şükela:  tümü | bugün
  • siiri de yazalim tam olsun;

    " dudaklarından kalkarken boynun kurcalar beni
    bir yanımı kara çıbanlara saldılar,ıslak
    bir yanım hiç ayrılmamıştır,gümeçlerde saklıdır
    ondan ki nefret içinde omzunu okşuyorum
    ama bana şimdi gerçekten zor gelen şey
    bir grevin çocuklara kazınmış izlerini hatırlamak
    sözlerimi etime bastırıyorum
    içimde çalılıkları yaran bir postalın tortusu
    benim bu sası karanlığa zorla,zorlayarak
    tutuşmuş bir gül sıkıştırmak boynumun borcu
    yeter ki
    sağlam senetler verilmiş sanılırken aşkı karartmak için
    sen bir daha beni saçlarınla sıyır
    ağdalanmış sevincimi hışırdat,bunu yapabilirsin
    çünkü bütün bankalar,silah fabrikaları
    her gün bacaklarımıza sırnaşan kara köpük
    senin sessiz gururunda homurdanan tufanı
    hesabetmiş değil
    bilmemişler hıncımın yaban otlar suladığını
    çalakalem sevebilmek elimden gelmiyor
    belki evet
    onların mühürlerini kımıldatan barut dumanlarını
    solumaktan biraz çopurlanmıştır sesim
    senin göğsünü ağartırken yıpranılacak elbet
    bakışlar tozlanacak dolukmuş sofalardan
    ezikliğin şehveti yayılınca
    taptaze yaşlanmayı da öğrenmem gerekecek
    iştedir yalanı seyreltiyor uykusuzluklar
    aklımın köşesinden atlılar geçiyor
    değil mi ki beni şımartan gökyüzüdür
    ve ben o tanyerlerinin sulbünden gelmekteyim
    hiç bir dostumu kalebent saymam parmaklıkların ardında
    kan değildir dostlarımın çakrışına bulaşan
    kan değil,mürekkep lekesi ben bilirim
    çünkü birgün gerçekten kan aktığında
    ölüm çiçeklerin yırtıcı dülgerliği sanılacaktır
    karaysam şimdi öfkenin payı vardır karanlığımda
    aşktandır titrediğim eğer ki titriyorsam
    sözlerim öcalan ağza misvak,iyice anlaşılsın
    bu dağlanmış toprağa süzülen ayaklarımdan
    keşke kan olsa
    o zaman
    senin çardağına çıkarken
    karıştırırken şarapla kendimi sana
    varsın gün geçtikçe herşeyde biraz kahır
    biraz bakır çalığı olsun lokmamızda
    bana soru sor artık
    beni kurtarma,konuştur
    beni yaz geceleri patlayan sağnaklara bağışla."
  • şairin kendi sesinden dinlemek için:

    http://www.youtube.com/watch?v=lepw9ywppsk
  • ismet özel'in şiiridir.
  • ismet özel tarafından yazılmış olması hâlâ kanıma dokunan şiirdir.
  • "...benim bu sası karanlığa zorla, zorlayarak
    tutuşmuş bir gül sıkıştırmak boynumun borcu..."
  • “belki evet, onların mühürlerini kımıldatan barut dumanlarını solumaktan biraz çopurlanmıştır sesim.”

    “bana soru sor artık beni kurtarma konuştur.
    beni yaz geceleri patlayan sağnaklara bağışla.”

    gibi güzel mısralar içeren çok sevdiğim ismet özel şiiri.
  • "dudaklarından kalkarken boynun kurcalar beni."
  • yüksek sesle okunmak için yazılmış bir "kavga şiiri" olduğu halde alabildiğine lirik, sadece ismet özel'in değil, türkçe'nin de en güzel şiirlerinden biri. gerçek bir türkçe mucizesi.
  • "her gün bacaklarımıza sırnaşan kara köpük,
    senin sessiz gururunda homurdanan tufanı
    hesabetmiş değil.
    bilmemişler hıncımın yaban otlar suladığını,
    çalakalem sevebilmek elimden gelmiyor.
    belki evet,
    onların mühürlerini kımıldatan barut dumanlarını
    solumaktan biraz çopurlanmıştır sesim.
    senin göğsünü ağartırken yıpranılacak elbet,
    bakışlar tozlanacak dolukmuş sofalardan
    ezikliğin şehveti yayılınca,
    taptaze yaşlanmayı da öğrenmem gerekecek.
    iştedir yalanı seyreltiyor uykusuzluklar,
    aklımın köşesinden atlılar geçiyor."

    nasıl lirik ifadeler, nasıl müstesna teşbihler, bu adam nasıl oluyor da böyle şiirler yazabilmiş bir zaman, anlaması güç. bugün pazar ve ben sabahı erken karşıladım ve yine günümü mahvetti bir ismet yorgunluğu.
  • ismet özel gibi bir şairle aynı dili paylaşmak ve anlamak büyük şans. tek bir dizesine bile ömrüm boyunca hayranlık duyacağım bir şiir. bu adamın kelimelerle anlatabildiğini ben hislerimle, düşüncelerimle anlatamıyorum.

hesabın var mı? giriş yap