şükela:  tümü | bugün
  • başlığın sahibi yazarımız, bir halt yemişsin. tavsiye vermem, veremem. yaptığın ayıp onu bil. şimdi ben kız çocuklarımıza, genç evlatlarımıza, gelecek neslimize bir kaç bir şey yazacağım.

    erkek dediğiniz böyle bir şey sevgili kızlar. şu başlığın altını dolduran ilk yazar gibi işte.
    birileri gelip size aman bekaret önemli değil, senin de cinsel ihtiyaçların var, erkek nasıl yapabiliyorsa sen de yapabilmelisin derse sakın aldanmayın.
    evlenmeden ilişkiye girmeyin!
    akıllı olun!
    değerinizi düşürmeyin!
    erkeklerin evine gidip masumca film izleyebileceğinizi düşünmeyin!
    sizi sadece cinsel bir obje olarak gören insanlarla muhatap olmayın!
    sevgi, aşk, ilgi dediğiniz şeyler geçici şeyler.
    bugün veli'den hoşlanıp yarın ahmet'i sevebilirsin.
    bir kafede otururken biriyle gözgöze gelip ondan etkilenebilirsin.
    hemen hoşlandığınız kişiyi başınızın üzerine çıkarıp, ölüyorum bitiyorum moduna girmeyin.
    kimse için ölüp bitmeyin, kimseyi elinizde tutmak için cinsel yakınlaşma yoluna gitmeyin.
    dediğim gibi hisler geçicidir.
    bekleyin ve sabırlı olun.
    bir kızın karşısına birsürü erkek çıkar, hemen ilk hoşlandığınızın elini tutup gezip tozmayın.
    bekleyin, bakın bakalım iyi niyetli mi?
    ve sizi kazanmak için neler yapıyor?
    sizi en çok hakedenle, sizi el üstünde tutanla görüşün. buraya dikkat edin, en çok hoşlandığınız kişiyle değil, size en çok kıymet verenle görüşün.
    ve bu görüşmenin bir sınırı olsun.
    gidip bekaretinizi vermeyin, insanların sizi bir tatmin aracı olarak kullanmasına izin vermeyin!
    gidip insanların seks objesi olup şu başlıktaki duruma düşmeyin. değerinizi düşürmeyin.
    aceleci olmayın.
    bekleyin biraz insanları tanımaya çalışın, sizi en çok hakeden, size kol kanat geren, sözlerinize kıymet veren, oturup sevişmekten ziyade konuşabildiğiniz bir erkekle evlenin ve ilk deneyiminizi de onunla yaşayın.
    birilerinin çıkıp namus iki bacak arasında mı yani serzenişlerine takılmayın.
    evet namus iki bacak arasında değil ama kadın kıymetli bir varlık.

    hisler duygular çok değişken şeyler.
    bugün veli'den etkilenip veli ile yarın ahmet ile birlikte olmanın manası yok.
    ve bu hiç doğru bir şey değil.
    diyorum ya sizi hakedecek adamın sizin için epey bir uğraşması lazım, kalbinizi kazanması lazım.
    siz erkekleri elinizde tutmak için kendinizden fedakarlık yapmayın.
    erkekler sizi kazanabilmek için uğraşsın.

    güzel yavrum, saf kızım, sen duygusal düşünüyorsun biliyorum ama erkekler için durum öyle değil. bugün seninle yarın bir başkasıyla olabilir onlar. ama sen yapamazsın bunu, üzülürsün kırılırsın. değerini düşürme.

    seni seven bir erkek zaten evlilik olmadan, sen istesen bile seninle birlikte olmaz. sen bunu istesen bile o adam seni sevip kıymet veriyorsa eğer, hayır ben bunu yapamam der.

    seni sevdiğim için seninle cinsel bir yakınlık kurmak istiyorum cümlesinin açılımı şu:
    seni sevmiyorum sadece cinsel arzularıma hitap ediyorsun, beni bugün sen tatmin et, yarın başkasına giderim.
    inanma seni seviyorum deyip öpüp koklayana!
    her hoşlandığın adamla samimi olma!

