şükela:  tümü | bugün
  • -eoo ekskuiiz mi, yirmi million, bozabilirsiniz?
    -bozdurmam ben bu vatanin parasini!
  • he ya hepsi hayal, yok öyle bir şey....

    (bkz: ermeni ulusal bildirgesi)
  • dış mihraklar bizi bölmek istiyuur sanrısının akademik hali
  • kuşatılma paranoyası olarak da bilinir.

    valla almanlar kendi sevrlerini yani versay antlaşmasını imzaladılar imzalamasına da sonrasında yaşadıklarını ve yaşattıklarını biliyoruz. kitlesel deliliğin en bariz örneğidir nazi almanyası.

    atatürk'ü sevin, sevmeyin. şu gerçekte buluşalım: o olmasa harbiden yarrağı yemiştik. sevr öyle böyle bir antlaşma değil. öyle böyle değil. açın bakın. versailles onun yanında zafer bildirgesi kalır. almanlar bu kadar delirdiyse biz hepten kopardık herhalde.

    türk toplumu derin yaraları olan, ağır travmalar yaşamış bir toplum. ermenilere yaşattıklarımızın on katını biz yaşadık. bilinmiyor çünkü konuşmak dahi istemiyoruz. yarımızın dedesi bir yerden göçmüş. neden, nasıl göçmüş anlatmaz. "viyana kapılarına dayandık... sonra atatürk geldi düşmanı yendi"den ibaret hikayemiz. bu iki fragman arasındaki üç yüz yılda olup bitenler kayıp.

    ne zaman yasını tutarız yaşadıklarımızın? ne zaman tanımaya başlarız kendimizi? o zaman affederiz etrafımızda dönüyor sandığımız şu dünyayı da, kendimizi de.

    o güne kadar türk'ün türk'ten başka dostu da yok düşmanı da.
  • https://www.nytimes.com/…acies-sevres-syndrome.html

    ülke'de oluşan olumsuzluklar için sürekli başkalarını suçlamak olarak değinilmiş.
  • "sevr sendromu ehehehe, büyük resim ehehehe." tarzı yorumlar yapan aşırı iyi niyetli arkadaşlar, "paranoyak olman, takip edilmediğin anlamına gelmez." diye bir söz vardır. bildiniz mi?
  • kemalist cumhuriyet'in siyaset bilimi literatürüne geçmiş olan meşhur paranoyası:

    https://scholar.google.com.tr/…evres syndrome&btng=
    https://en.wikipedia.org/…%20greece%2c%20britain%2c

    sevr sendromu terimi, türkiye'de son derece yaygın olan "tüm dünyanın türkiye'yi bölmeye veya yıkmaya çalıştığı" inancını ifade etmektedir. bu paranoya, cumhuriyet tarihi boyunca türkiye'nin iç ve dış politikasını şekillendiren en önemli unsurlardan biridir.

    sevr sendromu'nun varlık sebebi olarak, iki temel unsur sayılabilir:

    1. kendini önemli hissetme arzusu:

    uzun bir süre cezayir'den kafkasya'ya, mekke'den belgrad'a uzanan topraklarda dünyadaki süper güçlerden biri olarak hüküm süren türkler için; anadolu ve doğu trakya'ya sıkışıp kalmış, birçok yönden geri kalmış bir ülke durumuna düşmek büyük bir travma olmuştur. bu gerilemenin sebeplerini araştırıp ortadan kaldırmak yerine, kemalist cumhuriyet, eski gücünü ve önemini yitirdiğini kabullenmeyi reddederek, kendisine ve halka tüm yabancı devletlerin işi gücü bırakıp kendisini bölüp parçalamakla uğraşacak kadar önemli olduğu masalını anlatmayı seçmiştir. halbuki, bu masal anlatılırken türkiye; abd'nin orta doğu'daki ileri karakolluğu görevini yapmakta olan, fakir, siyasi yönden istikrarsız, bilim ve teknolojide geri kalmış, 80'li yıllara kadar da içine kapanık, gayet sıradan bir devlettir.

