şükela:  tümü | bugün
  • izmir'in gülü altınordu'nun bir garip başkanı. altınordu u18 takımı 16 dakika da 3-0 öne geçti diye kızıp şu yazıyı yazmış çocuklara:

    kıymetli altınordulular ve futbolseverler merhaba,

    insanoğlunun başarıyı yakaladığında şımarması ile ilgili bir yazı olacak bu...
    ama önce bilmeyenler için bazı bilgiler paylaşmalıyım sizlerle...
    altınordu futbol sosyal girişimi genç takımları, tff’nin düzenlemekte olduğu u21 elit, u19 elit ve u17, u16, u15 ve u14 akademi ligleri'nde kendilerinden büyük yaş gruplarına karşı oynamaktalar...
    örneğin; bu yazıma neden olan, 1997 doğumlu evlatlarımızdan oluşan u18 takımımız, u21 ptt 1.lig’te kendilerinden 1 yaş, 2 yaş, 3 yaş büyüklerine karşı mücadele etmekteler.
    (bilmeyenler için) u21 ne demek ? > bu sezon 2014/2015 sezonu... 2015’ten 21’i çıkar = 1994 kalır. demek ki bu kategoride 1994 doğumludan daha büyük oynatamazsın.
    yani 1993 doğumlu sporcu oynayamaz... ama 1994’lülerin yanısıra, 1995, 1996, hatta yetenekli sporcun varsa 1997 doğumlu sporcu oynatabilirsin...

    cumartesi günü altınordu selçuk tesislerimiz’de oynanan altınordu–orduspor u21 ligi maçında 8 sporcumuz 1997 doğumlu idi... yani 18 yaş dönemindeler...
    diğer 3 sporcumuz ise, 1994 doğumlu kalecimiz, 1996 doğumlu stoperimiz ve 1998 doğumlu genç milli stoperimiz idi... bizim yaş ortalamamız 18 idi...
    karadenizli kıymetli konuklarımız ise, iki 1994’lü, altı 1995’li ve üç 1996’lı sporcu ile sahaya çıktılar... ortalamaları 20 yaş yapıyor.
    demek ki bu maçta evlatlarımız kendilerinden 2 yaş büyüklerine karşı oynamışlar...
    “yiğidi öldür ama hakkını ver” > u18 takımımız, u21 ptt 1.lig’te 13 maçta 9 galibiyet 2 beraberlik 2 mağlubiyet, 28 attığı gol, 15 yediği gol, 29 puanla lider durumda ***
    buraya kadar tamam ...

    maç başladı... bizimkilerden müthiş bir baskı... ordulu gençler ise, batı’ya gelmenin rehavetinden henüz uyanamadan, 16. dakikada maç 3–0 oldu...
    3–0’dan sonraki ilk 10 dakika vitesi önce 3’e, sonraki 10 dakikada da 2’ye indirdiler !..
    ben tabii, kırk baharın otunu yemiş bir dinozor olarak, tribündeki velilere dedim ki, inşallah 1 gol yeriz de bizimkiler tekrar maça dönerler !..
    bakın... ilk dakikalarda atılan 3 golün zararlarına bir bakın şimdi !
    verdiğimiz tüm eğitimler çöpe atıldı, unutuldu gitti, genç beyinler devreye girdi ve bütün organlara “beyler maç bitti, kasları rölantiye alın..” talimatı verdi !
    ... ve yüksek tempoda çalışan kasların bazıları paydos edip, istirahate çekilmeye başlarken, bazıları da nöbetçi kas olarak istemeye istemeye çalışmaya devam ettiler !
    omuz kasları tatile girmiş mesela, bacak kasları ise nöbetçi !
    iki bacak kası aralarında konuşuyorlar ;

    - ulen var mı böyle bir şey yaaa ! bilseydim hentbolcu kası olurdum yani !

