şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bana hep orospu çocuğuymuş gibi gelen insanlar. sevilen kişiden tek kasıt sevgili olmadığı; kardeş, anne baba, arkadaşı da bahsi geçen kan emicilerden kiskandigim için bu başlığı açtım. aslında kıskançlık da değil. sevdiğim, değer verdiğim birisi benden başkasıyla ilgilenince, görüşünce ifrit oluyorum ve ne kadar dayanmaya calissam da en son sevdiğim kişiyle ya da sevdiğim kişinin genelde arkadaşlarıyla büyük bir tartışma çıkarıyorum.

    bu sebeple 20- 30 arkadasimi kaybetmişimdir. arkadaşlar; sevgili, aile , akraba kadar katlanmiyor söküp atamadıgim bu özelliğime. yine de onlarca yakın arkadaşım var ama neredeyse hepsi kavgaya girilecek, sikis sokus konuşulacak, maça gidilecek, küfürlü sığ siyasi sohbet edilecek, iddaa ve at yarışı oynanacak arkadaşlar. sevgilileriyle ilgilenmelerine dayanamadigim için kız arkadaşlarimin üç dördü hariç hepsi yok oldu. çevremde derin insanlar çok az kaldığı için şu sözlüğe giriyorum, bazen çalıştığım yerde sorumludan uyarı alıyorum yazayım veya okuyayım derken.

    sirf son 7 ayda bu lanet özelliğim yüzünden üç sevgilim benden ayrıldı, sabredip sabredip sonunda catladilar. sevilen insanların özellikle sevgilinin ailesi ve yakın arkadaşlari gerçekten orospu çocuğu olup sana diş biliyorlar ancak ben de çok abartiyorum, pişman olup olup aynısını yapıyorum. neyse ki şu anki sevgilim ailesi bencil ve cimri, arkadaşları az olduğu için bu huyumdan rahatsız olmuyor. uzun yazılar tatsız olduğu için birkaç entryde anlatacağım.
  • bence doğru olanı yapıyorsun yazar kardeş. ben sevgilimin arkadaşları ile yakın arkadaş olmayı denedim çok da güzel olduk ilk başlarda ama siz sevgilinizle mutlu oldukça onlar kıskançlığa girip aranızı limonileştirme çabalarında bulunuyorlar.
    aranız bozulduğunda da sevgilinizin arkadaşı oldukları için iyice can ciğer olup bunu gözünüzün içine sokuyorlar. özellikle karşı cinsten arkadaşları varsa onlar daha fenalar. yapılması gereken şey aralarını olabildiğince mesafeli tutup sevgilinizin sizin yanınızda olmasını sağlamak, yok hepsi ile kardeş olayım tatlı tatlı gezelim, muhabbet sohbet edelim.. o iş tutmuyor.
  • şu anki sevgilim üstünden anlatmakla baslayayim. geçen hafta sevgilimin bende de şifresi olan instagramına sahte gibi görünen bir hesaptan mesajlar gelmeye başladı. ilk mesajlarına aldırmadik, sonraki mesajlarında sevgilime " tiksinc şey, habeş maymunu " falan diyordu. aklıma direk eski kiriklarimdan veya başka beni sevmeyen kişilerden birinin olup bizi ayırmaya çalışabileceği, hakkımda sevgilime kötü şeyler söyleyebileceği geldi. kendi instagramimdan sevgilimle fotoğraf falan paylasmistim, oradan adını öğrenmiş olabilirlerdi. aralik'in ortasında sevgilimle yeni çıkmaya başladığımda arkasından iş ceviriyordum, bir iki hafta sonra sevgilimin mükemmel bir insan olduğunu anlayınca bıraktım. bunun ortaya çıkabileceginden cekindigimden sevgilime onu korkutarak engellemesini söyledim, o da engelledi.