    2. dış düşman arayışı:

    otoriter rejimlerin iç siyasette yaptıklarını meşrulaştırabilmek için bir dış düşman belirlemesi çok sık görülen bir durumdur. kemalist cumhuriyet, yıllar boyunca başta kürtler ve dindarlar olmak üzere toplumun birçok kesimine akıl almaz zulümler uygulamış, bu zulümleri meşru gösterebilmek için de tüm dünyanın türkiye'yi yıkmaya çalıştığını, hakları için mücadele eden dindarlar ve kürtlerin de bu dış güçlerin maşası olduğunu iddia etmiştir. cumhuriyet'in ilk yıllarında şeyh said, seyit rıza, iskilipli atıf hoca gibi kemalist rejimle başı hoş olmayan kişilerin hepsinin "devleti çökertmeye çalışan ingilizlerin ajanı" olduğunun öne sürülmesi buna en uygun örnektir. bir dış düşmana ihtiyaç duyulmasının bir diğer sebebi de, ülkenin tüm geri kalmışlığının faturasının kemalist rejime kesilmesinin önüne geçilmek istenmesidir. terörün, fakirliğin, darbelerin, siyasi istikrarsızlığın, bilimsel ve teknolojik yetersizliklerin sebebi olarak "herkesin türkiye'ye düşman olması" gösterilmiş, böylece kemalistler suçu kendi üzerlerinden atmaya çalışmışlardır.

    (bkz: dış mihraklar/@the dawn mist glowing)

    kimi dış aktörlerin türkiye'nin toprak bütünlüğünde gerçekten de gözü olabilir: istanbul'u ve kıyı ege'yi ele geçirmek isteyen bazı aşırı sağcı yunanlılar* veya doğu anadolu'yu alarak büyük ermenistan'ı gerçekleştirme hayalleri kuran kimi ermeniler buna örnektir. fakat bunlar gerçeklikten uzak, ciddiye bile alınmaması gereken, marjinal fikirlerdir. bunlara bakarak dünyadaki herkesin türkiye'ye düşman olduğunu iddia etmek ve bu yönde politika üretmek sadece devlet yönetme yetkinliğinden uzak olmakla açıklanabilir.
  • bak sen, meshur paranoyaymis, sendrommus bu da haberimiz yokmus.
    boyle bir sendromdan turkiye'nin muzdarip oldugunu savunanlar akli dengesi yerinde olmayan, tedaviye muhtac gerizekalilardir.

    sizin o gencsivil dangalakliklarinizi kac defa daha beyninize beyninize cakmamiz gerekiyor?

    al bak daha bu sene (2020) oldu bunlar:

    1) en yetkili agizdan, ermenistan disisleri sozcusu'nden;

    "sevr degistirilemez ve silinip atilamaz":

    "armenia’s foreign ministry spokesperson anna naghdalyan asserted that “the treaty of sèvres has been and will remain a historical fact, which cannot be edited or wiped away.” "

    https://asbarez.com/…ra-over-sevres-treaty-remarks/

    2) sozde bati ermenistan savunma konseyi baskani michael sosikian;

    "lozan bizimle turkiye arasinda sinir cizmedi, o yuzden lozan gecerli degildir, sevres gecerlidir":

    "lausanne treaty did not discuss the frontier between armenian and turkey... sèvres peace treaty and lausanne treaty are successive treaties, “ the treaty where both parties signed is the one that governs the mutual rights and obligation between the parties ,” ...

    although lausanne treaty map includes territories as turkish lands encompassing the vilayets of bitlis, van, erzrum and trabizoned (which is armenian land as per the arbitration) , but it is not mentioned in the said treaty’s text, therefore that map is not valid according to article 4 of the said treaty which states that “ ın case of divergence between the text and the map, the text will prevail.”

    http://asbarez.com/…-any-other-esepcially-lausanne/

    3) yine ayni gavat la times'a sunu diyor:

    " “we want to see that border redrawn,” sosikian said."

    https://www.latimes.com/…-gnp-armenian13-story.html

    kendisi ayni zamanda cevat denilen sahsa verdigi roportajda "kurtler de turkiye'den toprak talep edebilirler" diyor.