    3–0’ın verdiği rehavetin, laubaliliğe dönüşme sürecine bir bakalım şimdi;
    - 96’lı stoperimiz son adamdan topu mükemmel kesiyor. son adam baskı yapıyor, bizim oğlan çalım yapıyor, topu kaptırıyor !
    ben notlarıma ( - ) yazıyorum. rakip gol attı sayıyorum bunu !..
    - 3 golün sahibi orta saha oyuncumuz hemen önümüzde bir ikili mücadele kaybediyor, arkadan bizim gibi seyrediyor !
    ben efendice motive ediyorum, “hadi oğlum daha maç bitmedi, hadi evladım !..”
    ya o ne düşünüyor o anda ;
    “yahu şu bizim başkan’a da (bana sadece evlatlarım “başkanım” diyebilir, başkasına dedirtmem) yaranamıyooz yaaa, 3 gol attık, hala koşş diyoooo !..”
    - korner kazanıyoruz, 96’lı stoperimiz rakip ceza sahasına kafa vurmaya gidiyor,
    osuruk hızıyla gelen korneri kaleci ‘olmuş armut toplar gibi’ topluyor, hemen oyunu başlatıyor...
    bizim salı günü türkiye kupası deplasmanında kayserispor’a karşı sahaya sürmeyi planladığımız stoper oğlumuz, geriye jogging yaparak dönüyor !..
    - ilk 30 dakika orta sahada bütün topları kazanan ön libero evladımız, hemen önümüzde ince yapıyor, tabii ki rakip yemiyor, topu kapıyor ve kontratak yiyoruz.
    ben notlarıma ( - ) yazıyorum. rakip bir gol daha attı sayıyorum bunu !..
    - sağ arkada başarıyla oynayan, her maçta 10-15 bindirme yapan genç yeteneğimiz, hiç bindirme yapmıyor !.. daha doğrusu yapamıyor, çünkü beynine söz geçiremiyor :(
    “hadi lan kaslar çalışın !..”
    e abi yarım saat önce gönderdiniz herkesi, benden bu kadar !..
    - genç milli santrforumuz arkadan faul yapan rakip stoperi hakeme şikayet ediyor !..
    “hocam biz bıraktık ama bunlar hala oynuyorlar yaa, küsçem amaa :(”
    dakika 65 !..
    ben daha fazla dayanamıyorum !.. gidiyorum !.. giderken de (içime atıp kanser olmamak için) bağırıyorum;
    - ... hocam ben gidiyorum, ama siz de gidiyosunuz !

    - (merak edenler için) maçın sonucu; rakip bir penaltı kaçırıyor, maç 3–1 bitiyor.
    - (merak edenler için) ben ne yaptım?; tüm ekibimizi 1 haftalık zorunlu dinlenme tatili’ne gönderdim.
    - bu hafta oynayacakları gaziantep belediye maçı uçağına kadar izinliler.
    - cuma havaalanı’nda buluşma ve cumartesi maç... mecburen ben de gidecem artık ? :( allah nasip ederse tabii ki...

    şimdi tam 7 yıldır birlikte olduğumuz, 97’li evlatlarıma sesleniyorum;
    - şehirde durmayın, şehir kirli !
    - köye gidin, ormanda koşun, mesela alın baltayı elinize odun kırın, arada sırada kafanıza da vurun ! ama kafanızı kırmayın ! lazım olacak çünkü...
    - bu maçta, 16.cı dakikada kasları tatile çıkaran “beyniniz ile bir hesaplaşın !..”
    - arada bi 60 yaşına gelmiş olan bu dinozor başkanınızı da düşünün:
    - yaa bu bizim başkan gerçekten don kişot galiba...
    - yediriyor, içiriyor, barındırıyor, giydiriyor, sinemalara götürüyor, uçaklarda gezdiriyor...
    6 tane antrenman sahamız var, takım hocalarımız, performans geliştirme hocalarımız, analistlerimiz var...
    - biz onun için 16 dakikada 3–0 yapıyooozz, yine de yaranamıyoooz...
    - ben şu don kişot’u okusam mı acaba ?
    - yok yok, artık sizin don kişot’u okuma döneminiz geçti... biz bu dünya klasiği kitabı piyes halinde 12, 13, 14 yaş kardeşlerinize okutuyoruz...

    - size tavsiyem ne olabilir ?
    - “pi’nin yaşamı” filmi olabilir mesela.. hatta 3 defa izlemenizi tavsiye ederim.
    kim hayatta kalıyor ? nasıl hayatta kalıyor ? kim kimi yiyor ? aslında kaplan kim ?
    - hafta sonu gaziantep’e gideceksiniz ya... 2001/02 sezonu fenerbahçe 4 – gaziantepspor 3 maçının cd’sini izlemenizi isterim mesela...
    2001/2002 sezonunda, kadıköy’de fener’e karşı devre arasına 3–0 önde giren ve maçı 4 – 3 kaybeden gaziantep’lilere sorun mesela !..
    o travma o dönemin efsane belediye başkanı celal doğan abimizin başarılı futbol yöneticiliği döneminin bitişinin başlangıcı mı idi ?

