şükela:  tümü | bugün
  • az sonra yapacağım eylem. partnerim şu an duş alıyor. yani ellerimi yıkıyorum.
  • çocuk: baba, sevismek neden eglencelidir?
    baba: sevismek sana ayni, parmaginla burnunu karistirmak gibi bir duygu verir,bu yüzden çok zevklidir.

    çocuk: peki kadinlar neden erkeklerden daha çok zevk alirlar?
    baba: burnunu karistirdiginda burnun mu yoksa parmagin mi daha mutlu olur?

    çocuk: o zaman kadinlar neden tecavüze ugramaktan bu derece nefret ederler?
    baba: tecavüze ugramak, yolda yürürken birinin gelip burnunu
    karistirmasi gibidir. bu hosuna gider miydi?

    çocuk: hmm.. kadinlar neden adet günlerinde seks yapmazlar?
    baba: burnun kanarken burnunu karistirir misin? onun gibi bisii.

    çocuk: erkekler neden sevisirken prezervatif takmaktan hoslanmazlar?
    baba: elinde eldiven varken burnunu karistirmaktan zevk alir misin oglum?

    çocuk: baba, sana ooohaaaa demek istiyorum, süpersin yaaa!
  • kendine has alışkanlıklara sahip paylaşım..

    ingilizler 25 dakika sevişiyorlar.. ama hızlanan bir tempoyla işi sert bir şekilde sonuçlandırıyorlar..

    fransızlar 2 saat sevişiyorlar.. bunun ilk 1 saat 15 dakikalık bölümü ön sevişme ve çeşitli aşk oyunlarından ibaret.. romantizme büyük önem veriliyor çiftler arasında..

    türklerde süre ise 3 saat 5 dakika.. 3 saat dil döktükten sonra hatun ikna olursa 5 dakikada allah ne verdiyse
  • dokunmaktır...

    tüm canlılar evrene kendi enerjilerini yayarlar. bu enerji vücutlarından 360 derece genişleyerek yayılır. bu enerjinin çarptığı herşey ile etkileşime girerler. bir insanın diğer bir insandan hoşlanması demek bu kendine çarpan enerjiden hoşnut olması demektir. eğer bu enerjiden bu şekilde hoşnut kalınırsa insan tabii ki o enerjiyi daha çok hissetmek ister. bunun tek mümkün yolu o insana yaklaşmaktır çünkü enerjinin dağılım açısı düşünüldüğünde ne kadar yakın olunursa o kadar fazla enerji etrafa yayılmadan karşısındaki hedefe çarpar.

    bu eğer karşılıklıysa yani iki kişi de birbirinin enerjisinden bu derece hoşnut kalıyorsa ortaya daha müthiş bir enerji bileşkesi çıkarmaya başlarlar. bu insanlar birbirlerine yaklaşmak isterler ki aldıkları bu haz artsın. bu genellikle yakın bir şekilde konuşmakla başlasa da bir süre sonra yetmeyecektir ve insanlar birbirlerine dokunacaklardır. çünkü yine açısal olarak dokunmak enerjinin tamamını karşıya geçirmenin bir yoludur. fakat el ile dokunmak da bir süre yetmeyecektir ve tüm vücutlarını birbirlerine dokundurmak isteyeceklerdir.

    fakat bunun en yüksek boyutu karşıdaki insanın içinde olmaktır. iki insan tüm enerjilerini ancak bu şekilde birleştirebilirler ve ortaya çıkardıkları enerji dayanılmaz, sarsıcı, şiddetli bir enerjidir. orgazmdır. bir insan yaratabilecek kadar güçlüdür...

    sevişmek dokunmaktır. tam olarak...
  • bu eyleme atfedilen gunahlarin yarisi savasmak fiiline yapilmis olsaydi, dunya mis gibi, cicek gibi bir yer olabilirdi.
  • " kekik kokuyor ellerim hâlâ / senle yatmadım sanki / dağları dolaştım." (can yücel)
  • aşkın yataklara düşüren halidir.
  • bu kelime 80' lerin ikinci yarısına kadar, birbiri ile cok iyi anlaşmak anlamında kullanıldı.
    anneanne mesela derdi ki;
    - altı torun var ama en cok bu en küçük le sevişiriz.

    muhasebeci derdi ki;

    - sen merak etme ağabeyciğim, biz vergi dairesi müdürü ile pek sevişiriz, beni kırmaz.

    çünkü bugünkü anlamı ile sevişmek; halvet olmak, cenabet olmak, çimdik çimdik makarna oynamak gibi terimlerle anlatılıyordu.

    sonra asimile ve dejenere olduk. tam da -biz büyüdük ve kirlendi dünya- zamanlarında, kelime haznemiz bilinçli olarak daralttırıldı. bir de üzerine yozlaşmanın yeşilçam versiyonu bindi. parçala behçet, işte kapı işte sapı gibi filmlerdekiler sevişir oldu.
    onlar böyle aleni sevişince, yasaklanan şeyler arasına -sevişmek- kelimesi de dahil oldu.
    ahlaki yapımızdan çıktı.

    sonra bir demet tiyatro ile saldıraykatıldı aramıza, tüm tabuları yıktı.
    -inanmazsın ben de tam sevişecektim sen üzerine geldin, gel biraz ter atalım- larla günlük dilimize yerleşti yeniden.

    ben de gönül rahatlığı ile -sevişerek evlendim- diyebilirim artık.
  • "sevişmek, çiftleşmek değil tekleşmektir."
  • "iki insanın dünyayı aradan çıkarma çabası" demişti biri vaktiyle..
    katılmamak elde değil.