şükela:  tümü | bugün
463 entry daha
  • ilk eşi türkiye'de üstsüz güneşlenmiş olan bir "gavat" olarak anlamakta zorlandığım "erkek"tir. çok erkektir harbiden de.

    ben bizzat hem eşimle hem de kendimle gurur duyarım böyle bir durum karşısında. bunun için hem güven, hem de özgüven gerekir. bu duygulardan yoksun olanlar sadece eşinin giyimine karışmakla kalmaz, eşini döver ve her türlü baskıyı kurar. sonucunda ne olur? ya eşi tarafından aldatılır, ya da kendisi de zaten eşini aldatan bir odundur benim gözümde.

    aynılarını bir kadının eşini aşırı kıskanması konusunda da düşünüyorum. zira; kişi kendinden bilir işi.
  • erkek olmanın doğal sonucudur. erkeklik bir güç değil, yüktür. içinizdeki erkeği öldürün.
  • "icinizdeki erkegi oldurun" diyebilecek kadar hadsiz, asagilik, liberal pustlari gosteren basliktir.
    sevgilimin kisisel ozgurlukleri, benim gavatlik limitlerimi zorlarsa tabii ki oturulup bir orta yol bulunur.
  • ya sevgilisine ya kendisine guvenmiyordur ben ciddi manada baska aciklama goremiyorum. partnerin giyimde karisacagi tek konu su olabilir, kadinin daha once bulunmadigi bir yerde veya daha once tanismadigi bir grup insanla bulunacaksinizdir ve esiniz/sevgiliniz o ortamin giyim kodu konusunda sizi bilgilendirir. ailesi tutucudur, onlarla tanismaya klasik kesim de olsa mini etekle gitmezsiniz gibi.
  • tamamen yanlış bir tavır. karışmamalısınız.
    her erkeğin yanındaki kadının kıyafetiyle ilgili kaldırabileceği belirli bir sınırı vardır.
    kiminin sınırı pantolondur, kiminin sınırı dizin altında etektir, kiminin sınırı mini etektir, kiminin de sınır yoktur.
    örneğin ben bu tarz şeyleri pek takmayan bir adam olarak sınırım göte kadar şort ve tayttır. bu ikisini giyen kadınla birlikte olmam.

    işte işin sırrı da burada. ben yanımdaki kadına bunu giydirmem demiyorum, giyen kadınla birlikte olmam diyorum. yani düzenli olarak tayt giyen bir kadın benim için ilişkiye başlanacak kadın değildir. diğer kadınları tercih ederim.
    eğer bu kadınla bunu bilerek ve görerek ilişkiye başlarsam ve tayt giymesini engellemeye çalışırsam bu yaşam tarzına müdahale olur.
    bunun tersi durumda, kendime uygun tarzda bir kadınla ilişkiye başlarsam ve ilişkiden sonra benim sınırlarımı zorlayacak şekilde değişirse ilk aşamada bundan rahatsız olduğumu gösterir, ikinci aşamada siktir ederim. yani yine hayat tarzına karışmam.
    ne kendi yaşamıma müdahele ettiririm, ne de başkasına müdahale ederim. biz yıllardır neyin mücadelesini veriyoruz?

    unutmayın, kadının mini etek giymesi aldatılmanıza sebep olmaz, ama feminen bir tavırla kıskançlık göstererek bunu engellemeye çalışmanız değer düşürür ve muhtemelen terk edilmeniz ve aldatılmanızla sonuçlanır. kıskanmak tamamen kadınlara ait bir tavırdır. erkeklikte yeri yoktur.
    siz erkek olarak sınırınızı çizersiniz, ve o sınır içinde kalacak olanı tercih edersiniz. sınırın dışına çıkmak isteyeni de engellemek yerine siktir edersiniz.

    zaten bu şekilde sağlam bir karakter ortaya koyarsanız yanınızdaki kadın kendini size göre kalibre edecek ve hatta giydiği şeylerin uygun olup olmadığını hiç karışmamanıza rağmen size soracaktır. kadınlar sözlerle değil hareketlerle yönetilir.
  • hiç karşılaşmadığım erkek. bu biraz birlikte olduğunuz veya secilen kişiyle alalı seçim ve tavırla da alakalı olduğu gibi mensubu olduğu cevre,kültür ve diğer etkenlere de bağlı, karışma şiddeti de bunlara göre değişiyor.
    ama savunduğum birsey var ki, bir kadın bir erkekle beraber ise giyiminde bir tık daha dikkatli olmalı, dayatmalarına değil ama tavsiyerine uymalı.
    burada ana kısım erkeğin dayatma öküzlüğü yapmaması. mantıklı ve uygun bir gerekçe varken seven ve ilgili bir kadın erkeğin bu isteğine hayır demez.
  • duruma göre değerlendirilebilir. kız arkadaşımın giymine karışma hakkını kendimde bulmam, ama bağcılarda da şortla gezdirmem.