şükela:  tümü | bugün
  • şalom şalom
    heredilerin hayat tarzlarını merak eden benim için muhteşem bir dizi olmuş. biraz da ibranice öğrendik fena olmadı: mazal tov,* boker tov,* yom tov, * laila tov,* kol tov,* baruch haşem,* hesdey haşem,* mamaş lo,* ma nişma,* hakol besedar/sababa,* yofi,* toda raba,* besedar,* behechlet,* ken-lo*

    --- spoiler ---

    önce tadı damağımda kalan diziden bahsedeyim biraz izninizle. sanırım izleyen herkes karakterlerin hemen hepsinde kendinden bir parça gördü. akiva'nın aşkına eşkıyalığı, şulem'in kıskançlığı, nuchem'in kurnazlığı, giti'nin inatçılığı, lippe weiss'ın çabası, hanina'nın inancı, libbi'nin tutkusu, zvi arye'nin kılıbıklığı, racheli'nin fedakarlığı vs vs. bir de bunları güzel ve katmanlı bir kurgu, muhteşem sadelikte oyunculuk -ki hemen hepsine bayıldım- ile birleşince ve bazı dizilerin final bölümlerinde** yaşadığımız hüsrana nazaran muhteşem bir final yaparak gözlerim dolu dolu bitirdim.

    giti bi tık kilo alınca güzelleşmiş meaşalla. ruchami karakteri ikinci sezon greta thunberg sevimsizliği ile yarışır durumdaydı ama üçüncü sezon doğmamış kızına ses kaydı hazırlamasıyla tekrar sempatileri topladı. zvi arye çok tatlı adamdı biraz daha derinleşebilirdi onun hikayesi. şulem'in diğer kızından tek bir bölüm bahsedildi, oraya bir kez daha gitmesini bekliyordum şahsen. toplam 6 çocuğu olduğundan bahsediliyordu biz 4 tanesini gördük. haredi düğünü ve bar mitzvah töreni görseydik çok iyi olacaktı. bir tek sünnet görebildik biraz da cenaze. sinagog'da pek çekim yapamadılar sünnet sahnesi hariç. ancak bir düğün, bir bar mitzvah, bir yom kippur ne bileyim bir roş aşana görseydik iyi olurdu. şabat'ı bile yarım yamalak görebildik.

    oyunculuklar o kadar sade ve güzeldi ki birkaç göze batan oyuncuyu görmezden gelmek kolay oldu. akiva'nın berduş arkadaşları farschlufen ve kornblit dahi çok iyi oynamışlar. çoluk çömbelek ne varsa gayet başarılılardı. ergenlerin sivilcesiz olması da ilginç bir ayrıntıydı. ve özellikle lippe weiss'a değinmeden geçmek istemiyorum. bir insan bütün vücuduyla doğal oyunculuk yapınca ortaya böyle seyretmeye doyum olmayan bir karakter çıkıyor. normalde şapır şupur yemek yiyenlere ayar olurum ancak şulem'in yemek yiyişinden rahatsız olmadım. adamın hayatı yemek ve sigara üzerine kurulmuş zaten.
    --- spoiler ---

    bunun yanı sıra heredilerin bazı adetlerini de öğrenmiş olduk.

    öncelikle herediler, israil devletine karşıdırlar. mesih gelene kadar yahudilerin kendi devletine sahip olmasının yasak olduğu, israil devletinin tanrı'ya isyan olduğu inancına sahiptirler.

    şimdi geçelim diziye. burada ilk dikkat çeken kapıdan girerken kapıya elini sürüp öpmeleriydi. kapının üstüne tevrat'tan ayetler yazan mezuza var. ona dokunup öpüyorlar. bu mezuzalarda tesniye bölümünden ayetler yazar: «duy, ey israil, rab bizim ilahımızdır, rab birdir» bu mezuzalar koşer bir hayvanın derisine sofer adı verilen hattatlar tarafından yazılır. banyo-tuvalet hariç tüm kapılara çakarlar. belli periyotlarla açıp kontrol ederler. mürekkebi aktıysa hahama götürülür ve yenisiyle değiştirilir. görsel

    koluna deri bir şerit sarıp kafasına küp gibi bir şey takıyor. bunun adı tefilin. bunu bayram ve şabat günleri hariç sabah duası ederken takarlar. içinde tevrat'ın yasa'nın tekrarı ve mısır'dan çıkış bölümünden ayetler bulunur:

    «bu sözlerimi aklınızda ve yüreğinizde tutun. bir belirti olarak ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın. onları çocuklarınıza öğretin. evinizde otururken, yolda yürürken, yatarken, kalkarken onlardan söz edin. evlerinizin kapı sövelerine, kentlerinizin kapılarına yazın. öyle ki, rab’bin atalarınıza vermeye söz verdiği topraklar üzerinde sizin de, çocuklarınızın da ömrü uzun olsun ve yeryüzünün üstünde gökler olduğu sürece orada yaşayasınız» [yasanın tekrarı 11:18-21]

    «ancak gördüklerinizi unutmamaya, yaşamınız boyunca aklınızdan çıkarmamaya dikkat edin ve uyanık olun. bunları çocuklarınıza, torunlarınıza anlatın» [yasanın tekrarı 4:9]

