şükela:  tümü | bugün
  • cengiz kurtoğlu'nun nefret ve sitem dolu şarkısı.

    çok kırdın şu kalbimi,
    ben sevdim sen kaçtın.
    kapanmış yaraları,
    ben sardım sen açtın.

    sevgiyi bilmiyorsan,
    suç bende mi neyleyim.
    sevmedin bırakmadın,
    adam gibi seveyim.

    seven çeker acıyı,
    sevmeyen ne bilsin.
    bana aşktan söz etme,
    sevmek kim sen kimsin.

    dilerim tanrıdan,
    hiç yüzün gülmesin.
    yıllarca benim gibi,
    sevinip acı çekersin.

    sevgiyi bilmiyorsan,
    suç bende mi neyleyim.
    sevmedin bırakmadın,
    adam gibi seveyim.

    seven çeker acıyı,
    sevmeyen ne bilsin.
    bana aşktan söz etme,
    sevmek kim sen kimsin.
  • barcelona - lisbon arası tırda direksiyon sallarken yolu çekilir kılar.
  • tam da sözlükteki, eski sevgilinin bana olan haksızlığı :/ trendine uygun olan bir şarkıdır.
  • bugüne kadar bana söylenmemiş, umarım söylenmeyecek, pek bi haketmediğimi düşündüğüm tümce.
  • "sana sitem ettiysem, sitem sevgiden doğar"* der coşkun sabah. cengiz kurtoğlu'da ordan cesaret almış olacak ki şarkı boyunca sitem eder. playlist bu şarkıyla başlarsa eğer rakıya benzer. ilk dublede rakıya yüklenip, takip edenlerde suyu fazlalaştırmak gibi.
  • cengiz babanın kıssadan hisse "sen kimsin lan" a bağladığı hoş bir parçadır.
  • bazen ciddili durup kendime sorduğum sorudur ki zira siz karşınızdaki insanın sevgisine laf atarken bir durup kendi sevginizi ölçüp tartsanız hiçbirimiz belkide mutsuzluktan ölmeyeceğiz.
    aşka aşık insanlar vardır ne kadar inkar etmek istemesem de bende onlardan biriyim.
    biri tarafından sevmeyi sevilmeyi,aşkı,heycanı,sürprizleri çok seviyorum.
    mesela o kalp ritmini değiştiren duyguya tapıyorum ama gel gelelim ki her şeyin olduğu gibi bununda karışması,git gelleri hatta nefes aldırmama evreleri var.
    ben bu evrelerde süper tökezliyorum ve bir hışımla kaçıyorum.neden kaçmayayım ki ? bir kere kaldım mücadele etmeye çalıştım hayatımın en zor evresiydi acı çekmekten yaşamayı unutmuştum.bu yüzden bir ilişki boka mı sarıyor canım bana müsaade diyip size yakışanı yapın ve gidiiin.
    işte bazen bu hareketlerimi düşündüğümde sevmek kim sen kimsin diyorum çünkü dört bir yanım üzülmemek için mantık duvarlarıyla örülmüş.ha o duvarları yıkan adam çıkar gelirse işte o adam için her şeyi yaparım ama şimdilik duvarlarım kalp ben.
  • yatılı okulun o soğuk ve nem kokulu odasında söylerdik bu şarkıyı. 10 kişilik koğuşun 5 delisiydik biz. dal işi satın alınan kısa lm'yi öyle bir çekerdik ki sineye, sonra hiçbirimiz toparlayamadık götü.

    ilçe merkezinde doldurttuğumuz kasetin ortalarında bir yerde çalardı bu şarkı. kasetin ilk başlarında ahmet kaya bağırırdı, saçlarına yıldız düşmüş koparma anne diye, önce bununla memlekette bırakılıp o lanet ilçeye lise okumaya gönderilen biz yatılı okul çocuklarının anneleri yad edilirdi, ağlardık mal gibi. kimi babasından ayrılan annesine, kimi hiç göremediğine, kimi de babasından sürekli dert çeken annelerine ağlardı ben gibi. o bir dal lm bitmezdi bir türlü, ahmet kaya'nın peşinden cengiz abi gelirdi ve bi başları * ile, bütün koğuş yine darmaduman. koğuş bu sefer orta okuldaki sümüklü sevgililerine haykırırdı, peşinden * gelirdi, sonra * ve en sonunda bu şarkı, tabi ilk şarkıda biten sigara kesmediğinden kalan şarkılar ayının ceketten aşırılan * ile şenlendirilirdi, uyku bastırır yat zili çalardı. sonra herkes buz gibi yatağında cenin pozisyonuna girer uyumayı denerdı. bazılarımız ise yastığın altından bisküvi yemeye çalışır ama beceremezdi, bisküvi paketi haşır huşur etti mi uyanırdı herkes, açılırdı koğuşun ışığı allah ne verdiyse girilirdi bisküvi paketine, ben güya kurnazdım, beremin içine koyardım bisküvi paketini.