• genellikle ilişkinin ilk zamanlarında -vıcık vıcık öpücüklerin hava da uçuştuğu mıç mıç zamanlarda- sevgililerin zırt pırt yaptıkları eylemdir...
    gittikleri ve gördükleri her yeni mekan ya da objenin yanında muhakkak kafa kafaya vermiş birer pozları bulunur. en yakın arkadaşlara gösterilir ve tipik yakın arkadaş tepkisiyse; "ay ne şirin çıkmışsısnız ama sen daha güzel görünüyosun senin ki çirkinmi kalmış yanında ne(?).." olur...daha sonra bu resimler pc de yerini alır. masa üstü, msn, facebook gibi yerlerde kullanılır...böylece sevgili kamuya ait alanlarda görücüye çıkmış olur. kimisi beğenir kimisi beğenmez... olur olmadık herkes bir şeyler söyler. sinir bozar, ego okşar, parende atar falan filan...vs. vs...evet.
  • mutluluğu zamana sabitlemektir, işe yaradığı görülmüştür
  • ilişki bittikten sonra kanıtlarının gözden uzaklaştırıldığı eylem.
  • ben hayatım boyunca bunu yapmayı sevmedim hiç..
    o anları hafızaya kazımaktan daha iyi bir anı koleksiyonu olabileceğine de inanmadım hiçbir zaman..
    ama şunu yapmayı istedim;
    sevdiğim bir plak kapağı mesela ve sevdiğim bir filmin sevdiğim bir sahnesi ve afişteki fotoğrafı mesela..
    işte ben o anların fotoğraflarını bu sefer içinde ben ve sevdiğim adam olacak şekilde tekrar çekmek istiyorum. evet.
  • fotoğraf makinası, ya da cep telefonu ile çekilen resimler bir şekilde anlaşılabilir. sonuçta anıdır hatıradır der geçersiniz.
    fakat fotoğrafçıya gidip evliliklerinde 25. yılını doldurmuş çift gibi resim çektirmenin manası nedir yahu? hayır ayrılınca bakamıyorsun bile, arkadaşa verilen o pakedin içinde unutulmayı bekliyor o fotoğraf...
  • bir adet çok fotojenik bir adet de hiç fotojenik olmayan insanın birleşmesi durumu sözkonusu ise oldukça uzayıp giden bir eylem halini alır...

    (bkz: kendimden biliyorum)
  • sevgiliyle fotoğraf çektirilir. sonra ondan ayrılınır. bir başka sevgili bulunur. onunla da fotoğraf çektirilir. ondan ayrılınır. bir başka sevgili bulunur. onunla da fotoğraf çektirilir. ve bu böyle gider. sonra bir bakarsınız ki elinizde kendinize ait hep aynı triplerde poz vermiş olduğunuz bir sürü fotoğraf.

    her sevgiliyle yapılmaması gereken aktivite.
  • eski sevgilinin görmesi sağlanarak ağzına sıçmak için de kullanılabilir. olur yani.
  • yapılması gerekendir ancak nasıl ve ne şekilde yapılacağı çok düşündürücüdür. insan ister ki yari ile bir iki kare fotoğrafı olsun. alsın onu masasına odasına falan koysun. fotoğraf önemli bir görsel öğedir. hatırlamayı, unutmamayı sağlar. ancak çiftin nasıl fotoğraf çektireceği cevaplaması zor bir suâldir. şimdi çiftten biri elinde telefon kendilerini çekmeye kalksa emo dan farkları kalmayacak. o ne la öyle? masaya falan konulacak dedik. kendilerinden başka birine çektirseler desek. o da olmaz. elin insanına nasıl fotoğraf çektirilir. utanır sıkılır insan. yok yok o da olmaz. işte sevgili sözcükçüler büyük bir derttir sevgili ile fotoğraf çektirmek yahut çekmek.
  • sevgiliden ayrıldıktan sonra yaptığınıza bin pişman eden eylem. hele ki resimlere baktığınızda resimdeki kişi ayrıldığınız sevgilinizden tamamen farklı biriymiş gibi geliyorsa. evet var böyle bir şey. resimlere bakıp ay canım demeyi başarıp da yolda gördüğünüzde allah belanı versin diyorsunuz. tabi bu genelde uzun süreli ilişkilerde ilişkinin tee başlarındaki fotoğraflarda böyle oluyor. zaman tünelinde ilerledikçe fotoğrafların zamanı da şimdiki zamana yaklaşınca o kişi tekrar başka biri oluyor, belki de bu sefer keşkeler başlıyor, 500 days of summerdaki tom gibi bir ileri bir geri sorunların başladığı ilk anı bulmaya çalışıyorsunuz. en temizi fotoğraf çektirmemek, evet ben de çok sever(d)im ama böyle gerim gerim gerilmekten iyidir, en azından bi 5 sene hiç çektirmemek lazım. hem bu, kişide aa o kadar geçti mi ya hissiyatı uyundırır, ya da en fazla bir tane çekilebilir belki, öyle zırt pırt açıp baktıkça insan durduk yere anılarını hatırlar ve sanki daha da bir yıllanır, halbuki resimler olmasa anılar nadiren akla gelir, belki bir kısmı unutulur, böylece ilişkiniz taze kalmış olur. (bkz: mütemadiyen saçmalamak)