şükela:  tümü | bugün
  • akışkan manasına gelen bu kelimemiz, icabında hatun ismi de olabilir. (bkz: seyyal taner)
  • akışkan, hareketli manasındadır. örneğin bankalardan kullanılan rotatif kredilerin belirli vadesi yoktur ama kredide arada bir kapama yaparak seyyal hale getirmek gerekir. yok hesapta sizin tarafınızdan gelen hareket olmazsa banka yavaş yavaş üstünüze gelmeye başlar getir bakalım birazını diye.
  • bankacılıkta; donuk olmayan kredilerdir. risk donuksa tahsilat sağlanarak seyyaliyet kazandırılmaya çalışılır aksi takdirde tahsil yolu ile tasfiyesine, o da mümkün değilse takip hesaplarına intikaline karar verilir.

    (bkz: seyyaliyet)
    (bkz: sorunlu krediler)
    (bkz: karşılıklar kararnamesi)
  • "seyyal bir savaşçı dünyayı artık tarih sırasına göre düşleyemez, dünya da kendisi de artık onun için bir nesne olmaktan çıkar." don juan (bkz: erk öyküleri)
  • akışkan ma’nâsına gelen arapça menşeli kelime.

    örnek tümce: kesif (yoğun) maddeler diyarından sıyrılıp, seyyal ve mudil (akışkan ve kompleks) maddeler diyarına vâsıl oldum (kavuştum).
    diğer bir misal cümle: “dünyâmız etrafında kesafetten seyyalliğe (yoğunluktan inceliğe/akışkanlığa) doğru uzaklaşan bir sürü tesir sahası vardır. bunlar âdeta birbiri içine girmiş küreler gibi dünyâ çevresini sarmışlardır.” — i.n.k.

    ayrıca bkz.: sel/#73424951, isale/#73424950