şükela:  tümü | bugün
  • istanbul lisesinde tarih öğretmenliği yapmaktadır. öğrencileri iyi anlayan, sabırlı, saygılı bir öğretmendir. liseye gidilidiğinde müdür yardımcılarından önce o aranır, bulunur, selam eksik edilmez, sohbet edilir. okulun yıllardır arayıp da bulamadığı müdürün ta kendisidir bence.
  • babama çok benziyor,birini gömdük öteki duruyor mutluyum.abim yok ama olsa ona da benzerdi.bunlarla senkronize çok iyi arkadaştır,ağlayacağım hiç aklıma gelmez ya neyse,öyle birşey olacaksa birgün okulumda ilk koşacağım omuzdur.ondan bir tane daha yoktur.
    ***
    yaş 16,az biraz biliyoruz haliyle,bildiğimizle atıp tutuyoruz,eşitiymiş gibi dinliyor hiç öyle uçma evladım filan yok.dahası var mı allaşkına.bi proje geliştirmem gerekti,danıştım,1 koca ders boyu dinledim ve beni ne kadar değiştirdiyse proje o derece adam oldu.2. olduk olm.ondan bir tane daha yok.
    ***
    hiç kızdığını hatırlamam,ne kadar enteresan.matematik dersinden kovulunca koridorda gariban gariban kalmama dayanamayıp dersine buyur etmişliği vardır,ondan bir tane daha yoktur.
    ***
    ulaşabileceğiniz en büyük sözlü kaynaklardandır.
    ***
    okuduğum kitaplardan 2 tanesinde o kadar çok not almıştım ki,araştırmaya üşendim.tek tek sordum ve bıkmadan cevap verdi,ondan bir tane daha yok.
    ***
    aynı zamanda en büyük şanssızlığımızdır seyit ışık.iki tane tarih hocamız var,ikisi de mükemmel.keşke matematiğe filan girseydi de seyit hoca haftada 5-6 saat filan görseydik.2 saat dersine girmek büyük şanssızlık.
    ***
    şimdi düşündüm de hiç giremeyenlere göre lütuf da sayılır.
    ***
    evet,lütuftur,ondan bir tane daha yoktur çünkü.

    yıllar sonra gelen edit: bazen bu entryyi okuyup okuyup ağlıyorum. 25 yaşında adamım lan ben. gözlerimi dolduruyor bu güzel insan.
  • yatakhanede nöbetçi olduğu günler iple çekilen, iel tarihinde görüp görülebilecek en iyi hocalardandır.
    yaptığım inanılmaz büyük bir salaklık (gerçekten inanılmaz) sonrası, yerinde ben olsam beni(asıl beni) 10 defa boğazlayacak olmama rağmen, tek sorusu gülerek 'aşık mı oldun oğlum neyin var' diyerek gönüllerde taht kuran.
    5 dk muhabbetinin insana çok şey kattığı, mezun olunduğunda iele dair en çok özlenen, hoca gibi hoca, adam gibi adam, insan gibi insan.
  • bu yaz "din düşmanlığı yaptığı" gerekçesiyle bir soruşturma atlatmış istanbul lisesi tarih öğretmeni. öğretmen diyip geçmek istemiyorum, zira kendisi en kısa tabirle öğretmen ideasıdır, laboratuvarda mükemmel bir öğretmen üretilmeye çalışılsa seyit hocama çok yakın biri çıkacaktır eminim. dersime girdiği ve üniversite sınavı telaşıyla akıp giden 2 senede bana çok şey katmış, her zaman zevkli geçen dersleriyle kafamı ders saati boyunca tüm o gereksiz işlerden uzaklaştırmayı başarmıştır.

    önceki entrylerde bahsedildiği gibi oldukça bilgili olmasına karşın alçakgönüllülüğü ve her durumda öğrenciyi düşünmesi, hoşsohbetliği, kendisi hakkında ileri geri konuşan dinci tayfanın aksine her görüşe saygı duymasıyla iel camiasında en çok sevilen kişilerden birisi olmuştur zaten.

    tabii ki üstte yazdığım tüm olumlu özelliklerine karşın tipik türk-islam sentezcisi tarih anlayışına mesafeli durması ve her daim duymadan rahat edemedikleri bazı zırvaları tekrarlamaması islamofaşistler tarafından karalanması için yeterli bir sebep maalesef.

