şükela:  tümü | bugün
  • efendim çetin altan 1985 tarihli umacılar şöleni yazısında üç kavramı ele almış ve "en yıkıcı" hangisi yarışması yapmıştır. bu üç* kavram; parasızlık, sevgisizlik ve itibarsızlıktır. ilgili maddeleri yerlerine dağıtıp en yıkıcı olanı okuyucuların tercihine bırakıyorum.*

    ve alıntı:

    "sevgisizlik dedi ki:

    - en yıkıcı olan benim. buz çölleri içindeki dondurucu yalnızlıkla ezerim insanları. benim çöreklendiğim yerlerde, evler soğuk, odalar soğuk, yataklar soğuk, sabahlar soğuk, akşamlar soğuktur. kimsesizlikle yalnızlığın dipsiz kuyularında, küçük bir şefkat ışığı bekleyerek kırpışıp duran gözler, aradıklarını hiçbir zaman bulamadan, benim geçit vermeyen karanlıklarım içinde sönüp giderler.

    en yıkıcı olan benim. sevgi dışı bıraktıklarımı, sevişenlerin başbaşalığındaki mutluluk silüetleriyle hançerlerim. ağırlığım öyle bir çöker ki, yalnızlarla kimsesizlerin bağrına, nereye giderlerse gitsinler, ne gecelerinde, ne de güznüdzlerinde benden kurtulamazlar. ne meyhaneler yeter benden kurtulmaya, ne yabancı otellerin barları, ne gemi kamaraları, ne uçak koltukları...

    bir kere sevgisizliğe mahkum ettim mi insanı, her sevmeye kalktığını başkalarına verir de, yaşamını hıçkırıkların mezbahasında kıyma kıyma ederim.

    hiçbir şey benim kadar kahredici değildir."

    (bkz: itibarsızlık) ve (bkz: parasızlık)
  • bu öyle bir boşluk oluşturur ki insanda, başka hiçbir şeyle ikame edilemez, giderilemez; çünkü sevginin muadili yoktur.
  • "önce gözleri boğulmuştu, elleri
    kupkuru dudakları en sonra
    dediler ki, içkiden öldü, yalan!
    sevgisizlikti onu aramızdan çekip çıkaran." *
  • kendini sevmemenin hem çıkış noktası hem de neticesidir. kendinden sonra diğer insanlara da sevgi duymamak, duyamamakla devam eder. kalbi taşa çevirir maazallah. sevginin boşalttığı yer korku, haset, nefret, öfke, bencillik, tatminsizlik ve haliyle kötülükle dolar. dark side'ın zeminidir sevgisizlik evlerden uzak.
  • zor. çok zor. sevmek veya sevilmeyi hayal edip heyecanlanmaktır sevgisizlik. bazen hayal edememektir. lan diyorsun vay be ben seviyorum ama şimdi o beni severse neler olur diye düşüyorsun.. bakıyorsun olucak gibi sanki. ama yine olmuyor. yine..

    tek istediğim bu artık. sadece onun gözlerine bakarak saatler geçirmek. zaten saniyler gibi geçicek biliyorum. kafasını omzuma dayasın öyle duralım saatlerce. konuşmasak da olur. ne güzel de olurdu. ama olmayacak sanırım. zor iş sevgisizlik. insanın umutlarını da alıp götürüyor..

    hala ergen gibi triplere giriyorum şu olay yüzünden. en ufak bir olumsuzlukta, dünyam başıma yıkılıyor. ne boktan hayat bi ölsem artık diyorum. nedeni bu olay biliyorum. bazen de saçma sapan bir şey yüzünden çok mutlu oluyorum. böyle dengesizlikler içerisindeyim. bitsin artık şu sevgisizlik. zor çok zor.. bilmiyorum ama, cidden insanı hayattan soğutacak cinsten, hatta yaşamını sona erdirecek cinsten kötü ve zor bir şey..
  • zamanla her "seni seviyorum" diyene inanmaya yol aciyor.
  • eğer bunun içindeyseniz vah halinize. elinize bir tabure alın dünyadan uzaklaşın aya ve ya daha uzak bir gezegene çıkın oturun, dünyayı izleyin. geride bıraktığınız dünyanıza bakın. birilerine vermek istediğiniz sevginiz içinde kalmasına üzülün. birilerinin sizi düşünmediğini, biri için özel olmadığınızı düşünün. bu konuda bencil olduğunuzu sakın ha sanmayın. yalan da olsa insan sevilmek istiyor. bunu da bu dünyada ayda değil. eğer inanıyorsanız allah kuluna bu kadar büyük bir zulüm yapamaz. sevmediği kulunu sevgisiz bırakarak. selametle.
  • bir ömür törpüsüdür.
    bazen oyle bi noktaya gelir ki insanın canina tak eder. ama yapacak bir sey yok iste. o noktada çaresizlik giriyo devreye. ariyosun bulamiyorsun aramazsan zaten onun seni bulacağı yok. böyle bok bi durum.
  • ayrılıktan çok daha zor olan birşey.

    (bkz: herşeyi yak)
  • sevme ve sevilme duygusundan yoksunluk hissi. kendi agina takilan orumcek misali...