şükela:  tümü | bugün
  • sevmediğin dediysek lafın gelişi. fikrine katılmadığın belki asla uzlaşamayacağın biri diyelim biz buna. evet bazen savunmak zorunda kalıyorsun böyle birini. haksızlığa uğradığını düşündüğün için. saldırıya uğradığını düşündüğün için. bir çok insanın içinde yalnız kaldığı için. sokakta onlarca kişiden dayak yiyen biri gibi gördüğün için. bu kişi rahat yerinde sizin yardım çabalarınızla dalga da geçiyor olabilir ama burda mesele o kişi değildir mesele sizin tavrınızdır. savunduğunuz o'cu ya da şu'cu değildir savunduğunuz ilkelerinizdir nihayetinde.
  • sözlükte sık sık karşılaştığım durum. özellikle recep tayyip erdoğan, binali yıldırım veya melih gökçek için. bu kişiler eleştirilirken ön yargılar çoğunlukla aklın ve mantığın önüne geçiyor. bu durum sözlükte değil de toplum içerisinde olduğunda akp seçmenini kemikleştirmekten başka bir işe yaramaz (chp zihniyeti?). örneğini görmek isteyenler aşti'nin mamak'a taşınması veya hoşuna gitmeyebilir mırıldanırsın başlıklarına bir göz atabilirler. bu entry gelecekte benzer başlıklarla editlenebilir, belki de editlenmez.
  • eğer profesyonel değilseniz (bkz: avukatlık) bir süre sonra yapmış olduğunuz bu davranış sizin kişiliğinizi ve karakterinizi değiştirmeye başlayacaktır. olmadığınız bir insan gibi davranmak bir süre sonra alışkanlık haline varacaktır
  • "düşüncelerine katılmıyorum, ama senin düşüncelerini savunma hakkını sonuna kadar destekleyeceğim." voltaire

    voltaire abi tabi demokrasiden nasibini alan medeni bir abi. profesyonel olmadan yapabilenin sinir sistemini tebrik ettiğim olaydır.