şükela:  tümü | bugün
  • yanlışlıkla sevgiliye giderlerse, hiç hoş olmaz bence.
  • daha önce gönderdiğin hiçbir mektuba, mesaja, maile cevap vermediği için göndermeye gerek görmediğin mektuplardır. kimseye söylemediğin, söyleyemeyeceğin, kendisinin de hiç kimseden duyamayacağı sözler içerir. sadece rahatlamak amacıyla yazılır.
  • sevgili,

    sana şu an bir kamu binasının en alt katından yazıyorum. senin dünyanın hangi köşesinde oluyor olmandan bağımsız bu zemin katta her dakika seni özlemekle geçiyor. masamda değişik renklerde kalemler, okunacak raporlar ve bir adet makale duruyor. üstünü çize çize okuyorum ama altını seninle çiziyorum. yanımda birkaç tane not defteri taşıyorum, oysa sen her birinde kaç harf olduğunu hiç merak etmiyorsun. seninle tanıştığımdan beri kaç defter bitti biliyor musun? şimdi sayılarla canını sıkmayım, çünkü sayılar benim de canımı sıkıyor. seni tanıdığımdan beri kaç kez öpebildiğim mesela canımı sıkıyor.

    sevgili, yıllar geçiyor. beraber aldığımız terliği eskimesin diye giymiyorum. bir gün yine beraber olduğumuzda bir kumsalda giyme hayaliyle yanıp tutuşuyorum. başka şeyler de var tabi, mesela nar kokulu duş jeli. o da sakladıklarımdan. bazen kokluyorum sadece ve sana yıkanmak için...

    ve sana yıkanmak için...
    ve sana yıkanmak için..

    şimdi unuttum her şeyi, şimdi unutulsun her şey. her şeyi unutup gel sevgili.
  • bunlardan bir adet de ben yazmistim. ama vermedim hic. sonra da yirtip attim. cunku bisey degismeyecekti sozluk. daha fazla uzulecektim sadece. insan yazarken hissetmiyor tabii ki bunlari. herseyi cok olumlu dusunuyor. ama sonra sevgilinin yuzune bakinca anliyor insan artik o kisinin bildigin/sevdigin sevgili olmadigini. o mektubu verseydim kalbim biraz daha kirilirdi sadece. baska da bisey degismezdi. buna o kadar emindim ki o mektubu yirtip attim nihayetinde. bazen akisina birakmak gerekiyor herseyi. insan cirpindikca daha fazla battigini hissediyor. nihayetinde hayat devam ediyor. ne demisler: “sometimes things have to fall apart to make room for better things.”
  • sevgili,

    ikimiz de elimize yuzumuze bulastırdık.
    sen beni severken ben sımarmıs hayallerime kosarken hayalimi gecmistim.
    sonra ben seni severken sen sımarmıs hayalellerine ulasmısken hayalini gecip bana ileriden el sallar olmustun.

    birbirimize gec kalmadık. en basından beri beraberiz.
    omrumun yarısından cogunu senle gecirdim.
    bu ciddi bi sure.
    ama birbirimize hissiyat olarak nedense paralel ilerleyemedik.
    ben seni cok sevdigimde sen az sevdin. sen beni cok sevdiginde ben az sevdim.
    sanırım bizim sorunumuz sevmeyi fazla abartmamız. oyle cok seviyoruz ki ikimiz de biri sevince digerine sevecek yer kalmıyor.
    bir gunu ayrı gecirsek "seni cook ozledim, dayanamıyorum" diye birbirine kosan bir cifttik.
    normal insanlar boyle yasamıyor iliskilerini.

    ofke duyabilecegim, gurur yapabilecegim cok sey var sana dair.
    ama ben seni o kadar cok seviyorum ki ve kalbindeki guzellige o kadar cok inanıyorum ki kendime saygımı yitimeden elinden yeniden tutabilecegim kanısındayım.

    beni özlersen cokca sure buradayım.
    baskaları gibi kacıyorum elini cabuk tut demem sana.
    buradayım. bana donup sevincle "hayatımın nesesisin" eskisi gibi, dersen ben benle yaslanmak istedigini anlarım. ve gecmisin kotu kısımlarından bi daha hic konusmayız.