    umarım çizgisini bozmaz demek istiyorum fakat ülke bu zihniyetin oyuncağı olduğu sürece dedikleri belli kişilerin hoşuna gitmezse başı muhakkak derde girmeye devam edecek. emin olduğum bir konu varsa o da şudur ki türkiye'nin daha çok seyit ışık'a ihtiyacı var.
  • geçen yıl zaten soruşturma geçirmişti, bu yıl görevden alınmış. kendisinin ziyaretine gidemen ayrılmış olması üzücü, sağolsun tarih konusunda bayağı faydasını görmüştüm üzücü oldu.
  • hakkında dine hakaret gerekçesiyle açılan soruşturmadan dolayı görevinden uzaklaştırılmış, her zaman için öğrencilerine özgür düşünceyi ve hoşgörüyü aşılamaya çalışmış tarih öğretmeni. hakkında söylenecek pek bir şey yok; zira her kafadan farklı bir sesin çıktığı ve hiçbir konuda anlaşma sağlanamayan iel camiasında bile üç beş kendini bilmez dışında ,görüldüğü üzere, sevmeyen yoktur seyit hocayı. okuldayken verdiği proje ödevleri bile aklımda. kendisinden proje alan öğrencilerine istanbul'daki kıyıda kalmış müzeleri gezme ödevi verirdi, ki bu müzeler genelde sanat müzesi olurdu. bu müzeleri gezmeye gittiğimizde bile sorarlardı bize nereden biliyorsunuz burayı diye. normalde kimse gitmiyormuş çünkü. biz ödev için geldik deyince de hocanızla tanışmak isterdim diye bir cevap almıştık bir keresinde sergi sahibinden. demem o ki; seyit hoca öyle her yerde bulabileceğiniz bir insan değildir, özgür düşünceli ve gerçekten öğrencisine fayda sağlamaya çalışan biridir. özgür düşünceli dediysem etrafınızda görebileceğiniz sözde demokratlardan değildir kendisi. buraya bir de öğrencilerine veda ederken yaptığı konuşma gelecek.

    https://www.instagram.com/…sue9/?taken-by=egeozsoy_
  • --- spoiler ---

    sarı siyahlı camiamızın değerli mensupları,

    sizlerle, biz istanbul erkek lisesi öğrencilerini büyük üzüntüye sevk eden bir gelişmeyi buradan paylaşmak istiyoruz. konu, okulumuzun değerli öğretmenlerinden biri ile ilgilidir. tarih öğretmenimiz seyit ışık hakkında açılmış olan soruşturma sizlere daha önce aktarılmıştı. o soruşturmanın idari yaptırımı, seyit ışık öğretmenimizin okulumuzdan başka bir okula nakli olarak sonuçlanmıştır. bizler istanbul lisesi öğrenci birliği (ilöb) olarak bir öğretmenimizin ders işlerken konu ile ilgili olarak paylaştığı bilgiler nedeniyle şikayet edilmesinden, soruşturma açılmasından ve bunların sonucunda disiplin ve idari ceza almasından dolayı, ülkemiz ve okulumuz adına büyük üzüntü ve endişe duymaktayız. bir hakaret içermeyen ya da vatanımızın birliği ve bütünlüğüne aykırı olmayan bütün görüşlere saygı duyuyor ve doğrular üzerine düşünmemizi sağlaması açısından her fikri ve bilgiyi değerli buluyoruz. gerek seyit öğretmenimizin gerekse herhangi bir başka öğretmenin bu durumla karşı karşıya kalması milli eğitimimiz adına üzüntü vericidir. bu görüşümüz, ülkemizin her okulundaki bütün öğretmenler için geçerlidir. bu aşamada bizlerin bu görüşü doğrultusunda endişemizi paylaşan ve girişimde bulunan okul idarecilerimize, mezun abla ve ağabeylerimize teşekkür eder, konunun yine mezun büyüklerimizin desteği ve aracılığı yargıya intikal edeceği bilgisini sizlerle paylaşmak isteriz.

    saygılarımızla,

    istanbul lisesi öğrenci birliği

    --- spoiler ---
  • kendisi başka okula gönderilmiş. vallahi tebrik ederim. sen gir istanbul erkek'te oku, ama dersteki hocanı şikayet edecek kadar şeref yoksunu ve sığ kafalı kalmayı başar. tebrik ederim o arkadaşı.

    aynı okulun eski hocalarından çok büyük bir yavşak da, ki kendisi uranyum hikayeleriyle ünlüdür, gerekli yerlere yalanarak, il milli eğitimde görevler almış, bazı okullara müdür olmuştur. facebook'ta her gün en az 20 tane akp ve rte paylaşımı yapması, o makamlara nasıl gelindiğini gösteriyor heralde.

