1. kendisinin de dahil olduğu insanların dünyası çok ilginç geliyor bana. hadi acun'da kızlarının ve eşinin hatta halkın yüzüne bakacak bir yüz var da, bu kadar insanın bu kıza baktığı göze, kendisi hakkında söylenen onca iğrenç sıfatlara, bu kız para ya da rahatlık ama doğru ya aşk adına(!) bile olsa nasıl dayanıyor. nasıl bir yüzdür bu ya. hadi acun'a baktın, halka da baktın, ama o iki kız çocugu ve annesini nasıl yok sayarak bencilce yaşıyorsun anlamıyorum.

    yaptıkları mide bulandıran insan.
  2. suyun başını tutmak isteyen bir kız. gençliğin ve güzelliğin prim yaptığı bir dünyanın primadonnası olarak, kırklarına yaklaşan, zarif ama kendisi kadar bebek yüzlü güzel olmayan rakibesini hala nasıl altedemediğine inanamayarak doğum restini çekmiş kişi. acun ılıcalı'yı hiç sevmem aslında karakterine uygun olan da muhtemelen şeyma subaşı'dır. büyük kızı zaten yetişkin. ama küçük kızların bu olaydan oldukça kötü etkilenecek olmaları muhakkaktır. zeynep ılıcalı'nın yerinde olsam, asıl şimdi asla boşanmazdım. kızlarına bu yapıldığı için.
  3. edepsizliğinin ne olduğunu çözemediğim birisi (hatta edepsiz anandır).

    evli bir adamla ilişkisi var, çocuk doğuracak? ee? kime ne girip çıkıyor? kim kimi neye zorlamış, kimi kandırmış? nasıl bir ahlaksızlık edepsizlik sorunu var?

    bundan rahatsız olabilecek kişi adamın karısı, o da kocası ile arasında çözsün, boşansın, belki senin ahlak anlayışını paylaşmıyor, sorun etmiyor. nedir yani giren çıkan? ben karım başka bir adamla ilişki yaşasa boşarım, boşamayan da olabilir. bu tip cinsel sahiplenmecilik ve kıskançlığı ahlak ve edeple birleştirmeyin, her türlü hayvanda aynen var. eşşekte de var, sırtlanda da var, kedide de var, özellikle erkeklerinde. bu insanın iç güdüsüdür, ahlak edep ise, başkasına zarar vermek, zor kullanmak, kandırmak, yanıltmak vs. gibi temel/soyut ahlaksızlık-kötü davranış kategorilerini içerir.

    evlilik ve sevgililik gibi şeyler ise ticari anlaşma değil, hukuki kontrat işi değil, gönül/cinsel çekim işi, öyle olur ki evliye de gönlün kayar, 15 yaş küçüğe de, 20 yaş büyüğe de. burada 3 kişilik durumlarda, 3. kişi yani kenarda kalan kişinin (her zaman kenarda da kalma durumu olmuyor, eşkenarüçgen kuruluyor bazen) sevginin kaybını nasıl karşıladığı önemli, acunun karısı demek ki, sorun etmiyor, o zaman sen neyi sorun ediyorsun.
  4. hakkında yazılanları okumak hırsızın hiç mi suçu yok sözünü akla getirir. evli bir adamla ilişki yaşıyor. tamam, çok kötü bir şey (gerçi o bize göre öyle. kadına o kadar garip gelmiyor ki, saklamaya bile çalışmıyor). acun'un karısı ise istese boşanırdı. tamam ona da onursuz, gurursuz deniyor -ki bence öyle değil, ama kadını suçlayacak bir şey illa ki bulunacak ya-. e ama burada aldatan kişi acun değil mi? evli olan o. sadık olması beklenen, daha doğrusu başka birisiyle ilişki yaşarsa suçlanması gereken, ilişki yaşadığı kişi* değil de bu adam değil mi? ben mi yanlış düşünüyorum? beynimde mi bir sorun var?

    bir de bu adamı 7'den 70'e herkes çok seviyor. o çok muhafazakar halkımız, haftanın her günü çoluk çocuk oturup, bu adamı izliyor. bunu izleyen adamın da kızı, ileride acun gibi birinin -hatta doğrudan acun'un da olabilir- metresi olsa ne olacak.

    not: eğer "biz muhafazakarız. kadın yapamaz, erkek yapabilir" dersek, muhafazakarlığımız din temelli değil mi derim. kadın, erkek ayrımı yoktur bu konuda. evlilik dışı ilişki yasaktır. çok eşli olmak istiyorsa, bu da benim karım diye tanıtacak bütün türkiye'ye, evlilikteki haklarını verecek. ama yemiyor değil mi.

    edit: entry götümüze girebilir gerekçesi ile ispiyonlanmış. nasıl girebiliyor bunu birisi açıklasın. küfür ve hakaret yok. bunun sebebi acun'a laf söylemek mi. o yüzden mi kimse bir şey söyleyemiyor onun hakkında. düşününce mantıklı geldi.
    kimsenin inkar etmediği bir ilişki var ortada. normalde kızının böyle bir ilişki yaşamasına izin vermeyecek insanlar, bu adamı yere göğe koyamıyorlar. muhtemelen onların oğulları acun gibi olmak isteyecek büyüyünce, kızları ise şeyma subaşı gibi. ki kızların isteklerinin gerçekleşme ihtimali daha gerçekçi.

    edit2: kadına* onursuz, gurursuz demiyorum. bu olaydaki iki kadını da yerden yere vuruyorlar, suçlayacak bir şey buluyorlar. o söylenenlere örnek verdim. sonuçta iki kadını da suçlayacak bir şeyler bulurken, asıl sadakat beklenen neden suçlanmıyor.
  5. bence dünya güzel bir kızcağız, bir seruvenin peşine düşmüş gidiyor. ailesi de belli ki destekliyor durumu,yoksa 23 yasındaki bir kız 5 yıldır böyle bir ilişki yaşayabilir miydi? kızın yüzüne bakınca insanın kızası gelmiyor ama doguracağı cocuga da acunun diğer çocuklarına da yazık,onlar bu hikayenin tek masumları ne de olsa
  6. imam nikahı kıyılmış bile olsa bu nikah geçersizdir, hanım kızımız kendini kandırmasın boşuna "iffetli mümin kadın" vs. diye. çünkü ikinci bir kadına imam nikahı kıyılabilmesi için ilk eşin onayının olması gerekiyor. zeynep ılıcalı'nın izni olduğunu herhangi birimiz düşünmüyoruz sanırım ;)
    bu ülke insanların gözüne soka soka yuva yıkan kadınların halini ibretle izledi. bkz. ayşe özyılmazel, deniz seki, hülya avşar. (örnekleri çoğaltmak mümkün) bu kız hiç değilse bu ablalarından ders çıkarabilirdi kendine.
    acunun hiç mi suçu yok diyeceksiniz? asıl suçlu o tabi ki, senin paranla hesapların varsa, allah'ın da bir hesabı var acun efendi. öyle millete masum yetim rolü oynayıp, başbakanın eteğinde gezerek zeynep ılıcalı'nın gözyaşlarının üstünü örtemezsin!