    özel numaradan da aramalar gelmeye başladı, arayip susuyordu karşıdaki. onun numarasını kimseye vermedigime göre onun arkadaşlarından birisi, tek eski sevgilisi ya da bir arkadaşı olduğunu düşünmeye başladım. çok düşünmedim, bir gün sonra en iyi arkadaşı mesaj atanın da, özelden arayanın da kendisi olduğunu söylemiş. aklınca şaka yapıyor, eğleniyor. bu en iyi arkadaş sevgilimin de kendisi gibi sap olmasını isteyen, sevgilisi olduğu için imrenen, en iyi arkadaşı beni ondan çok seviyor diye kıskanan, sevgilime " sevgili yapma, günah." diyerek beni çileden çıkaran birisi. adı gülsüm.

    sevgilimle aynı süpermarketin farklı şubelerinde çalışıyoruz. normalde işe babamın arabasıyla gitmem, çıkış saatimizin aynı olduğu günlerde onu marketten alıp evine bırakmak için arabayı alırım. arabayı alıp marketin önüne geldiğimde daha önce fotoğrafini gördüğüm gülsüm'ü yanında gördüm. soğukça tanıştım. sevgilim benim onunla tartışacagimi bildiği için diken üstündeydi. daha iki dakika geçmeden şakayla, espriyle bile olsa sevgilime tiksinc şey veya habeş maymunu diyemeyeceğini, alınmıyor gibi görünse bile alındığını, zaten sevgilimin ondan güzel olduğunu, odun gibi şaka yaptığını, liseli ergen gibi ozelden arayarak eğlendiğini söyledim. bir buçuk aylık bir sevgili olarak beş yıldır tanıdığı arkadaşıyla samimiyetini anlayamacagimi falan geveledi, sevgilim bizi susturmaya çalışsa da çok naif olduğu için onu duymuyoruz bile. tabi ben bu salağın ağzıyla sıçtığını kaşıkla buna geri yediriyorum, benimle baş edebilmesi mümkün değil.

    yalnız olduğu için sevgilimin de yalnız olmasını istediği, onu benden kıskandığı, beni daha çok sevdiğini kendine yediremedigi konusuna geçtim. bu günah münah diye kafa sikiyor amına koyim. ben de sevgilimde de beyin olduğunu, gunahsa dusunebilecegini söylüyorum. kizla zaten yatmadık. onlarca kız sonra ilk kez sevgili olup da yatmadigim birisi oldu. tabi bu hadsizlik ve fesatlık karşısında benim şalter attı. bundan sonra sevgilime cıvık cıvık mesaj atamayacagini, ona hitap ederken dikkat etmesi gerektiğini, ona hem arkadaş hem sevgili olarak yetebilecegimi, zaten sevgilimle arkadaş olarak çapta olmadığını saymaya başladım.

    sevgilimi anne babası dışında herkesten kıskanıyorum kardeşim. kız kardeşi ve erkek kardeşinden bile kıskanıyorum, bu kıskançlığı illa cinsel olarak algilamayin. ben ve anne babası dışında biriyle ilgilendiginde ifrit oluyorum. ben hep böyleydim, bu yüzden son 7 ayda bile 3 sevgilim sabredip sabredip sonunda terk etmişti. ben değişemem, bu halime katlanabilecek kız bulabilmek mesele ve buldum bu kez. koskoca ben dururken başkalarıyla ilgilenmesin, sohbet etmesin, bulusmasin. tüm hayatı ben olmalıyım.

    neyse ikimiz tartışırken benim arabayla sevgilimi bıraktığım akşamlarda evi yakın olduğu için onu da bıraktığım bir kız var. o da beni haklı bulunca gülsüm ağlayacak gibi oldu, sevgilim onu savunmadigi için de yer yer mora yer yer kırmızıya çalan bir yüzle eve gitti. sevgilim arkasından kusura bakma, evde konuşuruz dedi.

    sonra ne mi oldu? instagramdan tartıştılar, şifre bende de olduğu için tüm tartışmayı okudum ve sonunda gülsüm'ü hem instagramdan hem whatsapptan hem numaradan engelledi. sevgilim bu arada tiksinc değil, habes maymununa da benzemiyor, embesil aklınca takılmış.

    sevgilimin ailesini, eski sevgililerimle, erkek ve kız kardeşimle yaşadığım kıskançlık gerilim ve kavgalarını da sonraki entrylerimde anlatırım.
  • sevgilimin ailesine olan nefretime geçelim. sevgilim #86133784 entrysinde bahsettiğim 8 yıl önceki sevgilim gibi kiremithane'de oturuyor. eski sevgilimin ve o mahalledeki çoğu kızın aksine melek gibi, naif, ağzına küfür almayan bir kız. ben de hayatım boyunca yüreğir'de oturdum. önce bahçeli evimiz vardı, sonra daire aldık. sevgilimin ailesi doğu kökenli. beş kardeşler. 25, 23, 21 yaşında ablaları, 22 yaşında abisi var. kendisi 18 yaşında, liseyi bu yıl bitirmiş, uzaktan eğitimle adana'dan bir bölüm okuyor. sadece sınavlara girmesi gerekiyor, o da 2 gün sürüyor.