    hayatının en cok doneminde en cok sevdigin sevgilin, tuzbuzz
  • sevgilim,

    ilk defa sevgilim diyorum sana. ne demeliyim onu bile bilmiyorum. neyimsin sen? neyimsin de canım bu kadar acıyor be adam... neyimsin ki de seni böyle özlüyorum... neyimsin ki de seni böyle seviyorum... sanki hayal gibi... aslında hiç olmamış ama hepsini ben kuruyormuşum gibi. hani başladı ya öyle aniden. anlayamadım ben. ne zaman böyle içime sindin, hangi ara böyle canım oldun. neden seni böyle düşünür oldum... halbuki yaşıyordum ben öyle küçücük dünyamda, tek başıma... neden be adam... neden alıştırdın... neden sensiz yapamaz oldum. neden her an seni düşünür oldum... onca derdim varken... nereden çıktın karşıma. nerelerdeyin onca zaman... ne kadar güzelsin... ne kadar güzel seviyorsun. neden neden be güzel adam. neden böylesine çok istedin beni. neden karşı koyamadın, neden karşı koyamadım. neden gülüşün bu kadar canımı acıtıyor. sen neden bu kadar yalnızsın, neden sevgilim... özlüyorum... çok özlüyorum... öyle özlüyorum ki sanki ruhum çıkmaya çalışıyor içimden. bir gün bitince.... bitecek ya eninde sonunda... ne yapacağım onu bile bilmiyorum. kendime söz verdim. söylemeyeceğim. sana asla söylemeyeceğim. seni seviyorum demeyeceğim. korkuyorum sevgilim. çok korkuyorum. sana aşık olmaktan çok korkuyorum. belki de oldum, ondan böyle korkuyorum. yanlış mı evet. zamansız mı, hem de nasıl... sen nasılsın en ufak fikrim yok sevgilim. neyim ki senin için. oyun arkadaşı mı, ne kadar önemliyim, değerliyim. bir gün gitsem üzülecek misin, üzüldüğünü kendine itiraf edebilecek misin... hiçbir şey bilmiyorum. bildiğim tek şey... bir şey var... ve sen olmayınca eksik gibi. neden korkuyorsun sevgilim... elimi tutmaktan, sarılmaktan neden korkuyorsun... korktuğun kendin mi yoksa ben miyim. neden bu kadar kapalısın... neden... ben seni üzmem ki... hiç üzmem... zarar vermem ki sana bilerek... asla... neden bırakmıyorsun sevgilim. neden... neden seni sevmeme izin vermiyorsun, neden... bir gün öylece gideceğim. oyun bitecek ve ben gideceğim. sonra pişman olmayacak mısın, neden daha sıkı sarılmadım diye, neden kendimi bırakmadım diye. yoksa seninki mi doğrusu... ben çözemiyorum sevgilim. tek bildiğim seni çok seviyorum. seni seviyorum... seni canımı acıtacak kadar çok seviyorum.
  • 1. seni her sabah pismis kelle gibi sana sırıttıgımda gulen gozlerle beni karsılayıp yanagıma opucuk kondurdugun icin seviyorum.
    her sabah beraber uyanmanın en keyif verdigi insansın.
    2-seni her aksam uyurken ya elimi tuttugun ya da bana sarıldıgın icin seviyorum. kollarının arasının huzrunu hicbir seye degismem.
    3-seni ne zaman telefonla konussak hep yapıcı ve mutlu edimli seyler soyledigin icin seviyorum. telefonu "hayatım beni arıyor, yasasın" diye her gun actıgın icin seviyorum.
    4-seni ornegine az rastlanır melek kalbin icin seviyorum. ve benim melekligimi en fazla goren ve takdir eden adam oldugun icin seviyorum. iyicilligin gozlerimi yasartıyor.
    5-seni sana gozu kapalı guvendigim icin seviyorum. bu dunyada en fazla guvendigim insan sensin.
