şükela:  tümü | bugün
  • (ara: kıskanmak*)
  • sevgili şu vakte kadar kıskanılacak bir duruma neden olmamıştır, siz de kıskanç biri olmadığınızı sanıyorsunuzdur ancak sevgili bir gün sizin hep yaptığınız bir şeyi yapmaya kalkışır ve neye uğradığınızı şaşırırsınız; ortada ciddi bir sorun yokken en ufak bir ihtimal yüzünden bile eliniz ayağınıza dolaşır, kanınız çekilir, düşündüklerinizin saçma olduğunu bile bile kendinizi bu histen alamaz(mış)sınız*
  • askin boyutuna gore degisen bir durumdur. cok basit bir ornek olarak hic tanimadiginiz biri ile konusurken gormek ve kiskanmaktan tutun yasadigi alandaki herhangi bir esyanin ne gibi bir anlam ifade ettigine kafayi takmaya kadar gidebilir. tabii bunlar dogal ve basit kiskanma durumlardir. aski hissedebilmek icin olmasi gereken durumlardir. sizin tanimadiginiz iliskisini bilmediginiz bir arkadasinin olumune aylarca uzulmesi ve bundan bahsetmesini kiskanmak, o insanla acaba iliskisi mi olmustu, acaba ondan hoslanmis miydi diye dusunmekse ileri bir boyuttur. hatta bunu acik acik sevgili kisiye sormak son noktadir. sormak durumuna gelmek son noktadan sonraki iki noktadir. sevgiliyi kiskanmak bu noktaya gelmisse tabii ki uc nokta ile sonucklanmayi haketmistir.
  • aşkın doğal sonucudur sevgiliyi kıskanmak. yalnız ilişkide kıskançlığın boyutlarını fazla büyütmemek veya sınırı fazla aşmamak lazımdır, yoksa çift arasında uzlaşmaya varılamayacak bir konuda tartışma başlar, herkes kendince haklı olacağından ortak nokta bulunamaz ve genelde kıskançlık yüzünden çıkan kavgaların sonucu çiftin ayrılması olur.
  • olmazsa olmazdir sevgiliyi kıskanmak. yalandir genis olmak, yok efendim medeni olmak , modern olmak, komplekssiz kendine guvenli olmak,bilmem ne olmak, asiksan eger kiskanirsin, gator gibi girer sisteminin icine kıskanclik, sarar sarmalar, basitce surukleyemezsin recycle bin'e, hicbisey kar etmez, kalir icinde biyerlerde, zamanli zamansiz kafasini uzatir , kafana vurur... kıskanmayinca godos olunmuyo tabiki de ama kiymeti bilinmelidir sevgiliyi kıskanmanin, hangi tarafta olunursa olunsun.
  • sonu yoktur hele zamanında bu durumu yasayan insanlarla dalga gecilmisse kimseyle paylasilamaz ,,aman tanrım basıma neler geliyor denir,paronayakca haller sergilenir sonra da insanın beynini yemesi *, beklenen durumdur
  • açıkçası başlarda sevgilimle aramızda $öyle bir diyalog geçmişti;
    sevgili: sen kıskanç mısın?
    su nanesi: yoo,neden kıskanayım ki seni?!
    - ne bileyim ben hoşlanırım da sevgilimin beni kıskanmasından ehe ehü
    - nassı yani, kendine güvensiz,sana hayatı zindan eden biri olsam hoşuna mı gidecek?! - dumur -
    - iyi tamam ya neyse kıskanma..

    amma velakin gidişatla beraber bir gözlemimi paylaşmalıyım ki;
    türk erkekleri - daha yabancıları gözlemleyemedim araştırmacı yazarlık buraya kadar - sevgililerini kıskanırken iki konuda endişeli;

    1- ya sevgilim konuştuğu ettiği bu "mal"dan etkilenirse!?
    bu durumda #12724265 ve de #7651106 yazılarına göz atmakta fayda var.