    21 yaşındaki ablası dışındaki üç kardeşi ve kendisi çalışıyor. 25 yaşındaki ablası öğretmen, kendisi de dahil geriye kalanlar asgari ücretle çalışıyor. babasının evi ve dükkanı varmış, bu yaz satıp yeni bir ev alana kadar babaannelerinin alt katına geçmişler. babası da dukkani satınca çalışmayı bırakmış. baba 46, anne 40 yaşında yani anne 14 15 yaşında evlenmiş. sülalesinde inanılmaz bir parayataparlık ve cimrilik var, yine kendisi dışında.evlatlık olduğundan şüpheleniyorum. babası tanrı diye, anası yarrak diye paraya tapmış.

    kız dünyanın en adi android telefonlarından birisini kullanıyor, telefon konuşurken kendi kapanıyor, bildirim falan bazen hiç gelmiyor. onu da ucuz diye annesi aldırmış. 3 hafta önce vatan'da telefonlara baktık, bu da hattıni değistirme + telefon kampanyasıyla bir telefon almaya karar verdi taksitle. bu arada bunların evinde çocukların kredi kartı kullanması yasak. sadece babasında kredi kartı var, onu da çocuklara kullandırmiyor. herkes maaşıyla yaşıyor, annelerine babalarına ve calismayip adana'da okuyan 21 yaşındaki kardeşlerine de para veriyorlar.babası asla ev ve dükkan parasına dokunmuyor.

    annesine taksitle telefon alacağını söylediğinde annesinin cevabını duyunca kan beynime sıçradı. o gün yedeklerimiz uyuyordu, öğle başlayacak iş oncesi avm'de gezerken annesinin " taksitle bir şey alma, işten çıkarsan kimse ödemez." dediğini söyledi. tabi benim şalter attı. etraftakilerden sakınmadan annesinin anne olmadığını, bencil, salak, kan emici, asalak,aşağılık, adi, yüzsüz, cimri, açgözlü olduğunu saymaya başladım. etraftan 3 4 kişi bana bakıyordu, neredeyse gözüm döndü. ellerinde sattıkları dükkanın ve evin kirası olduğu, 3 kardeşi daha çalıştığı halde işten çıkarsa ortada bırakıp taksidini ödemeyeceklerini söylüyordu aşağılık karı öz kızına.

    kız beni naif naif sakinleşmeye çalışıyor, " biliyorum dediklerin doğru ama ne yapabilirim? sakin ol." dedi. " bizim eve gel kal." dedim ve ısrar ettim. annem kızsa da mecburen kabul eder. zaten evlenmeyi de düşünüyorum kızla. beni ailemden iste dedi. annemin ağzını aradım, annem bir kürtle evlenmemi istemediğini, kürtlerle mutlu olmanın imkansız olduğunu anlatip durdu. ben değilim, annem aşırı kürt düşmanı. istese de, istemese de büyük ihtimalle alacağım kızı.

    tabi ben kızı annesine karşı sürekli kışkırtmaya başladım, hayvanların bile onun annesinden bin kat daha anne olduğunu falan söylüyorum. kız da dayanamayıp sonunda " benim taksidimi bile ödeyemeyecek kadar yabancı biriysen benim paramı sorgulama" dedi aşağılık karıya. babası da ayrı bir şenlik. çocuklar sesli güldüğü, bağırarak konuştuğu zamanlar hala essek kadar çocukları doven bir malmis. bu yüzden babalariyla aynı odaya pek gitmezmis bunlar. kızı evlenmeden getirip eve koyacağım galiba. annemle üst üste mis gibi dururlar. sevdigim kızı tecrit evinde tutacak halim yok. annem kürt düşmanı olsa da hayır işlemeyi sever bir taraftan da.

    kızın babannnesi de para manyağı. 5 6 tane kirada evi olduğu halde bunlardan " evde 4 kişi çalışıyorsunuz" deyip kira istemeye başlamış. ölünce götüne pamuk yerine para sokturmak istiyor olabilir. ben böyle sulaleyi sikeyim. bataklıkta açan bir gül benim sevgilim. 23 yaşındaki ablası 4 yıl önce evden istanbul'a kaçmış. aslında bir erkeğin yanına kaçmış , ama benimki dışındakilere kız arkadaşımla kalıyorum demiş haber verdiğinde. sonra kaçtığı değil başka bir çocukla evlenmiş. çocuk bunu 7 ay sonra bosamis, bu da ailesinin evine gelmiş. babasıyla hala konusmuyormus, anladığım kadarıyla normalde kabul edilmeyecek olsa da para kazandığı için eve kabul edilmiş.

