şükela:  tümü | bugün
  • we will kill the old red rooster when she comes,when she comes
    we will kill the old red rooster when she comes,when she comes
    we will kill the old red rooster
    we will kill the old red rooster
    we will kill the old red rooster when she comes,when she comes

    diye devam eden sen sakrak sarki.
  • bu nasıl bir karıdır ki dağlardan iner, altı tane beyaz ata birden biner, breh breh... dedirten şarkı. bi de bu şarkıyı tiny toon'un bir bölümünde elmyra söylemişti ve yarılmama sebep olmuştu. ha bi de bi de bu şarkı bizim düğünlerdeki halaylar gibi giderek hızlanır, hızlanır, hızlanır... ta ki söyleyenlerin dili damağı birbirine karışana kadar.
  • i'll been drinking whisky-soda when she comes
    i'll been drinking whisky-soda when she comes
    i'll been drinking whisky-soda,i'll been drinking whiskey-soda
    when she comes
    şeklinde bir kıtası daha olan ve iki kıta arasında
    singing i i yuppie yuppie i
    singing i i yuppie yuppie i
    singing i i yuppie
    i i yuppie
    i i yuppie yuppie i
    kısmı söylenip kol kola dans edilen mükemmel neşeli şarkı.mo-jo'da çıkan bi grup pek güzel çalmaktadır.
  • o we'll all go to meet her when she comes, (bis)
    o we'll all go to meet her, all go to meet her,
    o we'll all go to meet her when she comes

    and we'll all have chicken and dumplin' when she comes, (bis)
    and we'll all have chicken and dumplin', all have chicken and dumplin',
    and we'll have chicken and dumplin' when she comes.
  • ell' descend de la montagne à cheval (bis)
    ell' descend de la montagne (bis)
    ell' descend de la montagne à cheval.

    singing ı, ı, youpee youpee ı (bis)
    singing ı, ı, youpee, ı, ı, youpee, ı, ı, youpee youpee ı

    elle embrasse son grand-père en descendant (bis)
    elle embrasse son grand-père (bis)
    elle embrasse son grand-père en descendant.

    j'voudrais bien être son grand-père, en descendant (bis)
    j'voudrais bien être son grand père (bis)
    j'voudrais bien être son grand-père en descendant.
  • ilkokul sıralarındayken "ingilizce öğretiyoruz, e ingilizce şarkı da söylesin çocuklar" mantığı dahilinde ezberlediğimiz (hatta bir de hep bir ağızdan söylediğimiz) bir şarkıydı bu.. hâlâ da şarkıdır zaten...ha hâlâ bazı ilkokul öğrencilerine böyle bir işkence uyguluyorlar mı bilmem..
  • çocukluk zamanlarımda, dağdan gelir bir kız döne döne ibaresini, kız dağın etrafından dolaşarak değil de, kız kendi etrafında dönerek dağdan iniyor şeklinde anlayıp, çok fazla kafa patlattıgım şarkıdır.
    "bu kız nası olur da bu kadar döner de, başı hiç dönmez? hem bu kız nie döne döne yürüko ki?...normal normal yürüsün..."şeklinde soruları kendime sürekli sorup da bir türlü cevabını bulamaz, kendi kendimi sonu olmayan bir çıkmaza sürüklerdim. gün geldi, ingilizce ögrendim, bu şarkının da aslında nasıl bir tercüme harikası oldugunun farkına vardım.
  • hazırlıkta ingilizce öğrenirken öğretmenimizin öğrettiği ilk ingilizce şarkıydı kendisi. bunun dışında bir de you are my sunshine vardır ama o başka sınıflara nasip oldu.