şükela:  tümü | bugün
  • kendine bisiyler almaktan daha zevkli olabilir eger ki sevgili sizin icin hayattaki en onemli insansa ve kendinizden bile once geliyosa. bu nedenledir ki, sevgilinin hediyeyi aldiktan sonra verdigi tepki, o gulumseme, tesekkur, sarilis vs. dunyalara bedeldir*.
  • en guzeli sevgiliye kazak ormek, yogurt kabında fasulye yetistirmek ya da 62'den tavsan yapmaktir. ne piyasada belirlenmis bir degeri vardir bu tip hediyenin, ne de bir benzeri.
  • bir de eski sevgiliye hediye almak vardır.bu genelde bir karşılık niteligi taşır.
  • sevgiliyi dinleyip(gerçekten dinlemek),nelerden hoşlandığına dikkat edilirse hiç de zor olmayan eylemdir,tabi başlarda elbette nispeten zor gelebilir. bunun da ötesinde,sevgiliye hediye almak yerine yapmak daha da datlıdır.
  • bazen kendinizi bayan reyonlarında ortamdaki tek sap olarak mal mal dolaşırken bulabileceğiniz bir süreç ki, tam bir sinir harbi. ulan bulsam da bişey gitsem dedirten durum.
  • bir kişinin sevgilisine, sevgililer gününde ya da özel günlerde ya da onun beklemediği bir anda, hoşlandığı, ilgisini çekecek, sıradan olmayan, ilginç bir hediye almasıdır. ayrıca sevgiliye-hediye.com’dan keyifle yapılabilecek olan eylemdir.
  • çok doğru bir eylem evvela.. yani gidin alın; satın alın.. "aman orjinal olsun, ben emek vereyim de yapayım" bilmem ne demek çok sakat.. çok da gereksiz.. tasarımcılar var, orjinal fikrinizi (ki orjinallik pek bi muallak?) hatır gönül ya da maddi karşılıkla uygulayacak bir sürü insan var; dünyanın en mühim insanısınız, özelsiniz, o da özel, gün de özel, hediyeniz de özel olsun bok püsür ya, bari gidin işin ehli birilerine uygulatın düşüncenizi..
    -nasıl ya? hani sen romantiktin at siki? hiç kendi emeğinle başkasınınki bir olur mu? sevgili için bıdı bıdı bıdı bıdı...
    valla öyle.. olur! daha güzel olur.. sus be.

    yani hediye olarak gidip onun çok istediği bişeyi alın bence.. ne bileyim, play satation alın, uzaktan kumandalı araba alın misal, hem tekrar aşık oluyorlar size, cinsleri böyle, hem de birlikte oynarsınız, yarışırsınız olum?
    neysem.. nereden çıktı bu be? olmayan sevgili ile araba yarışı fentezisi :)

    şimdi mad world çalıyor, ondan.. çok da tatlı bir parçaydı eskiden bence..
    ama bir zamanlar, tüm zamanlarım gibi katısıksız bir romantik gerizekalı olduğumdan, sevgilim için söylemişliğim var bu şarkıyı.. tatlı değil, komik biraz ondan artık, bence.. eheh.. yani konuya doğrudan girersek, sözlerini azıcık modifiye edince orjinal bir doğum günü hediyesi olur bu şarkıdan, itiraf et sen de (hağ-yığğğr).. ben de sevgilisi bu şarkıyı çok seven, ona şarkı söylemek isteyen, hani azıcık koro geçmişi olan, ve asıl saçma sapanlığına bulaşabilecek arkadaşları olan birisi olarak işte, gaza geldim.. aslında elimden geleni de yaptım, böyle güzel güzel söylemeye de çalıştım bunu sevgilim için.. ama.. biraz şey oldu.. ahaha, rezil karı :)
    kötü komik.