    bunun 21 yaşındaki çalışmayıp eğitim fakültesinde okuyan ablasiyla annesiyle taksit olayı falan yaşanmadan tanışmıştım. ben de zamanında ankara'da öğretmenlik okuyordum, hem derslere çok az gittiğim hem de takildigim kız hırsız çıktığı , ben de hırsız çıkan kızı satmadigimdan adım hirsiza çıktığı için üniversiteyi bırakmıştım. tanıştığım gün bu ben de terk ettiğim için öğretmenlikle ilgili aptalca bir şey sordu, ben gecistirince " ya çok aydınlatıcı oldun." gibi bir seyleri ağzını yaya yaya söyleyince ben de buna sorusunun salakça olduğunu, okuduğu bölümün buna bir şey katmadigini, bu da beni tersledikce kendisiyle meslektaş olmaktan yirttigim için mutlu olduğumu falan söyledim. tabi bu çenenin yayını siktiğim eve gidince kardeşine benden ayrılmasını söylemiş, kız dinlemedi.

    çocuk istismarını, kadinlara tecavüzü dışarıda bırakırsak palu ailesi gibi bir şey bu amına koyduğumun ailesi. para için gözleri dönmüş, benimki dışında hiçbirinde ne zeka ne kişilik var. bir de sevgilimin konuşurken sürekli gözünü kirpmasindan, uzun süre pek göz göze gelememesinden ve ciddiyetle konuşurken bazen kekelemesinden dayak yedigini anladım. maalesef benim kardeşim de bu halde. sadece babası değil abisi de dövmüş ve bir gün o picin hayatını sikecem. dövdurecem ya da ben başka bir şeyler yapacam.amına koydugumun odunları kendilerini talaş yapacak kimse yok zannediyor.

    kız öyle kandirilip yatılacak, sonra atılacak bir kız değil. öyle ya da böyle o kizi ellerinden alacam. kız kürt olduğu için buyuk ihtimalle annem babam düğün yapmayacak, alıp nikahi yapıp yasayacam da, daha tanışalı 7 hafta olduğu için biraz daha bekliyorum tam tanımak için. eski sevgililerimle yaşadığım, hatalı göründüğüm olayları da sonra yazarım.
  • şimdi beni yakın çevresiyle veya yakın çevresi yüzünden kendisiyle kavga ettiğim için terk eden sevgililerime geçeyim.

    kasımin başında ınternetten bir kızla tanıştım. kelepir düşmüştü. kısa bir süre önce aldatılmış ve ayrılmış sevgilisinden. ben de genç erkeklere sulanan 45 yaş üstü kadınlar yazımda bahsettiğim ak47'den ayrılalı 10 gün olmuştu. güzelliği 10 üstünden 7 olsa da seksiliği 9- 10 vardı. canlı bir seks bombası olarak geziyordu ölümlülerin arasında. ona da tanıştıktan 2 3 gün sonra dediğim gibi ona bakmak ve dokunmak bile bazı ruhsuz odun doğuştan tatsiz kadınlarla seks yapmaktan zevk vericiydi. sımsıcak bir esmerdi, terlediginde vücudundan sıcak çikolata akıyordu, ince belliydi, o ince bele göre büyük ve diri memeleri vardı. gündüz çalışıyordum, geceleri uyumayip onunla konuştum ve birkaç günde sanki aylardır tanışıyormus kadar yakinlastik. kız tıpta okuyordu.doğunun bir şehrinden gelmişti. üniversite sınavında 2500e girmesine rağmen izmir yerine adana'da tıp okumayı tercih etmişti,çünkü güneydoğu ve dogulularin çoğuna göre adana hem izmir hem istanbul'dan daha güzeldir. kültür ve insanların benzerliği işte. tıpta okuyor diye gözde büyütmeye de gerek yok. arabesk rap bile dinleyen bir kızdı. doğduğu yöreden dolayı olabilir.

