şükela:  tümü | bugün
  • pink floyd'un wish you were here adli albumundeki toplam olarak yaklasik yarim saat suren iki ayri bolumden olusan saheser. muzikal anlamda ulasilabilecek en ust nokta...
    sozlerin syd barret i anlattigi soylenir, ancak grup uyeleri aciklama yapmaktan kacinirlar...

    edit: cok pis gaza gelmi$im, co$mu$um herhalde bu entry'i yazarken. bi de cok esrarengiz bitiriyorum ha sonunu. hey allahim bu ne ya... kim bilir daha ne inciler vardir da de$meyeyim hic en iyisi...
  • az önce youtube'daki videosunun altında muhteşem bir yorum gördüm:

    '' if i was blind....? this would be my porn.

    shadowxgohan 1 day ago 48 ''

    daha güzel anlatılabilir mi?
  • şu şarkıyı dinlerken aldığım zevki hiçbir şeyden almıyorum lan. özellikle 2-3 bira sonrası, gözler kapalı, son ses dinlerken...
  • su ana kadar hep "shine on you, crazy diamond" olarak anladigim, az önce de düsününce aslinda "shine on, you crazy diamond" olmasinin daha mantikli oldugunu anladigim pink floyd sarkisi.
  • sözlerini de yazayım tam olsun

    shine on you crazy diamond i-v
    remember when you were young, you shone like the sun.
    shine on you crazy diamond.
    now there's a look in your eyes, like black holes in the sky.
    shine on you crazy diamond.
    you were caught in the crossfire of childhood and stardom, blown on the steel breeze.
    come on you target for faraway laughter, come on you stranger, you legend, you martyr,
    and shine!

    you reached for the secret too soon, you cried for the moon.
    shine on you crazy diamond.
    threatened by shadows at night, and exposed in the light.
    shine on you crazy diamond.
    well you wore out your welcome with random precision, rode on the steel breeze.
    come on you raver, you seer of visions, come on you painter, you piper, you prisoner,
    and shine!

    shine on you crazy diamond vi-ix
    nobody knows where you are, how near or how far.
    shine on you crazy diamond.
    pile on many more layers and i'll be joining you there.
    shine on you crazy diamond.
    and we'll bask in the shadow of yesterday's triumph, and sail on the steel breeze.
    come on you boy child, you winner and loser, come on you miner for truth and delusion,
    and shine!
  • pink floyd'un barkodu.
  • bir barda oturuyorsunuzdur. 3 kız 3 erkek güzel bir muhabbet herkes birbirine bir şeyler anlatmaya çalışıyor. arada biradan yudumluyorsunuz keyfiniz yerinde. klasik bir bar müziği çalınmakta kulağınıza. bir süre sonra müzik biter, ama yenisi hemen gelmez, siz de merakla tek kulağınızı kaldırıp gelecek olan şarkıyı beklemeye başlarsınız. aniden, usulca, sol minör çalınmaya başlar kulağınıza, çok hafif. barda sizden başka kimsenin onu duymadığına emin gibisinizdir. yavaş yavaş etraftaki sesler azalmaya başlar. sadece müziğin kaynağına odaklanmışsınızdır. çok geçmeden david gilmour siyah fenderinden o büyüleyici ses gelir. ve o an grupta en anlaştığınız elemanla göz göze gelirsiniz. o da sizin yaşadıklarını yaşıyordur, o da bir floydiandır. artık ikiniz de dış dünya ile ilişkinizi kesmişsinizdir. beyninizden omiriliğe geçen o muhteşem his usulca vücunuzun uçlarına yayılmaya başlar, her geçtiği noktadaki hücreleri zevkten dört köşe bırakır. uçlara ulaştığında, usulca geriye döner, göğüs kafesinizde sıkışır, şişer ve patlar. işte bu! dersiniz kendi kendinize. müzikal orgazm dedikleri şey tam da bu olmalı. meğer bugüne kadar hiç olmamışım ben. olduğumu sanmışım sadece. bir ara floydian dostumuza bakarsınız. yüzündeki salak gülümseme sizinle aynı hisleri paylaştığına yeterli bir kanıttır. masadaki diğer dört insan bu durumdan hiç bir şey anlamamaktadır. hem onlar hayatlarında müzik mi dinlemişlerdi ki sanki!. bir süre sonra, her güzel şeyin olduğu gibi bunun da bir sonu gelir. geldiği gibi usul usul terkeder bedeni.

    başka bir şarkı başlar. ve normal hayata dönersiniz.
  • play tuşuna bastığınız anda tünel meydanından yürümeye başlarsanız taksim meydanında sona eren eser. süresi, istiklal caddesini boydan boya yürüme süresine eşittir.

    (bkz: ölmeden önce yapılması gereken şeyler)
  • insanı varoluştan yokluğa, yokluktan varoluşa götürüp getiren
    duygu denizinde bir yunus gibi yüzdürüp kuş gibi uçuruan
    dinlerken, bir insanın varoluşunun anlamına en yaklaşacağı unutulmaz pink floyd parçalardan biri...
  • sol minorun alpellaya doydugu an.