şükela:  tümü | bugün
  • çin mitolojisinde yer alan tek bacaklı bir kuş.çok eskiden çocuklar tek ayak üstünde sekip kaşlarını çatarak "şimşek çakacak, yağmur yağacak; çünkü shang yang yine buraya konacak" tekerlemesini söyleyip dururlarmış. efsaneye göre, kuş, gagasıyla ırmakların suyunu lıkır lıkır içer, sonra da susuzluktan kavrulmuş toprakların üzerine yağmur olarak püskürtürmüş
  • sırf mitolojik bir yaratık değildir: aynı zamanda bu isimde çin tarihinde çok çok önemli bir devlet adamı vardır (mö 390-338). "yuh, öyle bağ mı olur, aradan o kadar zaman geçmiş" diyeceksiniz ama ölümünden yüzyıl sonra ch'in (qin) "devletinin" diğer çin "devletlerini" yutup da kralını "ilk imparator" ilan edebilmesinin en önemli nedenlerinden biri işbu başlıktaki shang yang'in yaptığı reformlar olduğu yazılır/söylenir.

    kendisinin reformları sonrası ortaya çıkan devlet "iyi" midir tartışılır ve ölüş biçimini de belki hak etmiştir ama bu önemli adamı ve yaptığı reformları şu ana kadar karşılaştıklarım arasında en iyi anlatanın şu aralar okuduğum kitap olduğunu düşündüğümden izninizle hafif kısarak o kitaptan birebir buraya geçireyim (of bunu tek tek buraya yazmak çok zamanımı alacak herhalde ama sözlüğümüzde bulunması gerek diye düşünüyorum, o yüzden mecbur...):

    "... (savaşan devletler dönemi'nde, çin devletlerinin) en varlıklısı qi'ydi; bir dizi sıra dışı becerikli düke sahip olmuştu, onlar da düzenli bir biçimde vergi toplayabilmişler, bir de tuz tekeli kıstırmayı başarmışlardı...

    tüm bunlar mö 361 yılında shang yang adında bir soylu ch'in beyinin sarayına gelip, ch'in'e büyük güçlerden biri olmada yardımcı olmayı önerdiğinde değişmeye başladı.

    shang yang yeni wei devleti'nde kraliyet cariyelerinden birinin oğlu olarak doğmuştu, dolayısıyla da hükümdarlıktan uzaklaştırılmıştı. doğumunun sağladığından daha fazla gücü hak ettiğine inanıyordu, bu yüzden, ch'in dükü hsiao'nun ch'in'i daha güçlü hale getirmek üzere ona katılmaları için tüm yetenekli insanlara bir çağrı yaptığı doğuda da duyulunca, doğduğu toprakları bırakıp, batıya doğru yollara düştü...

    dük hsiao(,) shang yang'ın fikirlerinden o kadar etkilenmişti ki, düşündüğü tüm değişiklikleri yapabilmesi için ona yetki verdi. shang yang hemen ihanet ve kan davaları için ağır cezalar koyarak yeni bir rejim oluşturmaya baladı; özel kavgalar bile yasa tarından cezalandırılıyordu. bunu uygulayabilmek için, ch'in'in küçük karelerden oluşan bir şebekeye bölünmesini emretti, her kare en fazla 10 hane içerecekti ve her hane, diğerlerinin yaptığı kötülükleri bildirmekle yükümlü olacaktı. ch'in halkı, shang yang'ın biyografisinin yazarının ifadesiyle "karşılıklı birbirlerini denetleyecek ve birbirlerinin cezalarını paylaşacaktı. bir suçluyu ihbar etmeyen, ikiye bölünecekti." hiç kimsenin uzaklara giderek memurların ve komşuların dikkatli gözlerinden kaçmasına da izin verilmeyecekti; hancılar, resmi seyahat belgesi olmayanlara oda vermeyecekti.

    bu denetleme mekanizması yerleştiğinde shang yang ch'in'i bir meritokrasi haline getirmeye koyuldu. doğudaki soyluların hakimiyetindeki rütbe ve ayrıcalıkları taklit etmek yerine, ch'in zayıflığını -aristokrasi yoksunluğu, çinliler ile çinli olmayanların karışımı mirasını- bir güç haline getirecekti. unvanlar artık dük tarafından yalnızca "askeri liyakat" esasına göre verilecekti ve savaşamayan aristokratların aristokratlıkları sonra erecekti: "prens ailesinden, askeri liyakati olmayanlar, prensin klanına ait addedilmeyecekti." soylu doğumun ayrıcalık sağlamadığını gösterme kaygısıyla, shang yang dükün kendi oğlu huiwen'in bile yeni yasaların küçük bir kuralını çiğnediği için cezalandırılması konusunda ısrar etti... shang yang sonunda dükün varisine idam cezası vermenin iyi bir fikir olmadığını kabul etti. bunun yerine huiwen'in öğretmenlerinden birinin idam edilmesini, bir diğerinin dağlanmasını (başka bir kaynağa göre de burnunun kesilmesini) kabul etti.