    - aman başkanım böyle şeyler söylemeyin, ağzınızı yel alsın başkanım...
    - bas bas bağırıyorum işte .. haykırıyorum analarınızın, babalarınızın, kız arkadaşlarınızın önünde...
    - o zaman meslek sahibi olmak ne demek ?.. öğrenin artık !

    - “futbol mesleği sahibi” olmak ne demek ?;
    - son düdük çalıncaya kadar formanızın hakkını vermek demek,
    - çok çalışmak demek, iyi beslenmek, iyi dinlenmek demek,
    - ayağınızda en fazla 3 saniye top tutmak demek,
    - kaptırdığın topu tekrar kazanmak için mücadele etmek demek,
    - hırs demek, coşku demek, dayanıklı olmak demek,
    - enerjiye, fiziğe dayalı iş yapıyorsun, uçkuruna sahip olmak demek !..
    - kos koca haftada 1 gün, o da 1,5 saat sahaya çıkıyorsun, gevşememek demek,
    - gevşemek bi yana, o 1,5 saatte 15 kilometre koşmak demek...
    - gençsin, ölmezsin !..
    - ama adam olursun be !..

    - ben bunları size belki ellinci defa tekrar ediyorum ya ;
    - yuh olsun bana !
    - yuh olsun hepimize !
    - yuh olsun biz yetişkinlere !
    - yuh olsun bu gencecik beyinleri şişirenlere !

    seyit mehmet özkan
    altınordu arması yeddiemini
    kafayı yiyen adam
  • cv'si ile beni akşam akşam gülümsetmiş altınordu başkanı, memleketimin** fitbol önderi, bir deli oğlan...

    "doğumu: 1955 yılında, izmir’de, o yılların en hareketli semti olan eşrefpaşa’nın, en hareketli mahallesi çimentepe’de doğdu.
    - genetiği: baba dedesi kırşehirli, babaannesi şumnu tatarı . anne dedesi kırcaali’li, anneannesi gümülcine’li. genetik 1/4 anadolu , 3/4 balkanlar. “karışım”’dan memnun.
    - ailesi: tornacı-demirci rahmetli kenan usta’dan olma, evi çekip çeviren rahmetli annesi,“işletme uzmanı” ayşe hanım’dan doğma. dört kardeşin en büyüğü…
    - eğitimi: ilköğretim eşrefpaşa zafer ilkokulu, orta öğretim güzelyalı türk koleji, üniversite ankara odtü işletme’79. top eğitimi ise “alaylı“, damlacık .
    - medeni hali: 30 yıllık evli, çocuğu yok, ama iki taraf ta kalabalık. kendisinin sayısı çok, o da eşrefpaşa’lı olan sevgili eşi tülay hanımın ise en az 12 tane çocuğu var.
    - mesleği: yaşamak ve yaşatmak.
    - bu kahpe dünya’daki görevi: aile şirketi özkan demir çelik sanayi a.ş.’yi kardeşleri, akrabaları ve personeli ile birlikte “onurlu” ve “topluma yararlı” olacak şekilde yönetmek .
    - öbür taraf’a hazırlıkları: çocuklarımızın-gençlerimizin daha çok spor yapmasına ve onların sportmen bireyler olarak hayata hazırlanmalarına katkı koymak .
    - altınordu’daki görevi: göğsünde altınordu arması taşıyarak spor yapan çocuklarımızın sayısını artırmak ve içlerinden önce ahlaklı, sonra hızlı ve doğal yetenekli olanların gerçek profesyoneller olmalarına katkı sağlamak.
    - hobileri: doğal olan her şeyi sevmek, avrupa’da maça gitmek, kaybolmak, şarkı söylemek, yürümek, yüzmek, okumak, doğa’nın sesini dinlemek, en çok da bilgeler’le sohbet etmek…
    - hayali: süper lig’de, tamamı “ altınordu özkaynağı’ndan” yetişmiş, t.c. vatandaşı gençlerden kurulu, yalandan değil, “gerçekten profesyonel” bireylerden kurulu, toplumumuza örnek bir futbol kulübü ve takımı yaratmak."

