şükela:  tümü | bugün
  • dicle öldürülenoğlu adlı kadıköy anadolu lisesi hocası idam edilenlerden birinin torunu olup; 'öldürülenoğlu' soyadını bu isyandan sonra aldığı bilinir.

    (bkz: dicle öldürülenoğlu)
  • bazı kesimlerin sandığının, bazılarınınsa söylediğinin aksine merkezinde etnik köken vurgusu olan bir kürt ayaklanması. bu ayaklanmaya "tamamen şeriatçı, dini ayaklanma" gibi sıfatlar vermek kürt gerçeğini her yönden gizlemeye çalışan bir politikanın ürünüdür.
    ayrıca şunu ayrıca belirtmeden geçemeyeceğim: şeyh sait, düzenli orduları bulunan bir aşiretin önderiydi ve bu düzenli ordular da kurtuluş savaşı'nda ciddi bir rol oynamıştı. gel gelelim ki bu orduların daha sonra isyanda da ciddi bir rol oynamasının nedenlerini de insan düşünerek bulmalı, bundan ders çıkartmalıdır.
    neyse, ayaklanmanın özetinin özetini özetleyecek olursak:
    koçgiri ayaklanmasının kanla bastırılmasından sonra 1922'de albay halit ve yusuf ziya gibi kişilerce kürdistan istiklal cemiyeti (azadi) kuruldu. şeyh sait ayaklanmasının esasen politik açıdan önderleri bu kişilerdir. (şeyh sait gibi aşiret önderleri de ayaklanmaya sonradan katılmışlardır.) 3 yıl boyunca örgütlenen azadi, ayaklanma tarihini 21 mart 1925 olarak belirler. ancak yanlış anlaşılan bir telgraf yüzünden ayaklanma bir bölgede erken başlar, bu bölgede ayaklanma hemen bastırılacaktır. yusuf ziya ve albay halit tutuklanır. işte şeyh sait bu noktadan sonra ayaklanmaya önderlik edecektir.
    şeyh sait, kendisini takip eden askerler ile çatışmaya girer, askerler ölür. olaydan haber alan diğer bölgeler ayaklanmanın başladığını sanıp harekete geçer: bazı bölgeler ele geçirilir, pek çok kent kuşatılır. ancak albay halit'in ve yusuf ziya'nın ele geçirildiği bölgedeki ayaklanma erken bastırıldığından bu kuşatmalarda istenen sonuç elde edilemez. sonuçta ayaklanma bastırılır. ayrıca bazı aşiret liderlerinin (ve böylece o aşiretin) de tabiri caizse kendini satarak, para karşılığında ayaklanmaya karşı savaşması da isyanın bastırılmasında önemli bir etkendir. şeyh sait ve arkadaşları yakalanır, istiklal mahkemelerinde idama mahkum edilir.
    şeyh sait ayaklanmasının gerici bir ayaklanma olmadığını yazının üstlerinde de belirtmiştim. aslında buna en güzel kanıt, istiklal mahkemeleri'nin o günkü verdiği karardır:
    "hepsinin hedefi aynıydı, bağımsız kürdistan'ın kurulması ve isyan başlattılar..."
    son olarak şeyh sait'in darağacına giderken söylediği sözler ise şunlardır:
    "bugün fiziki açıdan yaşamım sona erebilir, lakin yaşamımı halkım uğruna feda ettiğim için hiçbir zaman pişman olmadım. tek isteğim gelecek günlerde torunlarımızın bizden utanç duymamalarıdır."

    evet, tarihi okumak; çarptırılmamış bir halde okumak önemlidir. umarım bir gün herkes resmi ideoloji için baştan yazılmış tarihin kitaplarını değil de yaşanan tarihin kitaplarını okur.