    tıpta okuduğu için laboratuvar dersleri dışında derslere girmesi zaruri değildi. benim çalışmadığım her an beraberdik. yanımda olması hoşuma gidiyordu çünkü bu kadar deli tatlı bir kızın çevreye karşı yanimda olmasi beni mutlu ediyordu. aşamayı geçince yavaş yavaş kisiligimi hissettirmeye başladım. 2 kız 1 erkek olmak üzere 3 kankasi vardı. biri yurttan bir kız, diğer ikisi de sınıf arkadaşıydı. sınıf arkadaşı olan kız başka yurttaydi, bazen odasına falan giderdi. artık arkadaşlarına neredeyse hiç zaman ayiramayacagini, kayseri'de öğretmenlik yapan teyzesinin yanına fazla gidemeyeceğini falan telkin etmeye başladım. sigarayı mutlaka bırakması gerektiğini söyledim. " sen de içiyorsun amk" dedi. küfür de etmemesi gerektiğini ve kıza sigaranın yakışmadığını söyledim.

    hafiften rahatsız olup ya da ipleri tamamen bana vermekten korkup " tanışalı 2 hafta oldu, hayatımı şekillendirmeye çalışıyorsun." diye zirvaliyordu. sigarayı bıraksa da birakmasa da sürekli baskı yapacaktım. benim için uyuşturucu kullanan bir kız sigara ve alkol kullanandan iyidir çünkü uyuşturucu gizli kullanılır, sigara ve içki herkesin önünde içilir.

    sürekli benimle görüştüğü için arkadaşlarıyla ders ve yurt dışında hiç görüşemiyordu. bununla sağda solda geziyor ya da yemek yiyorduk, bu da instagrama ve whatsappa hikaye atıyordu. bunun sınıf arkadaşı olan uyuz erkek kankasi bunun attığı hikayelere tam bir sayısal zeka gibi 12 yaş esprileriyle cevap veriyordu. benimki bazen cevap verirdi bazen vermezdi." bu artık her hikayene cevap vermesin. bu ne rahatlık" dedim. " onu erkekten sayma." dedi. gerçekten de meriç bile olamayacak seviyede birisi. kız arkadaşları küsüp duruyordu. hem onlar kusmesin hem yanında ben olayım diye bir gün üç arkadaşı ve biz bir mekana yemeğe gittik.

    yemekte buna kız arkadaşının biri aşkım dedi. " aşkım falan diyemezsin, sadece ben diyebilirim."dedim. bu da işte mal mal " o anlamda aşkım demiyorum" diye falan açıklıyor. hiçbir anlamda diyemezsin dedim. arkadaşları şaşkın şaşkın sevgilimin yüzüne bakarken yan masadaki 18 19 yaşındaki kızın biri sevgilime güldü. onun duyabileceği sesle benim sevgilime erkek ya da kız kimse gulemez de dedim, kız bozulup diğer tarafa döndü. sevgilimin kız arkadaşınin biri eliyle fenalık geldi hareketi yapıyor. yan masadaki kız sevgilisi gelince yaptığımı anlattı, sevgilisi iyi yaptı dedi ve göz göze gelip başımızla selam verdik.

    sigara içmek için dışarıdaki masalara geçtik. arkamızdaki üç öküz küfürlü konuşuyordu, ayağa kalkıp arkadakilerin duyacağı sesle "küfür ediyorlar kavga cikaracam" dedim. bunlar şaşkın ve istemeye istemeye olsa da ayağa kalktılar, diğer taraftaki bir masaya geçip tatlı söyledik. tabi ben arkadaşlarinin arkamdan buna ayrıl diyeceklerini biliyorum.

    başka yurttaki kız arkadaşının yanına gittiği bir gün kavga ettik. yanımdayken de erkegimsi kankasi buna mesaj atmayı sürdürüyordu. " ben demek istemiyorum. sen mesaj at bakalım, dinleyecek mı?" dedi , kankasina kendi telefonumdan mesaj atma sevgilim de mesaj atma diyor yazdım. kavga edip sevişince barışiyorduk. kız özgürlüğüne düşkündü, baskılar fazla geldi ve beni dinlemeyip haftasonu kayseri'deki teyzesine gitti." umarım ben gelene kadar duzelirsin." dedi. hep abartmayacagim diye kendime söz versem de dayanamıyordum.