    http://www.altinordu.org.tr/…urumsal/yonetim-kurulu
  • bu sezon başkan olduğu altınordu'yu 2.lig'e çıkaran isim. adam fm'de alt ligden takım alıp çıkarmanın gerçekteki halini başkan olarak yapıyor.
  • "samsunspor'u yenseydik, sonra da play-off'lardan antalyaspor değil de biz çıksaydık mesela. yandı gülüm keten helva. geleceğe dair tüm plan ve projelerimiz rafa kalkacaktı. eto'o'yu, podolski'yi alamayacağımıza göre, biz de düzenin figüran takımı kervanına katılacaktık. yani kimseden farkımız kalmayacaktı. altınordu yakın geleceğin takımıdır, şimdiki zamanın takımı değildir. bu nedenle kendi öz kaynağımızdan yetişmekte olan evlatlar pişmeden, süper lig'e çıkması yanlıştır. bekleyin hele, 2 yılları kaldı. evlatlar geliyorlar, hem de dolu dizgin."

    türkiye'de böyle bir cümle kuracak kulup başkanı yok. bravo kendisine.

    (bkz: alkışlıyoruz)
  • 5-6 yıl içinde altınordu'yu yeniden türk futbol vizyonuna kazandıracağından eminiz. ayrıca kendisi hasta izmirspor'ludur orası ayrı.
  • geçen gün eve giderken radyoda sadece 5 dakika dinleyerek hayran olduğum adam.

    radyospor spikeri ile arasında şuna benzer bir diyalog oldu.

    -başkanım hoşgeldiniz.
    +ya bana başkanım deme, ben sevmiyorum, mehmet abi yada öyle rahat edemiyorsan en kötü mehmet bey de.
    -peki mehmet abi-bey-abi (şaşırdı sonra beye karar verdi)
    +ne geliyorsa başımıza egolardan geliyor, hepimiz insanız arkadaş, başkanlık falan hikaye
    -çok doğru söylüyorsunuz başkan- eeııı, mehmet bey
    ...
    ..
    +biz çocuklarımızı önce insan olarak yetiştirmek istiyoruz. çiftlikler açtık, çiftliklerde atlarımız, küçükbaş büyükbaş hayvanlarımız, tavuklarımız var, hergün bir grup çocuğumuz gidiyor o çiftliklerde kalıyor, doğal yaşamı öğreniyorlar, bizim kültürümüzde köylülük var, ama çok şehirleştik köylerden uzak kaldık, köylü milletin efendisidir, bizde çocuklarımızı gönderiyoruz, çiftliklerde kalıyorlar, oralarda hayvanlara bakıyorlar, onlarla oynuyorlar, orada temizlik yapıyorlar.
    +sonra bu çocukların eğitimleri var, psikolojik durumları çok önemli, klübümüzde psikologlar ile çalışıyoruz, zihinsel gelişimleri çok önemli, mentörlerimiz var, bulabildiğimiz en iyi antrenörleri buluyoruz getiriyoruz, elimizden geldiğince bu antrenörleri eğitimlere gönderiyoruz. bu şekilde çalışıyoruz.
    + bu şekilde alt yapıya önem veren başka bir klüb ben bilmiyorum, keşke olsa. bu yüzden çok eleştri de alıyoruz. a takıma neden önem vermiyorsun diyorlar, karşdeşim a takıma önem verdiğinde odak oraya kayacak, alt yapıyı unutacağız. zaten bütün takımlar a takıma önem veriyor, bizde alt yapıya önem verelim, böyle olunca da sivassporla, eskişehirsporla yarışamıyoruz tabi.
    + ama bizim şöyle bir vizyonumuz var. 2023-2025 de, biz bu yetiştirdiğimiz gençlerle 1. lige çıkıp şampiyonlar ligi oynamak istiyoruz. hayalimiz bu.