    ne ise... gençlerin duygusallaşmasını destekleyen müzik yapabilir eş dosta açmıştım düşüncemi en evveli tabii.. "onun için sevdiği bir şarkı söylemek istiyorum" diye.. sen kim şarkı söylemek kim be, nereden çıkardıysam, her gördüğünü istemek bu olsa gerek, kesin bir filmde görmüşümdür :) ama dedim ya duygusallaşmayı, romantizmi destekleyen eş dost diye; çok tatlı buldular bu fikri, gariplerim.. bedelini çok ağır ödediler..

    aslında baştan sona çok eğlenceliydi bence herşey, epeğlenceli hatta.. hani böyle önceleri o hediyesini aldığında halini düşünmek dünyanın en gülümsetici şeyi gibi gelmişti bana.. böyle düşündükçe bile o anı, gülümsüyordum, heyecanlanıyordum.. ama asıl, o gün için didinmek, o kadar yetenekli adamın arasında bulunmak, onların arkadaşımız olması, yardım etmeleri ve tabii esas kız olaraktan şarkı söyemek çok daha güzel ve eğlenceliydi itiraf etmem gerekirse.. hediyem biraz banaydı da yani.. seni romantik maskeli ego canavarı..
    ama o güne kadar o kadar çok saat hiç başka şey için uğraşmamışım gibi gelmişti bana (gelir arada), gerçekten güzel olacaktı, onu hem ne çok seviyordum görecekti, sanıyordum..

    ancak, olmayınca olmuyormuş arkadaşım.. önce güzel, sonra bari birden çok dinlenebilir bişeyler çıksın diye çok da uğraştık hepimiz, ama.. ımm.. sonuç biraz götüme benzedi.. yani yapılabileceğin en iyisiydi sahiden ama, ahaha malzeme belli yazık ki :)

    neyse ki o gece biz çalıp söylerken, ya da ben söyleyemezken ne çok güldüysek ve dellendiysek, sevgili de dinlerken o kadar gülmüştü, bayılmıştı.. aslında ben başka türlü hislensin istemiştim en başında ama ehehe, napalım.. rezil olduk ettik ama sonuç müspet.. bal dudak :)

    sonra ayrıldık işte, bir süre sonra, ilişki seyrinin normali (-öl).. ne kaldı geriye? bu şarkının kayıtları (tüm ilahi merciiler noluuur, nolur, kaybolmuş olsun, facebookta gezmesin, rezil olurum, bari ben olduğumu yazmasınlar?).. ve şimdiki sırıtışım tabii..
    "hıyyaaa hıyyaaaaaaaa ciyyyak" diye miyavlayan bir ses (benim).. sonra "abi iki dakika ciddi durun" diye bağıran biri; üstüne toplu gülüşmelerimiz; "ben söylesem daha romantik olur belki" diye benim sesimi taklit ederek miyavlayan bezgin bir arkadaşın şarkıyı mırıldanışı; vızıldamam, mızıklamam, zıplamam "yağ yağğ aşkolsun ama ya" diye... ve planlarımıza göre romantik olması gereken ama tam da at sikinde kelebek tatlı "doğum günün kutlu olsun sevgilim" sesim (seni hain ibrahim sadri sempatizanı).. öf çok rezil bu sonuncu..

    romantik de başlamıştık ama ahaha.. (:

    -ooğ bebeğim, haksızlık ediyorsaağnn.. bu benim aldığım en güzel ve "değişik" hediye..
    yürü git zevksiz..

    işte canım benim, benim bu olaydan aldığım hayat dersi: sevgiliye illa melodik hediyeler vereceksek gidip adam gibi sevdiği müzikleri yapan amcaların az bulunan albümlerini almak gerektiğidir.. bir de toplum içinde şarkı söylememem gerektiği.. evet..
    trel le lel laaa..
  • sevgilinin umurunda olmaması durumunda sonucu belli olan eylem: (bkz: elinde patlamak)

    kırık bir kalp ile ne yapacağınız ise size kalmış...