    geldiğinde sanki aylardır ayriymis gibi bütünleştik. bir yemekte kasadaki ödemeyi yaparken kızın önünde bana bağırma dedi, bağırdığımi düşünmüyordum, başkasının önünde sürekli bağırma deyince gerçekten bağırdım. yemek yiyene kadar sustuk. sonra yeniden kavga anında 3 arkadaşının da ayrılmamız için ona tavsiye verdiğini ve haklı olduklarını, çekilecek biri olmadığımı dedi. hatta tıp okuyan kızın asgari ücretle çalışan üniversite terk biriyle ne işi var falan demişler. arabesk rap dinleyen arkadaşınız sanki çok elit amına koyim. bunlar dışarıdaki masalarda oluyordu. gül satan ayakta zor duran bir müptezel gelip ayrilmamamiz için dua etti, al diye baskı yaptı. almayacağım kardeşim dedim. bu ayrılalım diye beddua edince güldüm. " ne gülüyon lan orospu çocuğu" deyince çocuğa bir tokat yapıştırdım, kaldirimla yolu çit gibi ayıran beton saksıya takılıp kaldırım tarafına düştü. yavsak sızdı sandık, 1 2 dakika sonra kalkıp gitti. kız daha fazla dayanamayıp durağa gitti, ben de peşinden gidip arabaya götürdüm.

    2 gün sonraki lab dersinin öncesinde iştekilere yerimi 1 saat idare edin deyip bunu kantinde 2 sınıf arkadaşıyla buldum. arkadaşlarina bizi ayırmaya çalıstiklari için saydırmaya başladım. kız olan cak cak cevap veriyordu. aileme küfür etmeyen ya da bana vurmayan kardeşim dışındaki bir kıza vurabilecek biri olmadığımdan keşke bana küfür etse diye geçiriyorum içimden, küfür etmedi. saati yaklaşınca laboratuvarın önünde konuşmaya başladık. bunların hocaları gelmeden 20 30 saniye önce çocuk " sen zorbasin, baskı yapıyorsun." diye mal mal konuşunca " ben sana bir daha sevgilime mesaj atma demedim mi bir de şimdi akıl veriyorsun senin hayatını sikerim seni intihar etmek zorunda bırakırım" dedim. bunlar 1 2 saniye şaşkın saskin bakmıştı ki hoca geldi ve içeri girdiler. çocuğa sana tecavüz ederim anlamında falan dememistim, sinirin verdiği ilhamla çıktı.

    işe dönerken kendimi rezil ettiğimi, bu kızın adam olmayacagini, bana uyum sağlayamayacağını düşünüyordum. diğer taraftan da hem pistte hem kucakta süper dans eden, sağa sola gösteriş yapmamı sağlayan bu kızı bırakmak istemiyordum. labdan sonra arayıp " 1 ay denedik.sürmüyor işte.ne olursa olsun seni iyi hatirlayacagim.ikimizin iyiliği için de ayrılalım." dedi ve ben de kabul ettim.

    uzulsem de yas tutacak halim yoktu. tohumuna para saymamistim. 5 6 gün sonra benimle aynı süpermarketin başka şubesinde çalışan, #86359743 ve #86362111 entrylerimde bahsettiğim kıza teklif ettim ve sonunda aradığım kişilikteki münzevi sayılabilecek, uysal kızı buldum. diğer sevgililerim ve ailemle de hastalıklı kiskanisim ve sahiplenmem yüzünden yaşadığım sorunları başka zaman yazarım.
  • orospu çocukluğunda bayrağı göğü delebilecek seviyeye çıkaran canlı topluluğu. şimdiki sevgilimin ailesinden ve arkadaşlarından, bir önceki beni bu huyum yüzünden terk eden sevgilimden sonra şimdi de ağustos başında bu sebeple ayrıldığımız sevgilimi anlatacağım.

    (bkz: #86153434) entrymde bahsettiğim kız. internetten tanıştıktan sonra sekiz dokuz gün sonra istanbul kadıköy'e gidip yanında kalmaya başladım. iyi niyeti sebebiyle kız arkadaşları tarafindan hep kullanılmış, hatta yerine kurtarma sınavına girdigi arkadaşı tarafından sinavda hocaya yakalananinca " ikimizin de başı yanmasın. sen zaten yakalandin, atılacaksin." denilerek satılmış birisi. ev arkadaşı ve çevresindeki bir iki arkadaşı da bunun parasını yiyor.

