şükela:  tümü | bugün
  • seyyar köfteciden ne zaman köfte yesem hissettiğim serserivari duygu. böyle gazeteye sarıp vermeler felan, havanın soğuk olması,karanlık..kendimi serseri gibi hissediyorum lan. böyle sanki bir suç işlemiş gibi. ayrıca üzüntü, çaresizlik, yokluk..

    bu duyguyu en iyi mecidiyeköydeki köfteciler hissettirir.

    aha böyle
  • hissetme konusunda yalnız olmadığımı öğrendiğim duygu.
    evet bunu yaparken kendimi kanunlardan kaçıp sicilya'ya yerleşen michael corleone gibi hissediyorum.
  • açlık. ne hissedilmeli ki başka? konser beklerken yapılabilir en güzel aktivite..
  • içinde ne eti var acaba, zehirlenir miyim endişesi.
  • (bkz: kişnemek)
  • acaba bu adam isedikten sonra elini yıkıyor mu? o yeşillikleri sirkeye batırdı mı? tezgahını en son ne zaman adam gibi sildi? dün gece köfteyi yoğururken teri harca damladı mı?
    (bkz: uğur dündar geri dönsün)
  • yazılanları okumadan, başlığı okuyunca ilk düşündüklerim, et bozuk mudur? ne eti bu? adam eldiven kullanıyor mu? domatesi iyi yıkamış mıdır? ekmeği kaç kişi elledi acaba? vs gibi.sorular olacağını düşünüp, yalnız olmadığıma sevinmiştim. hahaha.. ne saçma şeyler değil mi? ama tabi canım, ben de özgürüm, gencim, yihuuu diye düşünüyorum. çok serseri oldum diyorum. mikrop, bakteri dediğin nedir ki gülüm? hem herkes karıştırır burnunu, herkes eller ekmeği diyorum. nolcek sanki. yaaa.. öyle..
  • uzun zaman önce bıraktığım bir durum köfte neyse ama yanında ekmeğin arasına koyulan o salata varya en tehlikelisi o ne kadar iyi yıkansa da beklediğinden dolayı amipler üzerime üzerime geliyormuş gibi hissediyorum
    bildik tanıdık köfteciyse ızgaradan hemen sonra ekmek arası salatasız yemek bir nebze
    ama hal ve sanayi köftesi hiç bir lokantada daha lezzetlisini yemedim diyebilirim