    6-seni tum galakside en fazla sevdigim adam oldugun icin seviyorum. her badirede, her sıkıntıda yanımda sen vardın. anlıyordun, destekliyordun.
    7-seni beni sevisin icin seviyorum. hep dersin ya hayatımın nesesisin. seni gulumsetmeyi cok seviyorum. bunun icin bana enerji veriyorsun. ben gunessem enerjimi senden alıyorum akıllım.
    8-seni benim adaletime, durustlugume inandıgın icin seviyorum. kimsenin corbasından bir kasık calmamamı en fazla takdir eden insan oldugun icin seviyorum.
    9-seni anlattıgın abuk sabuk kara delik hikayelerin, galaksiler, uzay, ilim bilim hikayelerin icin seviyorum. hosuma gidiyorlar.
    10-seni yaptıgın enfes yemekler icin seviyorum. elin lezzetli senin.
    11-seni yanmıs yemegimi bile eline saglık deyip yiyen inceligin icin seviyorum.
    12-seni asla kırıcı soz soylemeyen, hep yucelten, hep motive eden, bana cok inanan guzel gozlerin icin seviyorum.
    13- seni bana omrumun sonuna kadar baskası dokunamaz hissiyatındaki olmuslugu bana hissettirdigin icin seviyorum. seninle sevismekten asla sıkılmıcam.
    14-seni benle yaslanma hayalleri kurdugun icin seviyorum. benle burus burus olma dusunu bu kadar cok sevdigin icin seviyorum.
    15- seni uysallıgın icin seviyorum. ikimiz de cok uslu cocuklarmısız kucukken. buyuyunce de degismedik. bu efendiligin, bu dinligin. cok seviyorum. uysal gri atlı prensim benim.
    16-seni en siddetli kavgalarımızda bile asla sesini yuklesltmedigin ve hep saygıyı korudugun icin seviyorum. bu oyle kıymetli ki benim icin.
    17- seni acayip zarif bir beyfendi oldugun icin seviyorum. kaba hicbir sey yok sanki sende.
    18-seni zehir gibi zekan icin seviyorum. cocuklarımız cok zeki olacak.
    19- seni bakınca gururla "bu guzel adam benim mi" dedirten karizmatik durusun icin seviyorum. cok seviyorum yahu ben fizigini. bana dunyadaki en yakısıklı adamsın. karakterini bildigim icin o kadar guzel gorunuryorsun ki bana anlatamam.
    20- seni iyi huyun, yumusakbaslılıgın, yapıcılıgın, hep yaydıgın huzurlu enerji icin seviyorum.
    21-seni modern kafan icin seviyorum. hep ileriye tasıyorsun beni. cok mantıklısın. etegime karısmazsın, erkek arkadasımı kıskanmazsın. kadınların erkeklere her acıdan denk olduguna inanırsın. beni guclendiriyorsun.
    22- seni bana guvendigin icin seviyorum.
    23-seni en iyi arkadasım oldugun icin seviyorum.
    24-seni iceriki odada kendi kendine penguen okurken salondan gelen ve icimi ısıtan kahkahaların icin seviyorum.
    25- seni beni guldurebildigin icin seviyorum.
    26-sen tatile cıkmaktan en keyif aldıgım insansın. seninle bas basa tatillerimize tapıyorum. hadi cicek yapraklarından tac yap bana yol ustundeki yesillikte. ve ben seni opeyim de opeyim.
    27-seni ilgili ve cok sevgi dolu bir baba olacagın icin seviyorum.
    28-muzur yonlerime eslik edebildigin icin seviyorum seni.
    29- seni milimetrik ruh hali degisikliklerimi bile hissedebildigin icin seviyorum. aramızda cok ozel bir bag var bizim.
    30-seni bana butun kısa ulasım yollarını bildigin icin seviyorum. sinirlendigimde sakinlestirmen, uzuldugumde sevindirmen cok kısa suruyor.
    31- seni beni a dan z ye cok iyi tanıyıp ısrarla artımla eksimle cok sevdigin icin cok seviyorum.