    ev arkadaşı, evlenmek üzere olan bir eczacıyı kendine aşık edip çocuğa nişanı bozdurmus, sonra da çocuktan ayrılmış. sevgilime " bu karakterdeki bir kaltakla arkadaşlığını sürdürme." dedim. ortak oldukları halde sürekli götten bahane üreterek kirayı da buna kitliyor. benimki tabi polyanna olarak " git diyemem.olur mu öyle şey? belki cidden parası yetmiyor." falan diye saçmalıyor. sevgilimle yalnız kalalım diye evde pek durmuyordu. evde durduğu zamanlarda bunu akrep gibi sokmaya başladım. buna erkekleri kullanmasını, aynı erkekte takılı kalmamasını öğütleyen annesiymis, hatta kız demese de benimkinin dediğine göre annesi de erkeklerin parasını yermiş. konu buyken kıza " annen asalaksa sen olma.iyi yönlerini örnek al, kötü yönlerini örnek alma." dedim. kız biraz sonra hiçbir şey demeden sevgilimin gözüne iyice bakarak çıktı ve birkaç gün eve gelmedi.

    kadıköy'de bunun 2 arkadaşıyla buluşmaya bir makarnaciya gitmiştik. evdeyken arkadaşının şımarık, zengin, kanseri yenmiş, hastalığından dolayı da küfürbaz, patavatsız birisi olduğunu söylemişti. diğeri de erkek. tabi ben sevgilimi anne babası hariç herkesten, kardeşlerinden bile kıskanan bir insanım. makarnacı da erkek arkadaşı benimkine ve arkadaşı olan şekilsize yeni sevgilisini gösteriyordu. patavatsız tipsiz, kızın memesinin düzgün olmadığını, beğenmedigini, neden beğenmediğini, hangi memenin tercih edilmesi gerektiğini falan apaçık anlatmaya başladı. benimki kızı tanısa da belki de yanında ben olduğum için utana kizara dinliyor.

    benimkine " kalk gidelim." dedim. kız utanılacak bir şey olmadığını geveliyor. bir şey demeden kalkmaya calissam da şalter attı. benim sevgilimin yanında erkek veya kız kimsenin böyle şeyler konuşmayacağıni, bu zamana kadar konuşanların da artık konusamayacagini, hatta artık onun gibi arkadaşı olmayacağını, başkalarının yanında her haltı yiyebilecegini ama sevgilimin yanında akıllı olması gerektiği söyledim. kız afalladi. erkek " bu delinin her dediğini ciddiye alma birader.sen de alışırsın" dedi. " biz deli bakıcısı değiliz." deyip sevgilimin elinden tutup dışarı çıkardım. biz çıkarken kız " bakıyorum seni 10 günde tapulamiş." dedi benimkine. benimki de " ben seni ararım.kusura bakma." dedi. akveren makarna'da götveren kızı bırakıp bara geçtik. kıza ben arada fırça kayiyorum arkadaşlarıyla ilgili. kendimi gizlemeye calissam da olmuyor.

    sanki her kanser olan terbiyesiz, patavatsız, şımarık amk. sikerim kanserini. zaten biri kadın, ikisi kız olmak üzere üç kaprisli, zararlı, manyak ağır hastalık geçirmiş kişiden çekeceğimi çekmişim geçmişte.

    3 4 gün sonra bu sorun patlama noktasına geldi. benimkini gece başka bir kız arkadaşı 3'de aradı. özbek bir kızdan barda feci dayak yemiş, ailesinden cekinip karakola gitmemiş, başka bir arkadaşındaymis. benimki oraya gidelim diye tutturdu. ben de gitmeyeceğiz diye bastirdim. arkadaşlarının onu kullandıgini, saf olduğunu, firlama arkadaşlarının bunun parasını yediğini söylüyorum. bu da salak degilim falan diyor. önce hızımı alamayıp enayi dedim, sonra da geri dönüşü olmadığını anlayınca ne kadar hakaret varsa siraladim. susup dinledi. diğer odada yattım. sabah beni yanlış tanıdığını, bu kadar sinirli biriyle ömür gecmeyecegini söyledi. içinden de nankör demiştir. ben geldiğimden beri elimi cebime sokturmayip 1500 lira civarında para harcamisti, geliş biletimi de o almıştı.

    istanbul- adana arasında ilişki yurumeyecegini zaten biliyordum. yürürdü de , boynuz moynuz girerdi. kan emici arkadaşlarının arasına tüm enayiligiyle bırakıp geldim. zengin diye evlenmek bile istiyordum, olmadı.