    şu ülkede eğitimine güvenecek üç bel kurumdan birini ne hale getirdiler. mezun olduktan sonra bir ziyaretimde, ele geçirmeye çalışıyorlar burayı hiç tadı kalmadı demişti sevdiğim bir hocam. bari almanlar "sikerim yapacağınız işi" deyip gitmese de, en azından ordaki kalite kalsa.

    edit: sevgili kardeşlerim, abilerim, ablalarım! ekşi sözlük denen bok yuvasına güvenmediğim ve entry de alenen hakaret içerdiği için isim falan yok ortada. o yüzden rica ediyorum "o kim?" diye sormayın. zaten aynı anda okulda bulunup da tanımayacağınız bir şahsiyet değil kendisi.
  • eğitim-öğretim hayatım boyunca daha iyisini hatta yanına yaklaşanı bile göremediğim için benim için ideal öğretmendir kendisi. meslektaşlarının aksine öğrenciyi çocuk olarak görmek yerine birey olarak görmeyi tercih eder. 14-15 yaşlarında bu durumun ne kadar önemli olduğunu, öğrenci için ne kadar çok şey fark ettirdiğini doğru şekilde anlatabileceğimi sanmıyorum.

    kendisinin lise yıllarımda bana kattığı en büyük şey, fanatizmin ve yobazlığın her türlüsüne aynı dirençle karşı çıkmayı öğretmiş olması. bu coğrafyada dini, kemalizmi, sağcılığı, solculuğu, ulusalcılığı vs aynı objektiflik ile eleştirebilen bir lise öğretmeni bulmanın ne derece zor olduğunu herkes aşağı yukarı tahmin edebilir.

    olayları duyunca gerçekten çok üzüldüm, ama hiç şaşırmadım. kendisi türk eğitim sistemi için birkaç yüz gömlek üstün bir öğretmendi. kendisinden daha çok üzüldüğüm ise şu anda okuyan öğrenciler oldu. seyit hoca'dan ders almak, onunla tartışabilmek, tarihi veya güncel herhangi bir olay hakkında yorumunu almak, kendi bakış açınızı paylaşarak üzerine konuşabilmek istanbul lisesi'ni istanbul lisesi yapan en büyük değerlerden biriydi benim için. resmen kazanılmış haklarını ellerinden aldılar o öğrencilerin. kendisinin kıymetini bilebilecek olan öğrencilerden kopartılmasını tüm yapılanlara rağmen akp hükümeti ve kuyruklarının en büyük kazıklarından biri olarak anacağım sanırım.

    tüm bu anlattıklarım "onca hükümet karşıtı hoca varken neden seyit hoca?" sorusunun da cevabı aslında. seyit hoca yaratılmaya çalışılan sistem için en tehlikeli öğretmen tipidir de ondan. okuldan örnek vereyim, gül hoca*, mustafa kemal fanatiğidir. dolayısıyla sisteme zararsızdır. ya da haldun*, marksist-leninist ideolojinin fanatiğidir, onu över, diğerlerini yerer. kötü niyetli olduklarını kesinlikle iddia etmiyorum, ama bakış açıları "benim ideolojimi hepimizin ideolojisi olsa, hayat bayram olsa"dan öteye gidemez ve bu doğrultuda çabalarlar. ama seyit hoca öyle değildir, size bir ideoloji aşılamaya çalışmaz, bir düşünme biçimi aşılamaya çalışır. düşünmeyi ve eleştirmeyi öğretir ki şu anki sistem için en rahatsız edici öğretmen de budur. "mustafa kemal'in askerleriyiz" veya "yolumuz devrim yolu" diye bağırandan korkmaya gerek yok, yüz yıldır bağırıyorlar, bir şey yapabildikleri yok, ayrıca kolaylıkla yönlendirilebiliyorlar, şu anki hükümeti hiç rahatsız etmeyecek muhalefet tipi. ama "düşünün!" diye bağıranı, anında indiriyorlar.