şükela:  tümü | bugün soru sor
  • onun eğlendiğini ve dolayısıyla mutlu olduğunu bildiğinden dolayı, erkeği de eğlendiren ve mutlu eden olay.

    pomçiğim şu an hazırlanıyor. en iyi anlaştığı erkek kankileriyle eğlenmeye gidecek. ben sıkılırmışım o yüzden evde onu bekleyeceğim. ya pomçik şey beni nasıl da düşünüyor <3
  • boynuzlar nasıl olsun abi
  • (bkz: koçum benim)
  • çağdaş ve medeni ülkelerde her zaman olan ve tarafların da afedersiniz zike zike izin verdiği olaydır. kişi tabiki arkadaşlarına da vakit ayıracak. onlarla da gece çıkıp eğlenecek, gerekirse publara, streptease clublara akacak ve eğlenecektir. böylesine küçük çılgınlıklarla her birey ruhunu okşamalıdır. isveç gezimde gece bütün mekanların full çektiğini bizzat gözlemledim. burada kırdığım cevizleri ayrı bir platformda anlatacağım. neyse gel de bunu bizim yobaz tayfaya, ev kızı halime'ye anlat. ah bu köylülük...
  • aşkımın ara sıra yaptığı şey. arkadaşlarıyla çıkıp müzik dinleyip bişeyler içip geliyor. niye hemen kötü düşünmek gerek? aşkıma teklif eden olunca da onları tersliyor, yüz vermiyor. bitanem benim. off başım ağrıyor. bu alnımda iki tane ur çıkıyor, anlamıyorum ne? doktora gidecem yarın.
  • aşkım saçmalama barkın öyle biri değil .
  • gelin size sevgililik kavramını kültürlere göre genişçe bir anlatıyım. şöyle yaklaşık 2 sene önce bir alman sevgiliyle birlikteyim. kız zaman içinde bana bildiğin köpek gibi aşık. her gün düzenli seks, görüşme, akşam planları falan derken bildiğiniz bir ilişki içinde buldum kendimi. ben de sanki hafiften bir seviyor gibi olurken bi anda vazgeçiyorum, ana takılıyorum. sonra iş dolayısıyla nrw eyaletine taşınmak zorunda kaldım. oturduk masaya bunla, böyle bm masası gibi. suratlar gayet ciddi, nolacak bu ilişkinin akıbeti diye suratıma suratıma kusuyor. bitsin, en hayırlısı bu diyecekken "uzaktan da yürütebiliriz, senden ayrılamam" demez mi. eh deneyelim amk dedim içimden, zaten benlik problem yok. bağlı olan kendisi. neyse efendiler taşındım ben. ilk zamanlar görüntülü görüşmeler, aşkımlar cicimler özledimler en havalı kelime benim diye yarışıyor. 3. haftayı doldurduk. bana çok aşık kızımız dedi ki;

    "uzaktayız, cinsel olarak birlikte olamıyoruz, dün gece partide x ile tanıştım. benle olmak istiyor ama ona sevgilim olduğunu, seni çok sevdiğimi söyledim. fakat gene de cinsel olarak onunla olabilir miyim. kalbim sende biliyorsun fakat cinselliğe de ihtiyacımız var."

    ulan içimden diyorum ki;
    "ben türk erkeğiyim. ne diyor lan bu kız!". sonra da fark ettim ki, hop lan e ben sevmiyorum ki bu kızı. ol bitaneler bitanesi dedim. ayy aşkım dedi, çok seviyorum seni. cinsellik sadece bu. kimse sen olamaz. biz ölene kadar beraber olçezz falan (almanca diyor tabii, he olçez diyor). bildiğiniz "açık ilişki" yani. adamla buluşma anına kadar bana anlatmaya başladı.

    "geliyor. geldi. oturduk. ahan da sardı. skti bile falan."

    yeter ulan dedim, skerler öyle işi. bitti. ağladı zırladı bu. bitti geçti neyse ki.

    hemen bağlıyorum küfür etmeyin:
    avrupalı insan çoğu zaman dürüst. en azından karşılaştıklarım. he, işte bu cumartesi gecesi kankalarıyla eğlenen kız var ya, işte o bu anlattığım hikayedeki kızın aynısı, dürüst olmayan versiyonu.

    edit: imla
  • kankaları karşı cinsten ise kardeşleri gibidir.
  • vurduruyordur. yani, yengeden bahsediyorum.

    böyle durumlara ortam hazırlamamak için; af buyurun, ben silkip yolluyordum kendisini kankalarının yanına. başka sik arayacak dermanı kalmıyordu. dakika başı partiden rapor veriyordu ben istemesem de.

