şükela:  tümü | bugün
  • hayaller kurmak sanırım sorun olan.. yanına yakışanın o olduğunu düşünmek, önemsemek, değer vermek..
    araya giren ne mesafeler, ne zaman aşkı söndürmemeli, söndüremez normalde. ama yaralayan birinin aşkı?

    hala seviyorum. ama artık bir şeyler farklı bende.
    beni sevdiğini söylese, gözlerimin içi güler bekli de. ama artık aynı güven kalmadı işte.
    güvenilir insanlar değil bunlar.

    sadakat denilen aslında biraz da görev bilinci değil mi?

    ama yok.. bazı insanlar lafta varken icraatta yoklar.
    güvenilir değiller yani işte..

    yine geldik aynı noktaya.
    ne zaman ben bu kadar güvensiz oldum insanlara?
    halbuki hiçbir arkadaşımı ortada bırakmamış, kendi işim varken bile önceliğimi onlara bırakmıştım.
    insan sevdiğine böyle yapar mı?
  • işin bir de sevgilinizin sizi hiçbir zaman sevmediğini anlamak da var.

    sevgilinizin sizi aslında birlikte olduğunuz dönemlerde sevmediğini anlamanız, ilişkiye başlamanızın hata olduğunu söylemesi siz de saf bir acıya neden olur.

    tüm kaos boyunca şu nakarat daha bi anlamlı gelmeye başlar size:

    yalanmış hepsi yalan
    yalanmış hepsi yalan
    savrulup gitmek varmış
    ayrı yörüngelerde.
  • ortada ufak bir konu denecek bile bir şey yokken, garip davranışlar sergileyip denmeyecek şeyler diyorsa ve de ilişki boyunca yaşanmış, yeri bir başkasıyla dolması zor olan her şeyi bir çırpıda unutmuşsa, geçmiş olsun. o an bu an.
  • orospu çocuğu gibi br hissiyattır, allah belasını versin be amına koyim. (hissiyatın tabii, ona hala kıyamazsın, çünkü malsın)
  • sesinizin artık ona yetişmediğini gördüğünüz zaman anlıyorsunuz. ne söyleseniz havada asılı kalıyor bağırsanız duymuyor haykırsanız duymuyor. katiyen duymuyor. herseyden herseyinizden şikayet etmeye başlıyor.. en ufak şeye hiç olmadık tepkiler falan veriyor... sizde çaresizce ne zaman sökülüp gidecek diye bekliyorsunuz. yapacak bir şey yok çünkü.. gitme diye ölseniz bile faydası yok.. gitmek isteyen ölseniz de gidiyor...
  • feysbuktan birini bulmuştur belki.
  • ilişki sürerken bir bok hissetmediğini sanıp, kendisinin ayrılma kararı aldığında meğerse hayvan gibi aşık olduğunuzu farkettiğinizde adamı itin götüne sokup sokup çıkaran bir durumdur.. yıllardır sizin için divane olan o kişiye erişemezsiniz, ulaşamazsınız, en ufak bir çabanızda anında heryerden engeller.. şerefsizliktir yaptığı.. gelip adam gibi söylesene yüzüme -sevmiyorum artık diye! demiyor efendim.. biz de bıraktık artık peşini.. hayırlısı böyleymiş...
  • bir anda olmayan, zamanla büyüyen ve sonunda içinizde patlayan his.

    özlemez
    aramaz
    görüşmez
    ses tonu soğuktur
    güzel sözler söylemez
    konuşmaları kısa tutar
    hiç yoktan kavga çıkarır
    kendi başına planlar yapar
    sizden çok arkadaşlarıyla takılır
    beraber olduğunuz zamanlar da mesafeli ve soğuktur
    size de herkese davrandığı gibi davranmaktadır
    arayı açmaya çalıştığı besbellidir
    bazen kendi ayrılığın suçunu yüklenmemek için sizi ayrılmaya zorlar, bunu da sürekli kavga çıkarıp, işi yokuşa sürerek yapar. kabul etmeyeceğinizi bile bile bazı öneriler sunar. kabul etmediğinizde de ısrar eder. bıkıp giden siz olun ister.

    onun, sizi sevmediğinizi anlarsınız aslında. ama en yaygın salağa yatma durumu işte budur. anlamamış gibi yapar, bu farkındalığı kendinizden saklarsınız. kendinize yalan söylersiniz. o sizi seviyor ama iş hayatı yoğun, bazı sorunları var, maddi sıkıntıları var, başı ağrıyor, dişi ağrıyor...yoksa seviyor yani...maalesef sevmiyor. bunu kabul ettiğiniz an, yavaş yavaş sizde de bir şey ölmeye başlayacak. bir anda kopamazsınız ama sabrettiğinizde ve gerçekleri anladığınızda kısa sürede soğuduğunuzu hissedeceksiniz. bitenle ölene çare yok. biten sevgi yeşermez.
  • anlaması dünyanın en kolay işidir, bakışından bile anlaşılır da; kabullenmesi dünyanın en zor işidir, bir türlü inanamazsınız.
  • önce anlamak istemez insan.
    hissetse dahi konduramaz. yavaş yavaş göğsünün orta yerine oturur. artık fikirler, düşünceler hep burada yoğunlaşır.
    kaybetmemek için son çırpınışlarıdır ve sevgilinin bu güçlü tavrı karşısında elinden hiç bir şey gelmez.
    sonra o istenmeyen büyük gün gelir, kapını çalar ve artık o hayatında yoktur.
    sonrası kapkaranlık bir kuyuya düşmek gibi.
    eğer gerçekten sevdiyseniz bu kuyunun dibi yoktur.