    -çağlar hakkında neler söylemek istersiniz mehmet bey, takip ediyor musunuz?
    +yahu bakın, buradan herkese sesleniyorum. çocuğun yakasından düşün, bi rahat bırakın çocuğu, böyle saçma sapan iş olmaz. çocuk gitti orada ne güzel top oynuyordu. sonra çıkarcı bazı pislik menejerler türedi, çocuğun sürekli aklını karıştırdılar. biz seni daha iyi pazarlarız, seni şu klübe gönderelim, seni bunlar pazarlayamıyor, seni dünya starı yapalım bilmemne, sürekli çocuğun zihniyle oynadılar. aklı karışan çocuk formunu kaybetti takımdan kesik yedi 2-3 haftadır. onunla konuştuk, ailesi ile de konuştuk. ama bu ahlaksızlara artık bi çözüm bulunması lazım. herşey para değil ya, bu çocuk kendini geliştirse zaten milli takımın yıllarca stoper problemine çözüm olacak bi çocuk. bu çocuk daha 20 yaşında. ama adamlar 3 kuruş fazla para kazanacam diye, çocuğun aklını kurcalayıp duruyorlar. yeter arkadaş uğraşmayın.

    diye gidiyor konuşma , ama böyle farklı düşünen adamlara bayılıyorum.

    bu konuşmalarda iki tane tarihi laf söyledi ki, ders niteliğinde.

    (bkz: ne geldiyse başımıza egolardan geldi)
    (bkz: herşey para değil)

    başkan hakkında bu 5 dakikalık konuşmaya kadar hiçbirşey bilmiyordum,
    altınordunun alt yapıya önem verdiğini biliyorum, ama başkanı yeni tanıdım ve çok sevdim.

    yolun açık olsun mehmet abi..
  • geçenlerde trt 3'de oğuz tongsir'in birebir programına katılan altınordu başkanı. anlattıkları doğruysa ki daha önce çok fazla duydum muhtemelen doğrudur, inanılmaz planlı programlı 3-5 sene içerisinde türk futboluna damga vuracak bir takım geliyor. aynı yapılanmayı bucaspor'da da yapıp kavga ederek ayrıldığını ve tüm ekibi altınordu'ya taşıdığını biliyorum. buca ile sorunu nedir, altınordu'da aynı şeyler yaşanır mı bilmiyorum. bir de adam tip ve konuşma olarak aziz yıldırım'a çok benziyor yahu. allah karakterini benzetmesin.
  • demir çelik işiyle ilgisi yoktur.aile sirketinden hisselerini devredip çıkmıştır
    klüp için kapıya kilit vuracak bir durum yoktur olmamıştır
    gayet plan program dahilinde sessiz ve derinden gelip türk futbolunda devrim yapacaktır.su an bile a milli takımda 2 oyuncusu vardır .10 sene sonra belki takımın yarısı altınordu kökenli olacak kim bilir
    bucaspor altyapısındaki oyuncuları alıp kaçmamıştır.kendi akademisinde yetiştirdiği oyuncularını bucaspora verirken bucaspor yapılan anlaşmaya uymayınca kendi takımını satın alarak oyuncularını kendi takımında oynatmaya başlamıştır
    bilip bilmeden konuşmayalım
  • gururla söylüyorum ki , kendisi babaannemin abisinin çocuğudur.

    ailenin gururudur. hayatını , gerçekten evladı olarak gördüğü çocuklarına adamıştır. ben birinci elden söylüyorum ki , kendimi bildim bileli futbol en büyük aşkıydı. hala da öyle.

    babaannem 1999'da vefat ettiğinde kardeşimle beni cenaze evinden alıp gururla bucaspor için yaptırdığı kaynaklar'daki tesislere götürmüştü. inanılmaz şeyler yaptığını düşünmüştüm o yaşımda bile.

    sonra küstürüldü , haksız iftiralara uğradı. çok kırgın ayrıldı. sonra altınordu'nun başkanı olarak ne kadar vizyon ve misyon sahibi olduğunu herkese kanıtladı.

    yine ilk elden şahidim ki bucaspor'da altyapıdaki evlatlarının neredeyse hepsi altınordu'ya geçti. sırf mehmet özkan için ! (bunlara cengiz ünder de dahildir !)

    bir kaç sene içerisinde 1. ligde ve şampiyonlar liginde göreceksiniz altınordu'yu. çünkü hedeflediği şeye sonuna kadar inanır. taviz vermez. ve ben gururlanmaya ömrüm boyunca devam edeceğim.

    tornacı kenan usta'nın en büyük evladıyla.
  • an itibari ile trt spor'da altınordu projesini anlatan futbol adamı. kendisi gibi 5 kişi daha olsa türkiye'de, şampiyonlar ligi şampiyonlukları, dünya kupaları bu ülke için hayal olmaktan çıkar.