şükela:  tümü | bugün
  • günümüz post-modern anlayışın zerk ettiği ve hatta dayattığı bir absürt vak'a.

    tanığı tanıklıktan, anıyı "an"dan, ispatı hakikatten değerli görmek.

    atmosferin, yerini piksellere bırakması.
  • konserlerde çok karşılaştığım ve yapanların aptallığına verdiğim durum. hayır bi de konser zaten albüme gireceği zamanlar bile çekenler oluyor. olum mal mısın 32 kamera var senin kıçı kırık 348974986 pikselli videon/fotoğrafın ne sike yarar?
  • tam bir gerzek işi. kraldan çok kralcıdır bunu yapan. izlediği/gördüğü şeyin reklamını yapmaya bayılır.
    (bkz: anlarına koyayım onların çok ayıp ediyorlar)
  • çok seyahat eden biri olarak genellikle anın tadını çıkarmak isterim. hal böyle olunca pek fotoğraf çekmem. bu durum çevremdeki insanların beni küçümsemesine neden oluyor. tabi çoğu zaman geçmişe dönüp birileri yanımda çektiği fotoğraflardan hava atarken aynı yerleri gezmiş olduğumu anlatsam bile pek inandırıcı olduğunu söyleyemem. içinde bulunduğumuz zaman sanki "gezmek insan içindir" düşüncesini "gezmek sosyal medya içindir" düşüncesine çeviriyor/çevirmiş gibi...
  • eskiden konser seminer ne bilim iste toplanilan bir eglence olursa yaptigim eylem di, aman kacirmayayim sunu bunu onu derken asil meseleyi yani anin tadini cikarmayi kacirmisim hep, cektigim hic bir videoyu veya fotografi sonradan acip izlemisligim de yok, e niye cekiyorum ben o zaman bunlari bari anin tadini cikarayim diyorum, artik elime fotografa dair zerre birsey bulundurmuyorum en fazla bir iki cekiyorum oda hatira olsun diye, yapanlarada anin tadini cikar bosver cekmeyi diyorum.
  • (bkz: polisin önünde fotoğraf çektiren beşiktaşlı)

    not: başlıkta geçen şahıslar beşiktaşlı olmayabilir de.
  • o kadar can sıkıcı ki.

    gezip eğlenmek yerine ergenlik hezeyanıyla yer bildirmek, yemek yerine fotoğrafını paylaşmak, muhabbet etmek yerine elinden telefonu bir saniye bile ayırmamak. bi gün çevremdeki insanların bu gibi samimiyetsiz tavırları yüzünden sandalyeden atlayıp vefat edicem diyordum eskiden, şimdi bakıyorum da ben bile alışmışım anasını satayım. daha az midem bulanıyor.

    ne bileyim arkadaş, artık eskisi kadar canımı sıkmıyor ya bu durum, galiba asıl can sıkıcı olan kısım bu. alışıyoruz tüm bu iğrençliklere.
  • akla reign over me filmini getiren durum.

    ''benim fotoğraflara bakmaya ihtiyacım yok! çünkü, işin aslı çoğu zaman onu görüyorum zaten, sokakta, sokakta yürüyorum ve başkalarının yüzünde onu görüyorum, fotoğraflara ihtiyacım yok, anlamanızı beklemiyorum, çünkü çoğunuz birbirinize sahipsiniz! ve her zaman onu görmek zorunda olan benim, gittiğim heryerde onun yüzünü görüyorum, işte böyle bir haldeyim''
  • nedense hiç aklıma gelmeyen olay.

    güzel bir şey görünce dalıyorum öyle, misal 8 aylık bebeğin enteresan hareketleri bir o kadar entresan olan o hareketler sırasında çıkardığı sesler. geçiyorum transa izliyorum. fotoğraflamak hiç aklımın ucundan bile geçmiyor.

    lakin ilerde de görmek istiyo insan o kareleri, en azından ben istiyorum. keşke ben izlerken birisi de fotoğraflasa.
  • bunu yapan insanlar sayesinde gidemediğim bir çok konseri youtube'dan izledim. benim önümde, telefonu görüş alanıma tutacak şekilde çekim yapılmadıkça rahatsız olmayacağım bir eylemdir.