    4) uluslararasi sosyalist genclik birligi (international union of socialists youth (iusy)) adli ne idugu "belirli" bir orgut var.

    uyeleri su ulkelerin su partileri:

    belgium – young socialists (jongesocialisten)
    belgium – movement of young socialists (mouvement des jeunes socialistes)
    canada – new democratic youth of canada
    croatia – croatian social democratic youth
    czech republic – young social democrats
    france – movement of young socialists (mouvement des jeunes socialistes)
    greece – panhellenic socialist movement – pasok youth
    ındia – young voters party
    ıtaly – young democrats (giovani democratici)
    new zealand – new zealand young labour
    portugal – young socialists (juventude socialista)
    poland – union of young social democrats
    republic of north macedonia – social democratic youth of macedonia
    slovenia – young forum of socialist democrats (mladi forum socialnih demokratov)
    serbia – youth of freedom and justice party

    ve en agir utanmaz uyesi:

    turkey – hdp (peoples’ democratic party) youth

    bunlar 2015'te su bildirinin altina imza attilar:

    "we, as socialist and social democratic youth organizations of countries and successor states that have signed the inviolable document, reaffirm the importance of the treaty of sevres and call upon the republic of turkey to begin the process of eliminating the consequences of the armenian genocide by initiating the restoration of the rights of the armenian people.
    we believe that this is the only way to create mutual trust between the people of both nations and to establish peace within the region."

    yani turkcesi:

    "tekrardan guclu bir sekilde sevr anlasmasi'nin onemini vurguluyor ve turkiye cumhuriyeti'ni ermeni soykirimi'ndan dogan olumsuz sonuclari, ermeni halkinin haklarini geri vererek ortadan kaldirmaya cagiriyoruz"

    https://www.armeniangenocidereparations.info/…p=647

    yukarida paylastigim kaynaklarin tumu yabanci. bu kaynaklarin ortaya koydugu goruslere gore acikca;

    - lozan'i gecersiz goren,
    - lozan'in yerine sevr'in gecerli oldugunu iddia eden,
    - ve bu yonde cagri yapan,

    butun taraflar "uluslararasi" bir blokta birlesmis durumda (hdp dahil).

    ama bu baslik altindaki sendromcu-sizofren-kurtcu-gencsiviller'e gore boyle seyler yokmus; hepsi turklerin sevr sendromuymus.

    osman baydemir'in o les agzindan gelsin o zaman size;

    "hassiktir diyoruz..."
  • evet, bir sendromdur fakat tarihi açıdan bakıldığında sebepleri görülebilir. sadece türkiye'ye özgü bir durum da değildir. örneğin macarlar için de triannon sendromundan bahsedebiliriz.

    diğer açıdan bakarsak son dönemdeki ermenistan- azerbajcan savaşı öncesinde paşinyan ve benzeri ermeni liderlerin konuşmalarında da sevr'e bir çok atıf vardır. hatta, bence türk-ermeni-azeri ilişkilerini en düzgün şekilde yorumlayan gerard libaridian'a göre, ermenistan'ın bu söylemleri türkiye'nin azerbajcan'a bu kadar net desteğininin bir sebebi.

    sevr'in gerçekleşmesi günümüz şartlarında namümkün görünmekle birlikte, bir takım ermeni milliyetçilerin de en büyük rüyasıdır. mesela ermeniler için de muhtemelen kars antlaşması çok büyük hezimet olarak görülüyor ki yanlış hatırlamıyorsam ermenistan resmi olarak tanımadı onu hala.

    demek istediğim şu ki, evet tabii ki var ama haklı sebepleri de vardır. zaten bu tarz şeyler olmadan ulus-devletler tarihini yazamaz. bir düşmanın olmadığı, sizi bir ülküde birleştirecek mitleri yaratamazsanız tarih yazımını nasıl yapacaksınız?
  • bir sosyolojik hastalıktır