şükela:  tümü | bugün
  • sevgiliye farkettirilmese de buyuk vicdan azabi cekilmesine sebep olan sey
  • isterse üzmemek
    istemezse düzmek
    sonucunda ortaya cıkan acı tablo
  • açılımı "kasıtlı yapılması gereken şey, zaman zaman yapmak lazım ki akılları başlarına gelsin" söylemine de çekilebilecek, bu hali ile sevgili peygamber hz muhammed'in hadis-i şerifleri mertebesine ulaşmaya aday, şahane bir yeni zamanların "karınız size yamuk yaparsa önce yatağında yalnız bırakın, kesmezse dövün" yaklaşımı.

    sevgili denen müessese, adı üstünde, sevilen, karşılığında onun da bizi -tercihan- sevdiği, ya da bizim bir şekilde buna inandığımız bir kurum ve kuruluştur ki, kelimenin kökü de (bilmeyen olabilir, anlamayan kesin var. kökü: sev) zaten bu sevme-sevilme (barış kardeşlik) hislerini yansıtmakta değil midir? (anlamamış olanlar için, evet öyledir)

    genel geçer evrensel anlayışa göre de insanoğlunun sevdiği insanları üzmekten, kızdırmaktan, zarar vermekten kaçındığı, aksine mutlu etmeye yöneldiği bilinen ve kabul edilmiş bir gerçek olsa gerektir. aramızdaki borderline disease (alterno: şizo) ile teşhis konmuş, çeşitli rahatsızlık vermekten zevk alan bu şekilde ilgi-alaka çekebilen yazarları bu kategoriye katmıyorum, ama sayılarının az olduğunu umuyorum. olanlar da alınmasın "biz de böyleyiz, üzüyoruz kırıyoruz, hastası oluyoruz" desin geçsin.
  • sevgiliyi üzmek kavramı erkeğe özgü bir yeti değil, genel insan ırkına bahşedilmiş bir özelliktir, kadınların sevgiliyi üzmeleri ve buna üzülmeleri halinde kılıbık olamayacakları ihtimalinden yola çıkarak:

    - sevgiliyi üzmek bir erkek için en doğal hak ve ihtiyaç mıdır?
    - sevgilisini üzen bir erkek buna -haşa- üzülürse pipisi düşer mi?
    - sevgilisini üzen bir kadın yılan dansı ile kıvrılıp, hint dansları ile aklını alıp, sonra da submissive bir köle olarak ona hizmet etmeli ve bu bağışlanamaz hallerini bu şekilde affetirmeye mi çalışmalıdır?
    - sevgili, acaba, bir çakıl taşı mıdır? (çakıl taşını kaybedince çok üzülmez kumdan yenisini buluruz "bu daha iyi sekiyo zaten boşver eho" deriz. yaş:10)
    - sevgili olsun, ya da hadi olmasın, insana değer vermemek, beyaz eşya muamelesi yapmak prim yapar mı?

    üzüldüğünü, kırıldığın ya da sevindiğini, mutlu olduğunu sallamadığımız insanlara sevgili denmez, tercihan sarı çizmeli mehmet ağa denir. yahut illa ki bir hormonal ilişki içinde bulunuluyorsa, parmakla gösterilip "şu" denir, "adını unuttum ama muamelesi süper". hiç biri seçeneği ise beni bu insanın asurlu zengin bir tüccar olduğuna, çeşitli yörelerden gelmiş, en güzeli frigya'da bir pazardan alınmış kölelerden oluşan bir haremi olduğu ihtimaline götürüyor. sevgililik kurumu "bu olmazsa şu olur, o yoksa bunu ver. bu bitti, bi kutu daha ver" söylemlerini içermez, içeriyorsa ona sevgililik denmez.

    satırların yazarının kavram karmaşasını gözden geçirmesini, ek olarak aymaz bir şovenist olduğunu kabul etmesini dileyerek entry'me son veriyorum.
  • hayatta yapılması gereken en son şey, gerçekten seviyorsanız gayet tabi.
  • hatunlar daha kırılgan oldukları için genelde erkeklerin yaptığı şey.hatun kırdım üzdüm zanneder ama bakarki tık yok nerdeeeeee üzülcek kırılcak.
  • elinizde olmayan sebeplerden dolayi* uzduyseniz o sebeplere lanet edersiniz ama elinizden birsey gelemeyecegi icin sadece sinir kupu olmakla kalirsiniz. tek teselliniz sevgilinin daha anlayisli davranmasi olacaktir...
  • kasıtlı yapılmadığı sürece sevgiliyi sevmek kadar doğal olan şey. o da sizi üzebilir. bazı durumlarda bir okuzluk yaptim affet demek çözüm olabilirken, bazı durumlarda ise ne yaparsanız yapın agzinla kus tutsan umrumda degil cevabını alabilirsiniz.
  • fast food bir ilişki sözkonusu değilse uyku kaçıran, karın ağrıtan hadisedir.