şükela:  tümü | bugün
  • http://sosyal.hurriyet.com.tr/…a-benim-var_40141094

    15 yaşındaki kız ile facebook'ta tanışıyorlar. sonra kaçırıp ,uyuşturucu verip tecavüz ediyorlar. sonra öldürüp atıyorlar... daha sonra yakalanıyorlar hatta itirafta ediyorlar ancak delil yetersizliğinden serbest bırakılıyorlar... çünkü adli tıp sezgi'yi hayat kadını sanmış ve detaylı rapor yazmamış...7 yıldır bu hayvanlar aramızda ellerini kollarını sallayarak geziyorlar...

    http://www.kent32.com/…yeti-aydinlatildi-13909h.htm
  • detaya bak. adli tıp "hayat kadını sanıp" detaylı incelemeye gitmemiş.

    acilen kamuoyu gündemine gelmesi gereken cinayet.
  • bu olayda, cinayeti işleyenlerden önce yanlış rapor yazan adli tıp görevlilerini ibret-i alem olacak biçimde cezalandırmak gerekir.

    cinayeti işleyen mahluklar hapse girmeseler de birkaç seneye bok yoluna gideceklerdi. ama "nasıl olsa hayat kadınıdır" deyip cesedi doğru dürüst incelemeden rapor yazan, ondan sonra kızcağızın avukatları "bu kız tecavüze uğradı" diye yırtınırken "hayır yok öyle bir şey" diye senelerce ayak direyen bütün görevliler emekli oluncaya dek topluma en büyük zararı vermeye devam edecekler. daha nice cinayeti, nice tecavüzü örtbas edecekler.

    güya adalete yardımcı olmakla yükümlü bu şerefsizler en ağır biçimde cezalandırılmalı. et kokarsa tuzlarsın ama tuz kokarsa yapacak hiçbir şeyin kalmaz. adli tıp kurumu'nun böyle çalışanları olmaya devam ettikçe, tuz her geçen gün biraz daha kokuyor.
  • detaylarını okurken kanım dondu. cinayetin iğrençliği ve vahşiliği bir yana devlet kurumlarının vurdum duymazlığı daha da korkunç.

    muhteşem türk yargısı sayesinde bunu yapan caniler kimlikleri bilindiği halde aramızda dolaşıyorlar. evet aramızdalar...
  • "ya rızası varsa, sevişip sevişip sonra pişman olup erkeklere iftira atıyorlar" diyenleri görmek istiyorum burada da. çünkü sanırım ancak 14 yaşında kız çocuğuna yapılınca bunun "vahşet" olduğunu anlayabiliyor bazıları, tıpkı kötü tecrübeleri yaşayanlar anca annesi, kız kardeşi, yakın arkadaşı olunca kadının suçsuzluğuna inanabilmeleri gibi...

    o adli tıptaki şerefsiz mahluklar da bu toplumun içinden çıktı işte. her gün birilerine "orospu" diyerek aşağılamaya çalışmasaydınız bu toplum da böyle olmayacaktı. ne zihniyetinizi değiştirmeye çaba harcadınız, ne dilinizi eğittiniz, eleştirilince de "ben iyi biriyim, ben öyle şeyler yapan biri değilim" demekle yetindiniz, hepiniz bu toplumun kültürünü besleyip büyüttünüz farkında olmadan ya da karşı çıkmakla uğraşmak istemediniz. ondan sonra gelip böyle olaylarda göstermelik bağırıp çığırdınız birkaçınız, öfkenizi attınız, sonra eski tas eski hamam, ne uzun vadeli sorgulamalara ve kendi içinizde dönüşüme doğru yürüdünüz, ne tutarlı ve düzenli olarak, büyük vahşet olayları beklemeden tepki gösterip çevrenizi uyardınız. oysa en büyük devrim insanın önce kedini değiştirebilmesiydi, anlık patlamalar değil düzenli ve sürekli olarak efor sarfetmekti; kadına bakışı güya "iyi" olan sağcınız da solcunuz da bunu pek anlamadı ama.
  • 7 sene ya 7 sene, bugün 22 yaşında olacaktı sezgi. o gün doğan çocuklar ilkokula başlamış, bizim yeni haberimiz oluyor. aile olmasa, o cesur avukat olmasa yine habersizdik. izmir'deki iğrenç okul müdüründen de saadet öğretmen olmasa haberimiz olmayacaktı. daha kimbilir nelerden haberimiz yok.

    okudukça elimiz ayağımız titriyor, sezgi'nin ailesi nasıl yaşadı bunca acıyla, nasıl katlandılar, hepsine allah sabır versin.

    bu ülkede tecavüze uğramayan, öldürülmeyen kadın varsa gerçekten şanslı olduğundandır. caydırıcı hiçbir ceza, kurum vs. yok, inanılır gibi değil.

    aklımı oynatacağım, ne yapacağız biz? nasıl koruyacağız kendimizi?
  • bu nasıl bir vahsettir? küçücük 15 yaşında 41 kiloluk bir çocuğa bu eziyeti reva gören üç cani ne tür mahluklardir?