    bu hanım kızımızla süperiz, arzu ile yanıp tutuşuyoruz, seviyoruz, sevişiyoruz. mağazada kıyafet denerken kabinde, sabah sporunda ormanda kuytu köşelerde, asansörde, çayır çimen insan olmayan her yerde sıcak temaslar, sürtünmeler, hop kucağa atlayıp bir anda dudakları parçalamalar... babayı alışverişe yollayıp bir iki saat beni eve atmalar, evler uygun olmadı mı hop ev kiralamalar. ev kiralayan adamlarla kanka olmuştum. ilişkimiz bitince hayırdır kardeşim bi yanlışımız mı oldu? temalı bir telefon aldım. o ayardayız.

    abla prenses gibi yetiştirilmiş. prenses olma hayalleri ile yanıp tutuşuyor. kendine de bakmış, taş gibi bir vücudu var. yusvuvarlak, dipdiri bi popo, pembe uçlu meme ve pembe kuku, minyon, ince bel, geniş kalça, pürüssüz ten. bal dök yala. bana bi bakıyor fakir, tipsiz, varoş bir elemanım. yanına halk otobüsü ile şort tişört felan gidiyorum. haydoooaaaa. hayallerini gerçekleştirecek beyaz atlı prens ben değilim. o zamanlar da okuldan kovulmuşum, aylak aylak geziyorum. yiyip, içip, sikişiyorum, sporumu yapıyorum. başka bir şey yaptığım yok. bunları yapacak paranın kaynağını soracak olursanız hobimden iyi kötü harçlık koyuyorum cebe. bir de kredi kartı limitlerini sikiyorum, sağlam dostlarım sayesinde az biraz da elden borç yaptım.. abla ise tem tersi ailesinin durumları on numero. abla prenses. ablanın aile de takıntılı. annesi ilişkimizi sabote etmek için her şeyi yapıyor. benimleyken arıyor, kızına fırça atıyor. kız benden ayrılıp eve gidiyor; annesi veriyor vesveseyi, o sana layık değil zart zurt. neler neler... kafayı yersiniz. tabi zaman aşımına uğradık sonraları. benim hatam çok. gardı indirmeye başladıkça, yumruğu yedim açık konuşalım, benim de yanlışlarım oldu.netice itibariyle ilişkimiz bitti.

    buraya bir parantez açalım gençler. (bkz: #75984358)
    --- spoiler ---

    bedenini size aşkla sunan, arzulu bir hanım kızımız söz konusu ise yeniden başlamak(aslında mış gibi yapmak) çok yerinde olacaktır.. hali hazırda seks hayatınız olsa da, fazladan bir hatun renk katar.
    --- spoiler ---

    bu kukişkosu her daim ıslak, alev alev yanan, taş gibi ablanın benimle diyaloğu bitti bitmesine ama kısa sürdü bu süreç. biz bu ablayla yine buluşuyoruz, ateşli günler geçiriyoruz,. günün sonunda "biz napıyoruz, biz neyiz?" sorgulamalarını anı yaşa felsefesini benimsetmeye çalışarak süslü sözlerle geçiştiriyorum. fena tiyatro oynuyorum. günler böyle gelip geçerken bir baktım, abla bana atar yapmaya başlamış. kedi aslan olmuş, parçalayacak beni. dürüst olalım sonun başlangıcına geldiğimizi anladığımda kırıldım, üzüldüm. ilk ayrılıktan sonraki evrede akıl sağlığımı korumak için kendimi çok kaptırmamaya çalışsam da, kızı orospum diye benimsesem de seviyordum kendisini. ama sevgi, aşk felan bize fazla, hepsi götümüze kaçtı.

    sonun başlangıcı dedik; bizim abla tahsilli, temiz yüzlü, aile babası olmaya müsait, kezban arkadaşlarına hava atmalık bi mesleği olan efendi modelli bir mimarla ilişkiye başlıyor. meğerse benden dahi önce bu elemandan hoşlanıyormuş bizimki, ekürisi de aynı elemandan hoşlandığını söyleyince bizimki kalbine gömmüş, ekurisine çaktırmamış. hatta ekurisine çocuğu ayarlamaya çalışmış. ovvv kaldı mı böyleleri ya? böyle de temiz yürekli bebeğim benim. bunlar bi de sosyal ortam gereği sürekli görüşüyor. meğer o süreç içerisinde bizim eleman da benim hatuna yanıkmış. bir kıvılcım çakıyor, bakışma hop mop derken bunlar ilişkiye başlıyor ama çok sürmüyor ilişkileri, çocuk bunu terk ediyor çok kısa süre sonra bi de kızı karalıyor sağda solda. bizim abla işe uyanmamış, ben de uyandırmadım ama benim tahminim şu yönde; bizim hatunun kankisi de aynı elemandan hoşlaşıyor ya o zamanlar, muhtemelen şeytan kankisi bizim ablayı orospum yaptığımı elemana yumurtladı. hatta hala görüşüyorlar hala bunlar işi pişirmeye devam ediyor diye kolpa sıçmış dahi olabilir. eleman da tipik efendi erkek, kızla evlenmeyi felan düşlüyor. o da aşkını kalbine gömerek siktir etti muhtemelen. böyle bir şey olmadan, 1 sene boyunca tutuk olduğu kızı neden 10 günde terk edip, üzerine kızı karalasın değil mi?