    unutma ailen seni elin oğlu gelip üzsün, kırsın, cinsel tatmin aracı olarak kullansın diye yetiştirmedi.
    kendinizi kullandırtmayın!
    duygusal bakmayın olaylara, lütfen rasyonel olun.
    bu başlıktaki duruma düşmeyin, düşürmeyin kendinizi yahu.

    edit: +40 yaş değilim aksine hala çok gencim bu tavsiyeler için ama annem bu konuları bana çok güzel izah etti beni büyütürken. iyi ki de öyle yapmış.
    ayrıca bunları üniversite gençliğinin halini görerek yazdım.
    günümüzde her değerin içinin boşaltıldığı zamanlarda böyle şeyleri okuyunca işine gelmeyen birileri cinnet geçirmiş gene. istediğiniz kadar cinnet geçirin, umurumda değil. modern değilim evet, modernlik buysa ben modern değilim, olmakta istemiyorum. keşke çağı böyle bel altı şeylerde değil de bilim ve teknolojide yakalamaya çalışsanız ne güzel olur hem de vatana millete bir faydanız dokunmuş olur.
  • sevgilimin bebeği istemeyeceğini düşünüp ona söylemezdim.

    kürtaja karşı değilim ama bağıra bağıra doğurmayı seçerim :)
  • sonra ilerde birgün bunlardan baba olacak
  • sevgilinin doğum kontrol konusunda ne kadar sorumsuz olduğunu gösterir. bir sürü doğum kontrol yöntemi var di mi?
  • ilk entry'i yazan zaten troll de üçüncü abla ne ayak anlamadım.
    'yavrum, saf kızım' falan... neymiş hoşlandığınla değil, sana en çok değer vereni seçecekmişsin, evlenmeden asla yakınlaşmayacakmışsın... bu kafalar yüzünden millet evliliği bi bok zannedip ömür boyu iç dünyasını bilmediği bir adamın gerçek anlamda seks objesi oluyor.
    umarım trolldür.
  • ilk başta tepenizden ayaklarınıza doğru ciddi bir sıcaklık hissediyorsunuz bir nevi "kafadan aşağı kaynar su dökülmesi". sonra o refleks soruyu sorarsınız: "nasıl?". mutlak kesinlik belirten cevabı aldıktan sonra söyledikleriniz ve yaptıklarınız "kriz yönetimi"nde ne kadar mahir olduğunuzun aynasıdır.

    nacizane, benim yaptığım ve tavsiye ettiğim hareket tarzı şudur:

    kesinlikle anlayışlı, merhametli, sabırlı yaklaşın kız arkadaşınıza. en (doğru terminolojiyi bulamadım ama anaç'ın tam tersi olarak düşünün buraya gelmesi gereken kelimeyi) olanları dahi o an bir duygu durum bozukluğu yaşar. bilmiyorum belki tanrısal bir şey, rahime düşünce annelik duygusunun kendiliğinden gelmesi. "o da çocuğu aldırmak" isteyecektir ama kafası karışmıştır.

    sakın ama sakın doğrudan konuya "ne zaman aldıralım?" tarzı bencil, fevri bir giriş yapmayın. kız arkadaşınıza "her ne yapmak istiyorsan maddi manevi arkandayım" cümlesini kurup, sarılmanız yeterli.

    aldırma kararı verdiğinizde ki kararın ortak olması her şeyden önemli, maddi olarak üstünüze düşeni yapmanız yetmez. şayet orospu çocuğu değilseniz o gün elinden tutar hastaneye beraber gider ve dönersiniz.

    bunları yazarken içim nasıl sıkılıyor anlatamam. daha 20'li yaşlarımın başındayken, hayatımda gerçek anlamda değer verdiğim kadınlardan birisi benden hamile kalmıştı, üstelik ikizdiler. tahmin edebileceğiniz üzere aldırdık.

    keşke bu kadarıyla kalsa, vicdan azabı bir tarafa galiba tanrı'nın sopası olsa gerek, hemen sonrasında büyük bir talihsizlik yaşadım. kendi çapımda bağış yaptım, sadaka verdim ama aklıma geldikçe hala kendimi kötü hissederim, üzüntü duyarım.
  • hangimizden?
  • birde şöyle bir karikatürü var.
  • genellikle gizli cevabı:
    - ben de işimdeyim, gücümdeyim...
    olan önerme.