şükela:  tümü | bugün
  • william shakespeare'in şiiridir. can yücel tarafından türkçeye çevrilmiştir. çeviri sanatının en güzel örneklerinden biridir.

    tired with all these, for restful death i cry,
    as, to behold desert a beggar born,
    and needy nothing trimm'd in jollity,
    and purest faith unhappily forsworn,
    and guilded honour shamefully misplaced,
    and maiden virtue rudely strumpeted,
    and right perfection wrongfully disgraced,
    and strength by limping sway disabled,
    and art made tongue-tied by authority,
    and folly doctor-like controlling skill,
    and simple truth miscall'd simplicity,
    and captive good attending captain ill:
    tired with all these, from these would i be gone,
    save that, to die, i leave my love alone.

    vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
    değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
    değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
    değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
    değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
    o kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
    ezilmiş, hor görülmüş el emeği, göz nuru,
    ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
    değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
    değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
    doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
    değil mi ki kötüler kadı olmuş yemen' e
    vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
    seni yalnız komak var, o koyuyor adama.
  • (bkz: vazgeçtim)
  • çevirinin ne kadar öznel bi iş olduğunu göstermek için talat sait halman çevirisini de yazmakta fayda var:

    biktim artik dünyadan, bari ölüp kurtulsam
    bakin, gönlü ganiler sokakta dileniyor.
    iste kirtipillerde bir süs, bir giyim kusam.
    iste en temiz inanç kallesçe çigneniyor.
    iste utanmazlikla post kapmis yaldikli san.
    iste zorla satmislar kiz oglan kiz namusu.
    iste gadra ugradi dört basi madur olan.
    iste kuvet kör-topal, devrilmis boyu bosu.
    iste zorba sanatin agzina tikaç tikmis.
    iste hüküm sürüyor, çilginlik bilgiçlikle.
    iste en saf gerçegin adi safliga çikmis.
    iste kötü bey olmus, iyi kötüye köle.
    biktim artik dünyadan ben kalici degilim.
    gel gör ki ölüp gitsem, yalniz kalir sevgilim.
  • (bkz: 66nci sone)
  • (bkz: #10676642)
  • aradan yüzyıllar geçmiş olsa da aynı cümleleri hala kurmak zorunda kaldıgımızdan hiçbir şeyin değişmedigini gösteren william shakespeare şiiri.
  • memet fuat, can yücel'in çevirisi konusundaki düşüncesini ve tutumunu çok aşırı bulur. der ki:

    "açıkça görülüyor ki, can yücel en yakın olduğu zaman bile shakespeare'in dediğini demiyor; ama en uzak olduğu zaman bile onun anlattığını anlatıyor." (bkz: unutulmuş yazılar)

    bu noktada üzerine basa basa söylenmesi gereken, şiirin çevrilmediği, çevrileceği dilde yeniden yaratıldığıdır. shakespeareinkine daha güzel diyemeyişimizin sebebi, ingilizce'nin tadına varamıyor oluşumuz mu? yoksa dizelerini ne kadar evirsek de, çevirsek de can yücelinkine bir türlü kusur bulamıyor oluşumuzda mı?
  • (bkz: goner)
    (bkz: asafated)
  • ezginin günlüğünün bestesi ise budur;

    https://www.youtube.com/watch?v=ydx4wqern3e

    şen şakrak bir melodinin altında fevkalade bezgin umutsuz sözler. sanki aba altında sopa gösterirmiş gibi sanki bozuldu bağlar yansın sepetler dermiş gibi. sonede herşey net olarak ortaya döküldüğü için yorum yapma gereği duymuyorum ama şu geçmişi kınalı dünyada hiç birşeyin zaten hakkı verilmez, almaya kalksa bile maalesef eninde sonunda dilenci olur kişi.