    top yine bana döndü... cilt cilt yazmamak için burada bayağı bir halkayı atlayacağım. abla ne kadar artık gözümde çakalın önde gideni, orospunun dip alası da olsa, eti güzel. abla hep ıslak, hep yanıyor, biraz da kaşar hani. (bkz: #75937346) o sıralar başka bir hanımla ilişkim olsa da biz bunla iyice fb'ye bağladık ama fb gibi makamları kendine yediremeyecek bir model. ben de arada ruhunu okşuyorum, aramızdaki duygu çok özel diyorum. çok özelsin, çok güzelsin diye diye döllerimi yutturuyorum ablaya. zaman zaman duygusal krizler yaşıyoruz tabi. diyaloğu bozmamak için cambaz gibiyim arada ayarı veriyorum arada alttan alıyorum arada sert arada tatlı epey süre devam ediyoruz böyle.

    o aralar da annesi benimle görüştükçe ablaya atar yapıyor. anne tam piskopat, manyağın teki. kızı ağlama krizlerine sokacak kadar psikolojik baskı yapıyor. psikolojik şiddet nedir, nerelere varabilir bu kadınla tanıdım, öyle değişik bir manyak. artık benimle buluşacağını anneye söyleyemiyor, anneye yalan söylemeyi de sevmiyor. napıyor? cumartesi günü kankalarımla eğlenmeye gideceğim diyor, arıyor beni mücadelecim öğlen buluşalım diyor. beni zaten biliyorsunuz her daim müsaitim. yiyip, içip, sikişmek ve spor yapmak dışında bir aksiyonum yok. arıyor beni nerede napıyorsam, bırakıp gidiyorum. hop oturuyor abla malafata. akşama kadar ablaya yatak yastık yırttırıyorum, hard sikiyorum, döllerimi yutup kankalarının yanına geçiyor. süper olay. fakir, tipsiz ve ablaya kıyasla bayağı bi varoş olduğumu da söylemiştim değil mi? bu hikayede hem o taş gibi kızın yanındaki tipsiz erkeğim hem de varsayıldığı gibi zengin değilim, tam aksi ciddi sefil günler geçiriyorum. ayrıca kız ne kadar cicili bicili gözüken bi modelse ben de o kadar arıza gözüken bi modelim.

    yine böyle bir gün akşamı ettik, koluma girdi abla kahve içmeye gittik. oradan da kızların yanına geçecek. bu tuvaletteyken telefonunu kurcalıyorum. telefonunda mimar bey ve yine ona yürüyen bi oğlan çocuğu vardı, tipik meriç. bunlarla fotoğrafını görüyorum. gizli klasöre atmış bir de çakal. ablacım biz adam sikiyoruz sen bizi sikmeye çalışıyorsun. hadsiz. cambaz dedik, süreçi uzatmak dedik, hepsini siktir ediyorum. yediremiyorum buna kalayı basıp siktir ediyorum. aslında çok salakça yaptığım, onlar elini tutmamışken ben kızı orospum yapmışım. fakat kalbimdeki sevgi kırıntıları, hala ona beslediğim sevimli duygular ilişkiye hiçbir şey yok gibi devam etmeme müsade etmiyor. ablaya verip veriştirip, siktir ediyorum, ağlaya ağlaya arkadaşlarının yanına gidiyor.

    o gün silkip partiye yolladığım son gün oldu kendisini. sonrasında kısa süre daha diyaloğumuz oldu. onda da "bana prenses gibi hissettirmiyorsun" mesajı sonrası(yemin ediyorum bu cümle kuruldu) benden ayarı yiyince aramız bozuldu, daha da düzelmedi. usulca diyaloğu kestik. şöyle bir düşününce abla bildiğin beni damızlık hayvan gibi kullandı kullandı attı lan aslında. ha ha süper.

    yani napıyoruz? silkip öyle yolluyoruz partiye. abla kendini gecenin akışına bırakmak yerine içini ferah tutmalıyım, bi sik yemediğimden emin olmalı kaygısı ile sürekli mesajlar atıyor, arada dışarı çıkıp arıyorsa olumlu diyorum ben. gece boyu telefonu kapalı kalanından iyidir en azından heh. boynuzu takacak olan her türlü takar gerçi ama siz yine de silkip yollayın.

    bu arada, şu sıralar ciddi bir ilişkisi var.