hissetmeye çalışırsın. kapıya bakarsın uzun uzun ve o kapıdan girmesini boynuna sarılmasını "hadi ağlama, bak geldim yanındayım, ben seni hiç bırakır mıyım deliiii" demesini ve o yumuşacık kalp çarpıntılarıyla örülü göğsüne başını koyduğunu hayal edersin.

    kısacası sen artık hüzünler diyarındasındır. bir hüzün kuşu ile beraber çıktığın bu yolda belki yeni bir göç dalgasıyla dönüp kendine sığınacak yeni bir kalp pardon yuva bulursun. böyle saçma sapan şeyler yaptırır arkasına bakmadan çekip gidenler işte. oysaki bilmezler yalnızlığın kollarına terk edilenlerin başına hüzün kuşlarının üşüştüğünü.

hesabın var mı? giriş yap