şükela:  tümü | bugün
743 entry daha
  • bütün kötülüklerin kaynağı,
    jean baudrillard'a göre kökten kötülüğün simgesi,
    voltaire'e göre grotesk bir hıristiyan boş inancı,
    diderot'ya göre insan anlığının bir uçurumu,
    freud'a göre bastırılmış bilinçdışı güdülerin kişiselleştirilmesi,
    dostoyevski'ye göre ise, şeytan aşkın bir gücün temsilcisi ve ait olduğu yer cehennem değil insan ruhu.

    "eğer şeytanı görmemişsen kendi benliğine bak yeter."*

    "istemeye başlar başlamaz şeytanın hükmü altına gireriz."* *

    ister dini bir figür olarak addedilsin ister insan iradesinin zayıflığı olarak görülsün ki bu zayıflık aslında her şey olabilir. tolstoy'un şeytanı gibi bastırılmış libidonun gücü de olabilir, para hırsı da, makam mevki de. aslolan insanın amaçlarına ulaşabilmek için ne kadar alçalabileceğidir.
    sahi insan daha ne kadar alçalabilir?

    "milton'un iblisiyle shakespeare'in şeytani karakterlerinin ortak noktası saplantı derecesinde bir benmerkezcilik ve gerek diğer yaratıkların gerekse bir bütün olarak evrenin gerçekliğine karşı istekli bir aldırmazlıktır..."

    şeytanın çocukları denilen betr, zellenbur, metun vs aslında içimizdeki şeytanlar değil midir,
    ne kadar meraklıyız kendi defolarımızı başka varlıklara yıkmaya,
    oysaki protagonistle antagonist, yin yang gibidir. insan içinde hepsini birden barındırır,
    kısacası hepimizin içinde bir mr. hyde vardır.

    "isteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması...içimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu...içimizde şeytan yok...içimizde aciz var...tembellik var...iradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var..."* *

    araf suresindeki şeytan kendini insanlardan üstün görür çünkü ateşten yaratılmıştır insan gibi çamurdan değil. bu yüzden de cennetten kovulur ya hani ama o gene de sızar insan aklına, iradesine vesveseyle. ya insanoğlu şeytana karşı koyabilecek iradeye sahip değilse, o zaman insan olduğu sürece şeytan da var olacak demek ki...

    "allah, "sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?" dedi. (o da) "ben ondan hayırlıyım. çünkü beni ateşten yarattın. onu ise çamurdan yarattın" dedi."*

    "derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: "rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedî kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı."
    "şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim" diye de onlara yemin etti.
    bu sûretle onları kandırarak yasağa sürükledi. ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. rab'leri onlara, "ben size bu ağacı yasaklamadım mı? şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi?" diye seslendi."*

    [şeytan, dervişin birini allah’ın hiçbir zaman
    “buradayım” diye cevap vermemesi nedeniyle
    o’na dua etmeyi bırakmaya ikna etmiş. hz. hızır tanrıdan bir mesajla ona görünmüş.)
    seni bana kulluğa çağıran ben değil miydim?
    seni ismimle meşgul eden?
    “allah” diye çağırman “buradayım” cevabımdı.]*
    alıntı: aldous huxley-kalıcı felsefe

    "tektanrıcılığın yükselişi düalizmi tam olarak ortadan kaldırmadı.
    yahudi, hıristiyan ve müslüman tektanrıcılar pek çok düalist inanç ve pratiği benimsedi,
    ayrıca bugün "tektanrıcılık" olarak adlandırdığımız sistemin bazı en temel fikirleri aslında köken ve anlayış olarak düalisttir. sayısız hıristiyan, müslüman ve yahudi kuvvetli bir kötü güce inanır (hıristiyanlar bunu şeytan veya iblis olarak adlandırır), bu kötü güç bağımsız hareket eder, iyi tanrı'ya karşı mücadele eder ve tanrı'nın izni olmadan ortalığı karıştırarak her şeyi altüst eder."*

    şeytanın olmadığı bir dünya nasıl bir ütopya olurdu acaba?
    ya da dur, belki de distopya olurdu...

    "dinle. eski tanrı ve biz, yan yana, aynı masada. evet! tanrı'ya, nihayet şeytan'ı yenebilmesinde yardım ettik.
    çünkü insanları buyruğu çiğnemeye iten,
    özgürlüğü tattıran ve mahveden oydu. oydu
    işte, kurnaz yılan oydu. ama biz ne yaptık,
    potinlerimizle kafasını ezdik! cart!
    ve işte o zaman çile bitti: cennet geri gelmişti. ve bizler, tıpkı âdem'le havva gibi yine basit ve
    masumduk artık. iyi ve kötü zırvaları, karmaşıklığı gitti: her şey son derece basit, çocuksu ölçüde basit. işte cennet!"* *
    `
    sen hiç sönük ay ışığında şeytanla raks ettin mi*

    not: jeffrey burton russel - mephistopheles kitabından alıntılar içerir...
183 entry daha