şükela:  tümü | bugün
  • burada adi gecen sezar, hepimizin bildigi, babasi gibi sevdigi favori diktatorumuz gaius julius ceasar degildir. bazilarimizin bildigi, julius ceasar'in vasiyetiyle evlat edindigi ve ondan da tassakli olan, dunya tarihine en az benim kadar yon vermis ilk gercek roma imparatoru augustus (gaius julius caesar augustus) da degildir. burada adi gece sezar aslinda sezar falan da degildir cunku bir kere julian degildi; claudia ailesinden tiberius isimli bir kardesimizdir. evlilikle augustus'un uvey oglu olunca ve onun tarafindan resmen evlat edinilince bir julian olmus ve tiberius julius caesar augustus adini almis, ikinci roma imparatoru olarak da julia-claudian hanedanini baslatmis. bunlar hepimizin biyoloji dersinde ogrendigi seyler.

    isa'ya gelince: oyle ne sis yansin ne kebap bir cevap vermis ki kendini tuzaga dusurmek isteyenlere, yuzyillar boyunca vergi vermek istemeyen anarsistten, daha cok vergi toplamak isteyen baskici iktidara, laiklerden asiri dincilere kadar, skalanin her noktasindaki gruplar bu hikayeyi kullanmislar amaclari dogrultusunda.

    acaba ses tonlamasi, mimikleri nasildi, kasgoz isareti yapti mi sezar'a da verin derken, eki eki diye guldu mu, akabinde ironiden anlamayan yahudiye asina degilim bakinizi verdi mi yanindakilere? bu sorular cevapsiz kalacak, zavalli tiberius'un da adi valisi pontius pilate kadar dahi gecmediginden brutus'un sisledigi sezar'la karistirilmaya devam edilecek.
  • tam versiyonu "sezarın hakkı sezar'a tanrının hakkı tanrıya" 'dır. isa peygamber'e ait bir lafmış. isa'nın inananları ona; "göklerdeki babamız dururken yeryüzünün kralı roma imparatoru' na mı vergi ödeyeceğiz" diye sormuşlar. isa da onlara bu cümle ile karşılık vermiş.

    bu cümle aynı zamanda dünya tarihinin bilinen ilk laik görüşlü çıkarımlarından biriymiş.

    (bkz: sezerin hakkı sezere)
  • bazı hristiyan akımları bu cümlenin isa tarafından "paranın üzerinde adı var, vergi onun hakkıdır. yiğidi öldürün hakkını yemeyin" amacıyla değil aslında "imparatora ve bu dünyaya ait olanı ona verin. tanrinin parayla işi olmaz" maksadı ile söylendiğini savunur.

    yine aynı şekilde "hiç kimse iki efendiye kulluk edemez. ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü hor görür. siz hem tanrı'ya, hem de paraya kulluk edemezsiniz." (matta 6:24) ve "hiçbir uşak iki efendiye kulluk edemez. ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü hor görür. siz hem tanrı'ya, hem paraya kulluk edemezsiniz." (luka 16:13) kısımlarına dayanarak parayı tamamen reddederler ve şeytani olduğuna inanırlar.

    farklı hristiyanlık yorumları için:

    (bkz: tolstoy)
    (bkz: quaker)
  • inananlarından değil de isa'yı köşeye sıkıştırmak isteyen bir kaç uyanık tarafından yöneltilen suale bir cevaptır bu. günlerini tanrının elçisi isa'yı çuvallatmaya, ayar vermeye harcamış bu tilki takımı, sonunda bu soruda karar kılarlar. kıl köklerinin amacı isa'ya "sezar'a verilen para günahtır, haramdır" dedirtmekti, fakat isa, durumdan ustaca sıyrılmayı bilmişti, zira başı fena halde derde girecekti tersi durumda.
  • "sezarın hakkı sezara, isanın hakkı isaya" diye de bilinir.
  • olay soyle gelismis. isa'yi zor duruma dusurmek isteyen kisiler roma'nin vergileri konusundaki tutumunu sorunca, o da demis ki "bana onlarin istedigi parayi verin" verdikleri parayi gorunce de "bunun uzerinde sezar'in resmi var. o zaman sezar'in hakkini* sezar'a verin." demis.*
  • bunun üzerine ferisiler çıkıp gittiler. isa'yı, kendi söyleyeceği sözlerle tuzağa düşürmek amacıyla bir düzen kurdular. hirodes yanlılarıyla birlikte gönderdikleri kendi öğrencileri isa'ya gelip, «öğretmenimiz» dediler, «senin dürüst biri olduğunu, tanrı yolunu dürüstçe öğrettiğini, kimseyi kayırmadığını biliyoruz. çünkü insanlar arasında ayrım yapmazsın. peki ne dersin, söyle bize, sezar'a vergi vermek kutsal yasa'ya uygun mu, değil mi?»
    isa onların kötü niyetlerini bildiğinden, «ey ikiyüzlüler!» dedi. «beni neden sınıyorsunuz? vergi ödemekte kullandığınız parayı gösterin bana!» o'na bir dinar getirdiler. isa onlara, «bu resim, bu yazı kimin?» diye sordu.
    «sezar'ın» dediler.
    o zaman isa onlara, «öyleyse sezar'ın hakkını sezar'a, tanrı'nın hakkını da tanrı'ya verin» dedi.
    bu sözleri duyunca şaştılar, isa'yı bırakıp gittiler.

    matta 22:15
  • "sezarın hakkını bana verin o kendi hakkını nasıl olsa alır."
    ali özoğuz
  • buradaki sezar, imparator anlamındadır (bkz: caesar)
    hristiyanların imparatorluk genelinde kovuşturulduğu yıllarda, halihazırdaki imparatorun bir tanrı konumuna getirilmesi ve kendisinin koruyucu ruhuna (genius) tapılması, adaklar adanması ve kendisinden bir tanrı kadar korkulması zorunlu kılınmıştı.
    hristiyanlar sezar'ın hakkı sezar'a diyip vergilerini verdikleri ve imparatora saygıda kusur işlemedikleri halde hakim huzuruna çıkarılarak imparatora tanrıyla eş şekilde tapmadıkları ve ondan korkmadıkları gerekçesiyle suçlu bulunarak circus maximus'a aslanlarla evcilik oynamaya gönderiliyorlardı, hakim huzurundaki ortak mottoları ise şuydu:
    "caesari honorem, timorem deo"
    (sezar'a saygı duyar, tanrıdan korkarım)
    idam cezasına çarptırıldıktan sonra bile, sevinç içinde hakime teşekkür ederlerdi, zira
    "morte neque terremur neque cogimur, quod vitam nostram morte non finiri scimus"
    (ölümle korkutulmaz ve zorlanamayız, çünkü bizim hayatlarımızın ölümle bitmediğini biliriz)
    derler ve
    "deo gratias agimus, quod hodie in caelis erimus"
    (tanrıya şükürler olsun ki bugün cennette olacağız)
    nidaları arasında sevinç gözyaşları dökerlerdi. hakikaten garipmiş o dönemler.
  • latincesi şöyledir bu sözün:

    redde caesari quae sunt caesaris.

    ha, orijinali latince değildir, o ayrı.