şükela:  tümü | bugün
  • ona sevginizi ifade edecek kelime bulamamaya başladığınızda içinde bulunduğunuz durumdur.
  • insanin aslinda her zaman anlamini bildigini dusundugu, ama aslinda gercek anlamini belirli bir sure sonra anlayabildigi cumle... en basta "ben sevgilimi cok seviyorum beraber top oynadik bugun." seklindedir bu cumle. cocukca bir saflikla ilk defa karsi cinse duyulan hislerdir. sonra bu cumle "ben sevgilimi cok seviyorum, yarin yine sinemaya goturucem, baska bir yiyisme sansi bulmus olurum." sekline donusur ki bu da kisinin hormonlarinin kontrolune girdigi doneme* rastlamaktadir. sonra "ben sevgilimi cok seviyorum, okulun en guzel kizi o, hede'nin kiz arkadasina bin basar'a" donusur ki burada da cevredeki insanlara kendini kanitlama duygusunun yer aldigi donemlere rastlar cumlemizin kurulusu.
    ama en sonunda gercek anlamina kavusur. gercek anlamina kavustugunu ise cumle kuramadigimiz zaman anlayabiliriz ancak. "ben sevgilimi cok seviyorum, cunku... er... cunku... hmmm.... cunku o, oyle dogmus"

    yıllar sonra gelen edit: hepsinin amk.

    yillar yillar sonra gelen edit: mgtowspor
  • ters tepebilir..
    bir arkadaş anlattıydı da...
    (bkz: ilişkide bir tarafın daha çok sevmesi sorunsalı)
  • tehlikeli olabilecek bir durumdur. sevgiliyi bir tanrı ya da tanrıça olarak görmeye kadar varmışsa durum, günün birinde bu taptığınız insan size azapların en büyüğünü yaşatacaktır. bundan sonra lanet de etseniz, kendinizi de assanız boşunadır artık. eşeklik diz boyudur. **
  • hiç kimseyle paylaşamadığın bir dünya engele, dürtüye ve hatta dürtüğe rağmen bir şekilde sevgiliyi çok sevmeyi sürdürmek. kişiliğinde çok doğru olmayan kısmı olabildiğince sık traşlamak, onun sürekli yeniden büyümesi ve tekrardan traşlamak... her adımda önce sevgiliyi düşünmek, sevgini fazla gösteremesen de, bir an yüz çevirse peşinden it gibi koşacağını çok iyi bilmek. bu kadar çok sevmek iyi midir bilmem.
  • az sevilmenize neden olur.
  • eğer sevgili bunu kaldırabilecek olgunluğa sahip değilse, ilişkiyi bitiren sebep bile olabilir. o derece tehlikeli bir şeydir sevgiliyi çok sevmek. sevgili kaldıramamaya başladığı zaman, sevgi altında ezildiğini hissediyor ve bu ezikliği gidermek için daha çok sevmeye zorluyor kendini. bu zorlama sevmekten ziyade soğumaya yol açıyor. her "daha çok sevmeliyim" dediğinde kendine, başka bir kusurunu buluyor beyin, "lan bunun neresini seveceksin" demeye zorluyor.

    şöyle düşünmek lazım. 16amper güvenlik sigortası şofben, fırın ve ütüyü aynı anda kaldırabilir belki ama klimayı açmaya yeltendiğiniz anda atacaktır o sigorta. fazla yüklenmiş olacaksınız 16amperlik sigortaya. 18-20 ampere zorlayacaksınız, kaldırmayacak ve tamamen sizin güvenliğiniz için atacak. tamamen sizin ve hayatınızın güvenliği için.
  • ona olan aşkından bazen saçma sapan kalbinin ağrıdığını bile hissedersin kendince. burda sorun olan çok sevdiğin için hep onun seni daha az sevdiğini düşünürsün ve insanı asıl tüketen hadise budur.
  • bir zararı olmaması temenni edilen duygu durumu.
    yadırganabilir, anlaşılmayabilir de ama sevgilinin tam canınızın içinde, ortasında olmasıdır çok sevmek ve ayrıca içinde bulunduğum durum...
  • çok normal çağrışımı olan bir olgudur. ama çooook sevdiğinizi hissettirdiğinizde en çabuk vazgeçeceği kişi olmanız olasıdır. asıl uğraşmalı karşınızdaki, cepte hissetmemeli hiçbir zaman. kaybetme korkusu ile değerli bir şeyi koruma idraki içinde olmalı. sevgiliniz sizin hayatınızdan önemli olmamalı. hayatınızın tek yegane şeyi, hayatınızın anlamı asla olmamalı. ama hayatınızdaki en kıymetliniz olabilmeli. bu sıraladığım şeyler bir strateji hiç olmamalı. kendiliğinden değişen dönüşen hayatla siz ve sevdiceğiniz akışta kalmalı. sevginizi de hayatınızdaki diğer şeyler gibi güzelce yetiştirmelisiniz. (bkz: fidanlar ağaca, ağaçlar ormana dönmeli yurdumda) siz varsanız aşkınız vardır. o gittiğinde (ki herkesin gitme ihtimali vardır, değişen şartlar bunu gerekli kılabilir, olasılıklar evrenindeyiz, unutulmamalı) kendiniz de onunla giderse, geriye sizden bir şey kalmazsa boş çuvala dönerseniz bu çökmüşlük ölümün başka çeşididir. ilk başlardaki tanışma heyecanı, sabahları uyandığınızda aklınıza gelen sevdiceğinizi zaman içinde o kadar iyi tanıdığınızı düşünürsünüz ki artık o kadar sevgisini ayrımsayamayabilirsiniz. o tanımışlık, bitirmişlik(!) duygusu sevginizin katili olmadan her gün değişen, dönüşen sevdiceğinizi her gün yeniden tanıyabilmek, değişimini gözlemleyebilmek ve tekrardan heyecanla sevebilmeye yönelik yaşayabilirseniz hem çok sever hem de bunu normalleştirip varmış gibi görünen yokluk'lara havale etmemiş olursunuz.seviniz, belli de ediniz ama sen yoksan ben yok'um tarzı klişelere girmeyin. hayatın sıradanlığına, sürprizlerine, olasılıklarına sırtınızı dönmeden an'da kalın, tadını çıkarın!