şükela:  tümü | bugün
  • anunnakiler kendilerinin cehennemden dünyaya geldiğini söylemesinden kaynaklanan bir durum. anunnaki tanrıyı değil şeytanı temsil ediyordu. tanrı olarak insanlara tanıtılanlar asıl ata olan pleiadeslilerdi. sizin tanrınız orada denerek ülker yıldıztakımı gösteriliyordu. insanlar o dönemde bunu anlamıyordu.

    (bkz: #83123599)

    tanrının yukarıda olduğu fikri de bu ülker yıldıztakımını adres olarak gösterme eyleminden doğmuştur. şeytan da pleiadeslilerle olan savaşlar hakkında köleleştirdiği benzer genomlularla konuşuyordu. helak olmuş insan hikayelerini duymuşsunuzdur. bunlar anunnakilerin silah denemeleriydi. insanların onlara karşı ayaklanmaması için parmaklarını yukarı kaldırıp felaketin ülker yıldıztakımındaki atalarından geldiğini söylüyorlardı. tabii ki yalan söylüyorlardı. insanlara iyi olmaları gerektiğini öğütlediler çünkü kötü olurlarsa onları daha zor kontrol edeceklerdi. bunun için onlara din kavramını icat ettiler ve insanlar uysallaştırıldı.
  • insan ırkının anunnaki'ler tarafından yaratılması garabetinden sonra yine hortlatılan anunnakilerle açıklanmaya çalışılan köken.

    yavrum guzum, şeytan ibranice kökenlidir ve satan sözcüğü ile benzer fonetiğe sahiptir. çin yazıtlarında shaitan olarak da geçmiştir ancak kudüs ve gehinnom vadilerinde ismi çokça anılmıştır. anunnaki zart zurt gözünüzü seveyim bırakınız, geçiniz.

    fakat sizi de anlıyoruz çünkü insan gizem olmaksızın çıldırır. gizem ayağına mitleri ısıtıp ısıtıp getiriyor ve kitleleri de "oha beeeeh" dedirtip eğlendiriyorsunuz, bence problem yok.

    :)

    (bkz: vay anunnaki)
  • tan vakti gelen şey demektir.
    amk gecenin körü tan vakti rüyada kamyon, taksi deviren izahat yapıyor.
    not: tabi yaptığım tanım tamamen uydurma.
  • şeytan ibranice bir kelime olan, satan dan türemiştir. ibranicedeki anlamı da düşmandır. ibraniceye de sanskritçeden geldiği biliniyor.

    küduste bulunan gehinnom da sıkça anılmasının sebeplerinden biri de gehinnom denen alanın aslında suçluların ve düşmanların ateşte cezalandırıldığı alan olmasından kaynaklanıyor. tahmin edeceğiniz üzere cehennem kelimesi de gehinnom dan gelmedir

    ayrıca sanskritçede satan kelimesi ''gerçek'' anlamına geliyor.
  • tüm geçmişi iblis denilen tabire dayanmaktadır. hatta ilgili konu dinden öte felsefecilerin çok zamandır gündemindedir.

    sokrates; felsefi esinini kişisel ve iyi huylu bir iblisin işi olarak betimliyor.

    mantineia'lı diotima ise "tüm iblisler tanrı ile ölümlü arasında elçidirler. tanrı insanla doğrudan temas kuramaz. tanrı ile insan arasında ilişki ve söyleşinin tek yolu, uyanıklık ya da uyku sırasında çıkagelen iblislerdir" diye tanımlıyor.

    platon ise iblisleri daha da ilahlaştırır. "yüce güçlerin eseri insan doğası, insani işlerle uğraşamaz; küstahlıkla ve sapkınlıkla dolu da değildir içi".

    --- spoiler ---

    öküzlere öküz ya da keçilere keçi bir tanrı seçmeyiz; çünkü onlara üstün gelen soy bizimkidir ve onları biz yönetiriz. aynı şekilde, insan sevgisiyle dolu tanrı da insandan daha üstün bir soy olan iblisleri yaratarak bizleri korumak, barış ve esenlik vermek, düzeni, adaleti sağlayarak insan toplumlarını mutlu ve birlik içinde kılmakla görevlendirmiştir.

    --- spoiler ---

    tabi daha sonraları ise yeni platoncular denilen bir güruh iblis yorumlama işine "başımıza bir iş gelmeyecekse bu iblis denilen ırk ne iyidir ne de kötü" diyerek dinamitin fitilini ateşliyor.

    platon'un ünlü öğrencisi aristoteles ise "düşlerin iblislerin işi olduğunu" savunmuştur. plutarkhos ve porphyrios, üst hava katmanını dolduran iblislerin ay'dan geldiğini öne sürmüşlerdir.

    tüm bu 1. felsefe savaşı'nın ortasına adeta atom bombası atan amerika gibi balıklama dalan kilise yönetimi ise "putperestliği" iblislerin işin olduğunu ve "putperestleri" de onlara tapınan kişiler olarak belirtiyor. mahkemelerde geçen ilk "iblis" tabirinde ise aziz paul "iblislerin aramızda olduğundan ve hatta hükümete bile sızdığından" bahsetmektedir. anlaşılan kendisi neredeyse bir hitler olacakken döneminin şartları neticesinde pazar vaazi vermekten öteye gidememiştir.

    ve şuan herkesin korktuğu "şeytan" tabiri ise aziz augustine sayesinde ortaya çıkan kötü iblislerin en korkuncudur. hatta aziz augistine'nin şöyle bir sözü bile mecvut.

    "kendilerini tanrı'nın meleği kılığına büründürüp kimi kez tanrı'dan insana haber getirir gibi görünebilen iblislerin tek amacı, bizi felakete sürüklemek için tuzak kurmaktan başka bir şey değildir."

    keza iblislere ingilizce'de "demon" denmesinin sebebi ise yunanca'da "demon" kelimesinin "bilgi" anlamına gelmesinden ötürüdür. işte o günden beri iblislerin bilgelikleri biz insanlar için tam bir kabus* olmaktadır.

    --- spoiler ---

    "havai güçler" olan iblisler göklerden aşağı süzülerek kadınlarla yasadışı cinsel ilişkiye de girerlerdi. augustine, cadıların bu yasak birliğin ürünü olduklarına inanıyordu. klasik dönemde olduğu gibi, ortaçağda da hemen herkes böyle öykülere inanmaktaydı. iblislere "şeytan" ya da günahkâr melek de deniyordu. kadınları baştan çıkaran iblislere erkek ifrit, erkekleri kışkırtanlara ise dişi ifrit adı veriliyordu.

    --- spoiler ---

    yani iblis sözcüğünün karşılığı ilk zamanlarda iyi huylu iken durum birden değişiyor ve insanlar yapmak istediği ama günahını başkalarına atmalık tüm suçlar için iblis deyimini kötüleştirip ortaya "şeytan" denilen yeni bir tabir çıkarıyorlar. ehh bu andan sonra ise yalanın bini bir para işte.

    `*`latince anlamına karşın mare, eski ingilizce'de erkek ifrit anlamına geliyor. nightmare (kâbus) uyuyan kişinin göğsüne oturarak ona düşlerle işkence eden iblis anlamındadır.

    kaynak

    karanlık bir dünyada bilimin mum ışığı
    science as a candle in the dark
    carl sagan
  • annunakiniye koyayım..
    sıktınız artık.

    köken allah'tır.

    allah azazil ve onun gibi uğursuzlara bu sıfatı layık görmüştür !