    2- ya bu konuştuğu "mal" sevgilimi - benim namusumu - "götürülesi yensel motor" zannederse?!
    bu şık ilkinden daha korkutucu! her koyun kendi bacağından asılır, herkes kendi namusundan sorumludur ve günümüzde bebek görünce bile tahrik olan bir zihniyet varken sevgiliyi kısıtlamak çözüm değil, o "mal"lar ne düşünürse düşünsün elde edemeyecekleri bir şeyi hayal ediyorlar rahatlığına erişmek lazım akıl fikir ilişki sağlığı için.yoksa yani özellikle yay burcu,feminist,özgürlüğüne düşkün hatunlar adına konuşursam ilk başta karşınızdakinin sizden hoşlanma sebebi olan (!) "kendi başına buyruk, her türlü geyiği yapabilme, sempatiklik vs." ilişki başladıktan sonra "sen neden herkese yazıyorsun?!" sorusuna dönüşüyor..

    yine de en baştaki diyaloga dönersek kazın ayağının öyle olmadığını anlamış bulunuyorum, hiç kıskanmayan sevgili sizi,kıskandırmak için yalanlar söylemeye, "hayali yolda laf atanlar" yaratmaya kadar itebilir! seven "tatlı tatlı" kıskanır diyor ve nazım hikmet'imizin bir şiirini tüm kıskaç değil kıskanç sevgililere yolluyorum :

    "çekilmez bir adam oldum yine :
    uykusuz, aksi, nâlet.
    bir bakıyorsun ki
    ana avrat söver gibi, azgın bir hayvanı döver gibi
    bugün çalışıyorum,
    sonra bir de bakıyorsun ki
    ağzımda sönük bir cıgara gibi tembel bir türkü
    sabahtan akşama kadar sırtüstü yatıyorum ertesi gün.
    ve beni çileden çıkartıyor büsbütün
    kendime karşı duyduğum nefret
    ve merhamet...

    çekilmez bir adam oldum yine :
    uykusuz, aksi, nâlet.
    yine her seferki gibi haksızım.
    sebep yok,
    olması da imkânsız.
    bu yaptığım iş ayıp
    rezalet.
    fakat elimde değil
    seni kıskanıyorum
    beni affet..."
  • paranoya ile başlayan kuşkular zamanla kaybetme korkusuna dönüşerek patolojik seviyeye daha doğrusu marazi aşka ulaşır.
    özgüven eksikliğinden kaynaklanan psikolojik bir rahatsızlıktır. bu durumda sağlıklı bir ilişki mümkün olmamakla birlikte kaçmak en güzel çözümdür.
    uzun soluklu aşklarda ana kural güvendir.

    mesela beni örnek alalım;

    "şu an sevgilim ofiste.. kafam rahat çünkü ona güveniyorum. çok yakışıklı(!) patronu olması hiç mi hiç umrumda değil, zaten yakışıklıda değil... olsa da umrumda değil... sadece karşı masasında oturan muhasebeci lavuğa kılım ama umrumda değil... çaycının ırz düşmanı olmasını bile takmıyorum. evet takmıyorum.. ama dövecem iti... kıskandığımdan falan değil, işini iyi yapmıyor.. şekerler küçücük...

    demek istediğim güven her şeyin başı. biricik sevgilim şu an işinde gücünde ve ben ona güveniyorum...
    hatta dayanamıyorum arıyorum...
    evet çalıyor... birazdan açar... belki yemeğe çıkmıştır... belki de patronla toplantısı vardır... patronlan... lan"(!!!)...

    (şeklinde olanların acil tedavi olması gerekir.)
  • kendisinden daha once sozluk yazari oldugum halde onun karmalarinin olmasi ve dolayisi ile yeni bi lakabinin olmasi nedeniyle besledigim hissiyattir.
  • engellenemeyen bir duygudur. insan bazen saçma olduğunu bilir ama dedik ya engellenemez. karşısındakini paylaşmak istemez, başkaları ona meyil etsin istemez, ona baksın, onu potansiyel sevgili gibi görsün istemez... sevgiliye güvenmemekle alakası yoktur, kıskanan kişi çevreye güvenmemektedir.

    (bkz: ben sana değil çevreye güvenmiyorum)