    iki yıl sonra gelen düzeltme ve edit: ilk cümledeki "tamamen etnik ayaklanma" ifadesi, ayaklanmanın içindeki politik, ekonomik ve dini etkileri de gözardı etmeyecek şekilde: "merkezinde etnik köken vurgusu olan ayaklanma" olarak değiştirildi.
  • hazırlığını ve desteğini ingilizler yapmıştır.
  • tamamiyle musul ve kerkukun elden gitmesini engellemek ve turk ordusunu bu konuyla mesgul ederek masa basinda koz sahibi olmak amaciyla ingiliz destekli bir ayaklanmadir. acaba bu plan basarisiz olsaydi turkiye nerde olurdu sorusu ise sikilmis gotun davasi muhabbetine girse bile insana "elveda ay elveda feza" dedirtir.
  • bazi kitap yazarlarinin "seyh sait destani" olarak anlattigi olay. kisinin bakis acisina gore deismekte. cumhuriyet tarihinde mustafa kemal'i en cok sinirlendiren olaydir seyh sait isyani.
  • genel itibariyle dogudaki kurtlerin milliyetcilik ve birazda dini unsurlarla gaza getirilip ayaklandirilmasindan dolayi cikmistir. bu gaza getirme operasyonunda ingilizlerin ve guc sahibi kurtlerin isbirligi cok onemlidir... ayaklanmalar uzun suren ugraslar ve dokulen onca kandan sonra bastirilmis olmasina karsin bedeli cok cok agir olmustur... bugun hepimizin altinda birer porche yoksa tek sebebi bu isyandir cunku bu isyanla ugrasilirken musun(yani gani gani petrol...) elimizden cikmistir... ayrica demokrasinin sarti olan cok partili sistemde bu isyan yuzunden sekteye ugramistir... isyana kizan ismet pasa birazda bunu bahane edip o zamanki hasmı olan terakkiperver cumhuriyet partisini kapatmistirki belkide cumhuriyet tarihini etkileyen en onemli olaylardan biridir...
  • seyh sait ve 52 seyid arkadaşı tarafından çıkarılan ayaklanmadır.
  • bu ayaklanmanın kökeni, mayıs 1923’de azadi denilen milliyetçi bir kürt partisinin kuruluşuna kadar götürülebilinir. bu partiyi kürt milliyetçileri ve osmanlı ordusundaki kürt subaylar kurdu ve bir zamanlar direniş hareketinin önde gelen bir üyesi ve müşteki mutki aşiret reisi hacı musa yönetiyordu. azadi’nin taraftarları, başta hilafetin kaldırılması ve türkçe'ye dayalı modern eğitim sistemi olmak üzere, yeni türk hükümetinin politikalarına karşı çıktı.
    mumcu, şeyh sait isyanının dini bir başkaldırı olduğuna inanıyor ve şeyh sait’in soruşturma arasında isyanın amacının şeriat hukukunu yeniden getirmek olduğunu söylediği bir ifadesini aktarıyordu. diğer yandan aybars, şeyh sait’in öncelikli olarak bir milliyetçi olduğunu öne sürdü. abdülmelik fırat, daha sonraları dedesinin önde gelen bir dini lider ve alim olduğunu, milliyetçi düşüncelere sahip olamayacağını vurguluyordu.
    şeyh sait isyanı, türk hükümetinin merkeziyetçi politikalarına gösterilen kızgınlıkla bağlantılıydı. arfa’ya göre, doğudaki korkunç ekonomik durum, 1923 seçimlerinde t.b.m.m.’ ye yeniden seçilemeyen aşiret liderlerinin rahatsızlığı ve feodal toprak ağalarının ve aşiret reislerinin ayrıcalıklarının azaltılacağı korkusu isyanın nedenleriydi.
    isyana katılan bazı liderler, ayrı kürt kimliklerinin çok fala bilincindeydiler. oldukça yüksek bir dini söylem de olsa, ayrılıkçı bir siyası gündem geliştirmişlerdi. öyle görünüyor ki, türk hükümetinin reformlarının islam’ı zayıflattığı zannedildiği bir sırada din, kürtlüğün önemli bir ayırt edici karakteristiğiydi.
    şeyh sait isyanı sırasında türkiye’deki kürtler arasında yaygın bir ulusal bilinçten söz etmek güçtür. bu ayaklanma ankara’daki yetkililerin dayatmaya çalıştığı merkezileşmeye direnmek için çeşitli kürt aşiretleri birleştirmede rol oynayan karizma tik dini liderin önderli liğindeki bir ayakanma olarakadeğerlendirilebilir.
    tuncay’a göre isyanı bastırmaya yönelik askeri operasyonlar, insan kaybı ve finansman bakımından kurtuluş savaşı’ndan daha pahalıya mal oldu.
    bu isyanın türk milliyetçiliği evrimi üzerindeki etkisi köklüydü. başkaldırı 2. dünya görüşünün çatıştığı bir sırada gerçekleşti. görüşlerden biri modernite ve birliği, diğeri dini ve gelenekçiliği vurguluyordu.
    m.kemal ve lider kadrosu şeyh sait isyanını bir karşı-devrim kalkışması olarak gördü. başkaldırı bizzat yeni doğan türk devriminin temeline bir tehdit olarak algılandı. m. kemal ve arkadaşlarının türkiye’deki toplumun dönüştürülmesi konusundaki güvenlerini sarstı. bu güvensizlik 1920’lerin ikinci yarısında yeni yasaların çıkarılmasına yol açtı.
  • erzurum-hınıs yakınlarında başlayan ayaklanmadır.
  • hakkında muhtelif yorumlar bulunan ayaklanma. kürt milliyetçileri, isyanın tamamen etnik nedenlere dayandığını savunur. ancak bilinmektedir ki, hareketin ardındaki azadi örgütü, kitlenin desteğini alabilmek için dini liderlerle temasa geçmiştir. nitekim şeyh sait'in, isyanı örgütlemek amacıyla yaptığı gezilerdeki konuşmalarında da "kürtlük" değil "din" vurgusuna rastlanır.

    kemalistler ise isyanın bastırılmasını "feodalizmin tasfiyesi" olarak değerlendirme eğilimindedir. martin van bruinessen, isyanın liderliğini yapan aşiret reislerinin ve şeyhlerin hiçbirinin büyük toprak sahibi olmadığını söyler ve söz konusu değerlendirmenin tam aksine, büyük toprak sahiplerinin ayaklanma sırasında hükümet ile işbirliği içerisinde olduğunu belirtir.