şükela:  tümü | bugün soru sor
  • yeni ayrılmış ve ayrılmak istemediyseniz sizin için imkansız bir durumdur. herkesten "ondan vazgeç","üzme kendini boşu boşuna" gibi laflar duyarsınız. ama duysanız da nasıl uygulayabilirsiniz ki? aşıksınızdır ve gözünüz ondan başka hiçbirşey görmüyordur.
  • aradan çekilmek ve acıların en büyüklerinden birini kendi kendine yaşamak zorunda bırakılmaktır. dışarıdan güçlü gözükmeye çabalamak, "vazgeçtim ben zaten ne işim olur yahu" ayaklarına yatmak, bunu insanlara inandırmak; ama gecelerce düşünmekten ve ağlamaktan uyuyamamaktır. gün içinde eğer etrafında bulunmak zorundaysanız can çekişmektir. hayatınızın en boktan dönemlerinden birisine girmektir. ama sadece bir dönemdir, zamanla bütün acı veren hisler tamamen yok olmasa da çok azalır, belki şanslıysanız tamamen yok olur..

    edit: ayrıca şimdi düşündüm de, gözden ırak gönülden ırak sözü işe yarayacakmış gibi gözükebilir, genellikle de yarar denemekte fayda vardır; fakat yaramadığı zaman o can çekişmesi bir türlü kesilmez.
  • sevmeye karar verebiliyorsanız yapabileceğiniz bir eylemdir.
    ama şehsen ben duygu konularında karar vererek uygulama olayını maalesef beceremediğimden
    olması ya da olmaması yönündeki fikir beyanlarımı bünye pek kabul etmiyor. ancak davranış ve sözel olarak bir kontrol mümkün.
    kanımca bunlardan dolayıdır ki sevmeye karar verilemeyeceği gibi bir vazgeçme yönünündeki tercihiniz de bünyeniz tarafından pek kabul görmeyecektir. ha o şekilde açıp kapatılabilen bir duygusal sisteme sahipseniz onu tam bilemiicem.
  • sevmek size acı cektiriyorsa, aglayıp aglatıyorsanız ve sorgulamaya basladıysanız hissettiklerinizi belki de yapılması en dogru sey.
    mumkun olur mu bu vazgecis, yurek ferman dinler mi? *
    ancak yasanınca anlasılır. gucluyum ben, vazgecerim deyip, sonunda divane olmak isten bile degil.
  • sevdicege beslenen aidiyet duygusunun da azalip ya da bitmesi ile sonuclanir. sevgilinin kopegi olmaklardan, eski sevgiliye kopek kadar bile deger vermemeklige gecistir bu aidiyet yoksunlugu.
  • şu dünyada doğru insan ile karşılamamaktır belkide.sevmişsindir, hemde çok.o senin için dünya demektir, hergün uyandığın gün demektir.ama bir bakarsın birgün gelir en olmadık insan,belkide onun açısından en uygun kişi, ama sen bilirsinki en olmadık insandır. ondan hoşlandığını söler üstelik sen o kadar çabaladıktan; o kadar emek sarfettiğin halde seni bir paçavra gibi kenara her seferinden atmasına rağmen yanında kaldığında bile o değeri hak edememişsindir.sana sadece sırf bi hiç olarak değer vermiştir.seni basamak olarak kullanır yeri geldiğinde zevkleri için, yeri geldiğinde işleri için.sen asla onun gözündeki sen olamamışsındır.işte o noktada artık vazgeçme zamanıdır.en zorudur belki sevmekten vazgeçmek.onu her dakika düşünememek. ***
  • sevmekten bikmak usanmak durumu...
    eger yasanilan iliskilerde daha cok seven taraf olunuyorsa hep,sevilmeye hasret kalir insan...
    bilirsiniz o sizi seviyordur ama bunu bir turlu goremiyorsunuzdur.daha cok hissetmek istersiniz.siz turlu romantizmlerle sevdicegi mutlu etmeye calisiyorsaniz ve o hala her seyi sizden bekliyorsa,sizi biktirip usandirtiyorsa bir sure sonra sevmekten vazgecme evresi baslar.
    sevilmeye hasret bunyeler,vazgecerler sevmekten hem de hic farkinda olmadan...boyle durumlarda vazgecene degil vazgecirtene bakmak lazimdir.
  • bazen de artık kendini sevmeye başlamaktır. karşılıksız kalmış, tükenmiş bir sevdayı sürdürmemektir.
  • nefret yerini hiçbirşey hissetmemeye bırakınca yapılandır. çünkü nefret sadece sevmemeye çalışmaktır. ne zaman ki kendinizi sevmemek için zorlamazsınız, ya da içinizde ilgi gösterme isteğinin kalmadığını fark edersiniz, işte o zaman sevmekten gerçekten vazgeçmişsiniz demektir.

    bakınız frida kahlo ne de güzel anlatmış:

    sevmekten ne zaman vazgeçtim?

    kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.
    canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.
    bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.
    gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.
    her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.
    düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.
    ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.
    sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim.
    tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden "sen" olduğun için vazgeçtim.
    bencil olduğun için vazgeçtim.
    bunlardan sadece bir tanesi senden vazgecmem için yeterli değildi, çünkü sevgim yüceydi.
    ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım.
    bu yüzden ben de senden vazgeçtim.