şükela:  tümü | bugün
  • filmin - ismiyle dahi gönderme yaptığı- george a. romero klasiği dawn of the dead'in aksine toplumsal eleştiriyle ilgilenmediğini söylemek pek doğru olmayabilir. bilakis shaun of the dead'i sıradan bir komedi olmaktan kurtaran en mühim özelliklerden biri, dawn of the dead'teki alt metni enfes bir şekilde modern ingiliz toplumuna adapte etmesi.

    - spoiler içerir -

    ölülerin şafağı'nda zombilerden kaçan insanlar kurtuluşu süpermarkete sığınmakta bulunuyordu ve film üzerine yapılan pek çok okuma bunun üzerine şekilleniyordu. shaun of the dead'e bakalım. burda markete sığınmıyorlar. ama üzerinde uzun uzun düşündükten sonra sığınacak yer olarak nereyi seçiyorlar: pub. zaten dizilerinde sürekli eviyle bar arasında gezinen, bar -ve belki paintball- dışında insanlarla bütünleşmekten uzaklaşan, evinde oturup oyun konsollarıyla oynamaktan uyuşuk hale gelen gençliğe dokundurmalar yapan edgar wright ve şürekası, dawn of the dead'in toplumsal eleştiri kısmına da böyle yaklaşmış olabilirler.

    ayrıca filmden bir sahne hatırlayarak sözümüzü tamamlayalım. zombilerin ilk akını esnasında, kahramanımız* evinden çıkar, yolda topla oynayan çocuk zombiye dönüşmüştür, kahramanımız fark etmez, bakkala gider, normalde aldığı ürünlerden alır, bu arada marketin dolabında kanlı el izi vardır, onu da fark etmez. kasaya gider, parayı öder, kasiyer ölmüştür, ama simon pegg görmez bile. yoluna devam eder. mahallede birkaç zombi etrafı yıkma çalışmalarına başlamıştır. kahramanımız hiçbirini görmeden aynen evine gelir ve koltuğuna oturur. sadece bu sahne bile filmin komikliğini gram kaybetmeden toplumsal eleştirisini de yaptığını bizlere gösteriyor.

    - spoiler içerir -

    hülasa; bir komedi filmi olması nedeniyle shaun of the dead'den derin kelamlar ve alt metinler beklemiyoruz elbette. ama öncüsü olan klasiğe sadece ismiyle değil, cismiyle de tam bir gönderme içinde bulunması bu edgar wright işini sadece iyi bir komedi filmi olmaktan çıkartıyor, bir komedi başyapıtına dönüştürüyor.
  • harika 3 tane parçaya ev sahipliği yapan komedi filmi.

    /* spoiler*/
    1- liz'in shaun'u terkedişinin ardından ed ve shaun the winchester adlı pub'a giderler. shaun melankolinin en tehlikeli evrelerinden birindeyken chicago - if you leave me now çalmaya başlar.

    2- the winchester'ın işletmecisini ıstakalarla dövmeye başlamalarından hemen önce queen- dont stop me now başlar ve kolayca farkedilebileceği üzere ıstakaları parçanın ritmiyle ahenkli bir halde indirirler. (özne nerde ulan? ->ed, liz ve shaun)

    3- değişmiş ed ve shaun bahçedeki minik kulübe de ps2 oynamaya başlarlar ve queen - youre my best friend çalmaya başlar ve tüm gerçek arkadaşlara göz kırpar.
    /*spoiler*/
  • bu kadar cok ovgu gorunce izlemem lazim diyip izledigim filmdir, ancak yorumlara kaptirip gaza gelmek iyi olmuyor kimi zaman, ya da yorumlar beklentilerimi yuksekte tuttu belkide, bilmiyorum.

    --- spoiler ---
    ozellikle birden koptugum sahne vardırki oda dianne'nin tiyatro egitimine dayali olarak gruba zombi hareketi taklidini ogretirken barbara'nın yuz ifadesine ithafen cok guzel demesi ayni zamanda kadincagizin birden irikilip cok uzgunum ben dalmistim demesi koparmis goturmustur.

    dianne :
    - ok, let's try, shall we? liz.
    -nice. good vocal work.
    -ok. barbara, that's excellent.
    barbara :
    -sorry, dear, i was miles away
    --- spoiler ---
  • süper güçleri ve yetenekleri olmayan, olası zombi saldırısında normal insanlar gibi ne yapacağını bilemeyen insanların olduğu, belki diğer zombi filmlerinden çok daha gerçek olan filmdir de aynı zamanda.
  • ingiliz toplumunun herhangi bir ''genetik virüs salgınına'' gerek kalmadan da zombi gibi yaşadığı vurgulanmak istenmiş film.sonuçta başarılı bir yapım ortaya çıkmış,99 dakika boyunca beni ekran başına kitleyebilmiştir.
  • --- spoiler ---

    shaun'un üvey babasının zombiye dönüştükten sonra arabanın içinde garip zombisel(!) hareketler yapması, tam aha bu da gitti derken teybi kapatıp huzura ermesi için bile izlenesi film.

    --- spoiler ---
  • ingiliz espri anlayışı denmiş, komik değil denmiş, gülmekten kırdı denmiş hakkında.. gülmekten kırdı kısmına katılıyorum lakin amerikan zombie safsatasıyla öyle evrensel bir dille dalga geçmişler ki adamlar, ingiliz komedisi diye kestirip atmak istemiyorum. zira ingilizler bu filmdeki kadar komik değiller.

    özetle, son yıllarda izlediğim en komik film. şöyle komik bir film olsa da gülmekten yerlere yatırsa bizi diye arayışta olanlara hararetle tavsiye ediyorum.
  • amerikan kahramanlık hikayeleri izlemeye alışmış bireyler tarafından beğenilmemiş filmdir.
  • zombi filmlerine ilgisi olan biri olarak izlemeden önce önyargılı olarak sevmeyeceğimi düşündüğüm, fakat beni gülmekten geberten film.

    --- spoiler ---

    evden kaçış sırasında yapılan planlar, direk guy ritchie tadında. ama planların sonuncusu gerçekten belkide en çok güldüğüm sahne idi (bkz: winchester).

    --- spoiler ---
  • komediden anlayan kesimin çoktan tadına varmış olduğu başyapıt.

    aslında tür olarak komedi olsa da içinde her türlü güzelliği barındırıyor. başlangıcından son sahnesine kadar kendine hayran bırakıyor, halen tekrar ve tekrar izleniyor. tuttuğun altın olsun lan simon.

    ayrıca (bkz: imdb top 250)