    32-baska kadınlara alıcı gozuyle bakmandan tiksiniyorum ve bu kendimi cok degersiz hissettiriyor.
  • sene döndü ve 2014 oldu. yılbaşında yapacaklarını düşündüm, yılbaşı kutlama mesajı atayım dedim de sonra vazgeçtim, cevap vermez dedim. sürekli rahatsız eden eski sevgili gibi olurum diye korktum. bunu da düşündükten sonra artık atmak da istemiyor canım.

    bu gün 53 gün oldu sensizlik günlerim. seni hala seviyorum, en ufak bir nefret kırıntısı yok. son mesajlarım nefret dolu olsa da. hatta eskisinden bile çok belki. seninle birlikte olmamak, artık benimle olmak istememen sevgimi etkilemiyor. hala uyandığımda ilk düşündüğüm şey, uyumadan son düşündüğüm şey de sensin. her gece rüyamdasın her gece bir rüyam sensiz olsun diye dua ediyorum artık.

    her gün öğreniyorum bunun üstesinden gelmeyi; özlemek, çok özlemek, delicesine özlemek ama kavuşamamak. her gün biraz daha alışıyorum, her gün beklentilerim azalıyor gibi ya da rahatlamak için kendimi teselli ediyorum. umutlarımı teker teker gönlümde asıp idam ediyorum azaldılar zaten. umutsuz olan bir gönlü de sen düşün acıyıp acıyıp duruyor.

    artık sürekli adını aratıp engelimi kaldırıp kaldırmadığını kontrol etmiyorum en azından. ya da insanların içinde çıldırmıyorum. ama biliyorum insanlar farkındalar hala kocaman bir yaranın kabuk bağlamadığının. bir dakika sessiz dursam endişeleniyorlar. sağolsunlar beni de yalnız bırakmıyorlar, evlerine çağırıyorlar çay kahve sigara içiyoruz birlikte. yemek yapıyorlar örneğin. geçen gün rosca de reyes adlı bir kutlamaları var, içinde küçük bir kral kuklası bulunan yuvarlak bir kek getiriyorlar ve yanında koca bir bıçak. her bir davetli kendi dilimini küçük olmak şartıyla kesip yermiş, içindeki kral kime denk gelirse denk gelene hediye olarak kalırmış. birimiz fransız, biri meksikalı biri venezuelalı ve biri litvanyalı arkadaştık. işte ne hikmetse pastadaki kral bana denk geldi sonrasında meksikalı arkadaş fotoğraflarımı çekti kralımla. işte böyle günden güne elin yabancısı da can dostlarım olmaya başladı.

    çok rahat görünüyorsun, biliyorum, facebooktan arada kontrol edip bakıyorum, o şeker oynunu oynuyorsun sürekli. ama usulca bakıyorum profiline, sanki bir odaya izinsiz giriyorum gibi, biliyorum özel hayatın, utanıyorum sürekli bu ihlali yaptığım için ama sonra hemen çıkıyorum profilinden, en azından varlığını hissettiriyor bana.

    bitirmeden söyleyeyim, senden hoşlanan birileri varsa ona şans tanı bence. ben mutlu edemedim seni, çok uğraştım çok, didindim şu zorlu dönemde arada kızlara meyil de verdim belki açtığın derin yaralara kısmen de olsa iyi gelirler, belki o kocaman boşluğu birazcık da olsa doldururlar diye ama kalbim hep sende idi. yapamadım. tüm samimiyetimle söylüyorum seviyorum seni, bu hal iyice hastalık halini almaya başladı. belki yeni kişi de böyle sever ve benden daha çok mutlu eder seni. duyguları çok derinden yaşadığım için senin sevgini de çok derin yaşadım, sanırım bunu atlatmak kolay olmayacak. çabucak düştüm ancak her zaman kalkmak düşmekten zordur, sürecin normalleşmesi uzun zamanlar alacak. o yüzden şu sıralar benden iyi olmamı bekleme çünkü olamıyorum, uzunca bir süre de olacağımı sanmıyorum. belleğimde açılan derin yaralar sızlıyor, ilaçlar sağ olsun, istahım falan iyi olmaya başladı, yutma güçlüğü kısmen de olsa düzeldi, fizyolojik olarak iyi olmaya başlasam da ruhen düzelemiyorum. ayrıca benim için anlayışsız deme ben hep anladım seni...
    bir sonraki mektupta görüşmek üzere...