    dahası, o andan itibaren hiçbir ch'in yurttaşı, devlet için iyi bir iş yapma görevinden kaçınamayacaktı. shang yang'a bakılırsa, tüccarlar başkasının imal ettiklerini satıp aradan pay alan asalaklardı. sima qian, shang yang'ın reformlarını anlatırken, "herkes çiftçilik ve dokumacılık işlerine katılmak zorundaydı ve yalnızca çok miktarda tahıl ya da ipekli üretenler kamu işlerinde çalışmaktan muaf tutulabilirdi," diyordu. "ticaretle uğraşanlar, kimsesizler ve tembellerle birlikte köleliğe alındı."

    diğer yandan, çok çalışanlar bir toprak parçasıyla ödüllendirilmeyi bekleyebilirdi... tüm çin'de özel toprak mülkiyetinin ilk kez olarak resmen desteklenmesiydi. yeni özel mülkiyet, kendi kurallarını da getirdi: artık hiç kimse izin almadan yeni bir eve taşınamayacaktı, bu da çiftçilerin, toprağı tüketip yeni bir toprağa geçemeyecekleri anlamına geliyordu. topraklarını gereğince işleyecekler ya da aç kalacaklardı.

    reformlar herkesi memnun etmemişti.* shang yang'ın biyografi yazarı, "başkente gelen ve en başta yasaların uygun olmadığını söyleyen protestocuların sayısının binlerle ölçülebildiğine,' dikkat çeker. ama çiftçiliğe yeni verilen önem, ch'in'in boşta kalan topraklarının çoğunluğunun artık tahıla ayrılabileceğini gösterir. ve shang yang'ın cezalarının sertliğine karşın, onun (hüküm giymiş suçluların evvelce ekilmemiş toprakları işleyerek özgürlüklerine kavuşabileceklerini öngören) politikaları giderek diğer çin devletlerinden yoksul köylüleri çekti. ch'in'de, hiç değilse askerlik hizmeti aracılığıyla hiyerarşide yükselme şanları vardı. 100 yıl sonra, filozof xun zi ch'in'i ziyaret etti ve şuna dikkat çekti: "savaştan beş düşman kellesiyle dönen bir adam" diye yazıyordu, "mahallesindeki beş ailenin efendisi yapılıyordu."

    buna karşın, sima qian despot ch'in devleti'nin yaşanacak yer olmadığını düşünüyordu. halk varlıklıydı ama köleydi. hırsızlık ve ayaklanma korkusunun* yerini* başkaları almıştı: "halktan hiç kimse, yasaları tartışmaya cesaret edemiyordu," der, çünkü shang yang memnun olmayanların sürülmesini emretmişti. müzik ve şiir verimsiz olduğu* gerekçesiyle bir kenara atılmıştı*; felsefe hor görülüyordu*. ch'in'i güçlendirme kampanyası çerçevesinde, shang yang konfüçyüs'ün eline geçirdiği tüm yazılarını yaktırmıştı.

    344 yılında ch'in, dük hsiao'nun hegemon'un ayrıcalıklarından birini uygulayarak diğer derebyleri huzuruna çağırabileceği kadar güçlenmişti... 343 yılında, doğu zhou kralının ch'in dükü hsiao'nun hegemon olduğunu resmen kabul ettiğini ekler. 100 yıldır ilk kez bir dük bu unvanda hak talep ediyordu ve tarihte ilk kez bir ch'in beyi buna hak kazanıyordu.

    artık shang yang'ın reformlarının nihai hedefi belli olmuştu. yeni yasalar iyi beslenmiş ve çoğalan bir nüfus doğurmuştu ve askerlik mesleği de genç ch'in erkekleri için en çekici alanlardamn biri haline gelmişti. 340 yılında, ch'in komşularını fethetmek için savaşmaya hazırdı.

    shang yang'ın ilk hedefi wei'ydi ve bu yeni devlet çok mücadele etmeden ch'in ordularının eline geçti. ama bu, shang yang'ın son zaferiydi. dük hsiao ölmüştü ve yerine oğlu huiwen geçmişti, yirmi yıl önce, kendi kabahatleri yüzünden öğretmenlerinin idam edilmesini ve suratının tahrip edilmesini izlemiş olan huiwen. o zamandan beri shang yang'tan nefret ediyordu. iktidarı ele geçirir geçirmez, shang yang'ın tutuklanmasını emretti.

    vezir kıyafet değiştirip ch'in sarayından kaçtı ama bir hana sığındığında, hancı onu içeri almadı. başka hiç kimse de almadı. yasanın gerektirdiği izne sahip değildi.*

    saklanacak bir yer bulamayan shang yang, huiwen'in adamları tarafından yakalandı ve ch'in başkentine geri götürüldü. orada, ayrı yönlere doğru hareket edecek olan dört arabaya bağlanarak parçalandı.

    shang yang'ın rahatsız edici varlığından kurtulan huiwen, vezirin yasalarından hiçbirini kaldırmamaya karar verdi. bunlar, ne de olsa, ch'in'i hiç olmadığı kadar güçlü kılmıştı; yasalar gerçekten de çok güçlüydü ki, 325 yılında kendini kral ilan etti..."