    kadının beyanına göre hapse gireceğini zanneden sivri zekakilarin hepsi bu tür başlıklarda niye sus pus olup, üç maymunu oynamaktadır? bakın tecavüz ve işkence edilip öldürülen bir çocuk için bile zanlılara gerekli ceza verilmiyor ama siz hala yasaların kadınların yanında olduğunu sanın bakalım. bu kadar vahşi cinayet işleyen mahluklar bile serbest kalabiliyorsa, yasanmaz bu ülkede gerçekten de.

    bak 15 yaşındasın, henüz sakizdan çıkan ejderha dövmesini koluna yapıştıracak kadar çocuksun ve üç pislik seni markete giderken kaçırıp, turlu işkenceler eşliğinde tecavüz edip öldürüyor. bu mahluklardan birinin ablasi da bu iğrenç yaratıklara destek oluyor. ah bu erkek yancisi leş kadınlar, bu düzenin surmesindeki katkınız beni erkeklerden daha çok tiksindiyor.

    o küçük kızı hayat kadını zannedip düzgün rapor yazmayan adli tipçilar. siz gerçekleri ortaya çıkarmakla mükellefsiniz hatırlatayım. iş etiğine en çok sizin gibi insanların sahip olmasi gerekiyor. siz ne hakla hayat kadını zannedip de düzgün rapor yazmazsiniz? 41 kiloluk 15 yaşındaki çocuk seks işçiliğini isteyerek yapabilir mi? zaten değil ama seks icsisini yargılama hakkı size mi ait? sizin işiniz tıbbi bulgulari değerlendirmek. ağzı burnu, kaburgaları kırılmış insan seks icsisi olunca, olayın tecavüz ve cinayet olduğu gerçekliği değişiyor muydu peki?

    sezgi'nin ailesi, ablası ve avukatı sibel hanıma mücadelesinde kolaylıklar diliyorum. zanlı üç pisliğin ise bir daha gün ışığı görmeden hapislerde çürümesini istiyorum. umarım adalet geç de olsa tecelli eder ve sezgi'nin yakınları bir nebze de olsa huzur bulur.
  • iyi ki cehennem varmış!

    neyse ki ahiret varmış!

    neyse ki azap varmış!

    mağdurların haklarını milimi milimine alması varmış!

    oh be, rahatladım ya. nasıl olsa "ilahi" adalet var. yargı sistemi işini yapmasa da gün gelecek (kesin bilgi yayalım) hesaba çekilecekler.

    sizin ben züğürt tesellinize tüküreyim. ne ilahi adalaetinden, cehenneminden bahsediyorsunuz. bir kızcağız vahşice öldürülüyor, bedeni bir çantayla dağ başına atılıyor, öyle sıradan bir dağ başına da atmıyorlar arı kovanlarının yakınına bırakıyorlar ki ceset hiç tanınmasın, bedeni bulanlar o esnada kayıp olduğu bildirilen bir "hayat kadını"na ait olabilir diye umursamıyor, adli tıp bedeni aynı gerekçeyle doğru düzgün incelemiyor, bedende üç farklı sperm var diye bu bedenin kaç yaşında olduğunu bile araştırmıyorlar, sonrasında "hata"ları açığa çıkmasın diye salak saçma rapor veriyorlar, bu arada gerçek bir hukukçu çıkıyor, failleri kılı kırk yararak ortaya çıkartıyor, hatta ve hatta arkadaşlık kurup birine anlattıyor, failler suçunu kabul ediyor ve tutuklanmıyor. sonra diyoruz ki oh ne güzel allah var.

    peki güzel kardeşim, ya allah yoksa.

    cehennem yoksa!

    ahiret yoksa!

    azap yoksa!

    mağdurlar haklarını milimi milimine alamıyorsa öldüklerinde!

    ne yapacağız. biriniz bana açıklayabilir mi? kimsenin inancını sorgulamak gibi bir niyetim yok. haddim de değil. sakın yanlış anlaşılmasın.

    ne yapacağız bu canilerin yaptıkları fiilin cezalandırılması için. bu kaçıncı vaka, açın bir bakın arama motorlarından, adli tıp'ın kaçıncı aptallığı bu. sinirden düşüncelerimi toplayıp dökemiyorum klavyeye.

    biz, ölmemek için ne yapmalıyız?

    hadi ölüme çare yok, öldürülmek bu ülkede sıradan oldu artık.

    peki bizi öldürenlerin cezalandırılması için kime güveneceğiz! kim bizim hakkımızı savunacak! olup olmadığı bile bilinmeyen bir hesap gününü mü bekleyeceğiz! hepimiz sibel önder'e mi vekalet vereceğiz! öldürüldüğümüzde katillerimizi bul, cezalarını ver mi diyeceğiz. hoş onun yargılama yetkisi de yok, kime güveneceğiz biz.

    son bir soru; allah korkusu olan insan böyle bir vahşeti gerçekleştirebilir mi?
  • iğrenç bir detay gözden kaçmıyor,

    hayat kadını sanıp uğraşmamışlar. yani ben merak ediyorum, hayat kadınlarına uyuşturucu verip, ona tecavüz edip öldürmek olağan mı karşılanıyor bizim ülkemizde ? varsa böyle bir şey, o zaman aramızda tahmin edilenden çok daha fazla toplum için zararlı sosyopat var demektir, bu öyle böyle atlanacak bir detay değil.

    http://sosyal.hurriyet.com.tr/…a-benim-var_40141094
  • (bkz: sibel önder)