    «dinle, ey israil! tanrımız rab tek rab’dir. tanrınız rab’bi bütün yüreğinizle, bütün canınızla, bütün gücünüzle seveceksiniz. bugün size verdiğim bu buyrukları aklınızda tutun. onları çocuklarınıza belletin. evinizde otururken, yolda yürürken, yatarken, kalkarken onlardan söz edin. bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın. evlerinizin kapı sövelerine, kentlerinizin kapılarına yazın» [yasanın tekrarı 6:4-9]

    «bu uygulama elinizde bir belirti ve alnınızda bir anma işareti olacak; rab’bin bizi mısır’dan güçlü eliyle çıkardığını anımsatacak» [mısır'dan çıkış 13:16]

    tanrı'nın adının geçtiği bu tomarları kalp hizasında koluna ve gözleri arasında alnına bağlayan bir yahudi; kalbini, ellerini ve gözlerini kötü düşünce ve eylemlerden korumuş olur. görsel görsel

    bu dua sırasında sırtlarına talit adı verilen bir örtü alırlar. beyaz kumaş üstüne mavi şerit vardır, israil bayrağı gibi. bu sabah duası için havanın yeterince aydınlanıp, mavi ile beyazı ayırt edecek kıvama geldiğini anlamaya yardımcı olur. ve o zaman dua başlayabilir. görsel

    bu tilatların dört köşesinden püsküller sarkmaktadır. bunlara şişit denir. her şişitte 8 ip bulunur ve her püsküldeki düğüm sayısı 10-5-6-5 şeklindedir. bu tanrı'nın ibranice karşılığı olan yhvh'nin rakamsal karşılığıdır. yani tilat giyen kişi tanrı'nın varlığını sürekli hissedecektir.

    giydikleri uzun cekete ise rekel deniyor. düğün, bar mitzvah ve büyük bayramlarda ise ipek veya polyesterden yapılan bekişe giyerler. bekişe giydikleri zaman ise başlarına ştrimel denilen 500 kuş tüyünden yapılan başlık takarlar. bunu yalnız evli erkekler takabilir. görsel

    saçlarının yanlarından sarkan kısma payot deniliyor. kelima anlamı uç, kenar demektir. levililer 19:27'de yazdığı gibi:
    «başınızın yan tarafındaki saçları kesmeyecek, sakalınızın kenarlarına dokunmayacaksınız.»

    cenazade yas tutma ritüeline şiva deniyor. şiva kelime olarak 7 demek. definin ardından tutulan yas da 7 gün sürüyor. yasın ilk aşamasına aninut denir ve giyilen kıyafetin yakası yırtılır. görsel sonraki aşamaya avelut denir. müzik dinlemek hoş karşılanmaz. düğün veya bar mitzvah gibi eğlence etkinliklerine çok gerekli değilse katılmamak gerekir. yahudilerde tabut ile gömülme adeti yoktur. naaşı talite sararak defnederler. eve döndükten sonra ise şiva başlar. bu süreçte yas tutan aile banyo yapmak, tıraş olmak, deri ayakkabı giymek, takı takmaktan kaçınırlar ve evdeki aynaları örterler. yine yas tutanların yemek pişirme veya temizlik yapma gibi bir durumları yoktur. bunları gelen ziyaretçiler yapar. ayrılırken de «tanrı siyon ve kudüs'ün yas tutanları arasında sizi teselli etsin» derler. bundan sonra şiva dahil toplam 30 gün süren döneme şloşim denir. bu süre zarfında evlenilmez v bayram yemeğine iştirak edilmez. erkekler tıraş olmaz veya saçlarını kestirmez. adet olduğu üzere, yas tutan aile mişna'yı ortaklaşa okurlar.

    yahudilerde günde üç defa ibadet etmek mecburidir. sabah,* öğlen* ve akşam* olarak adlandırılan bu vakitlerde sidur adı verilen 500 sayfalık dua kitabı okunur. sabah, öğle akşam 300 sayfası okunurken kalan 200 sayfa ise şabat günü veya yom kippur gibi büyük bayramlarda okunur. dualar ezbere bilinse bile kitaba bakarak okumak gerekmektedir. ayrıca günde 100 kere şükür duası olan beraha okumaları gerekir. beraha'yı her an her yerde okumak icap edebilir ve bunu okurken de başlarının açık olmaması gerekir. bu yüzden sürekli kipa ile yatıp kalkarlar.

    goya ise yahudi olmayanlara söyleniyor. kafir gibi. goyaların şöyle bir güzelliği var. şabat günü herediler elektronik eşyaya dokunmazlar. ama goyalar dokunabilir. sinagogda dua etmeye gidiyorlar ama çok sıcak ve klimanın açılması lazım. bir heredi, goya birine klimayı aç da diyemiyor. sadece yaa ne kadar sıcak acayip terledim gibi söylenirler. bunu anlayan goya klimayı açarsa ne ala.

    halaha yahudi din yasalarının derlenmesidir. haham başına danışmaya gittiklerinde, haham başı olayı genelde halaha'ya göre yorumlayıp onu uygulamasını söyler. caiz tabirine karşılık gelir tabiri caizse.

    keningsberg'e gidip kendilerine eş bulma işlemine verilen isim şiduh. heredilerin normal yolla tanışıp evlenmeleri imkansıza yakın olduğundan bu şekilde tanışıp evleniyorlar. ama bir düğün olsa da hava nagila çalsa diye bekledim ama olmadı maalesef. ben buraya bırakayım isteyen dinlesin https://youtu.be/ppldajgaqsq

    karı koca çift kişilik yatakta değil ayrı ayrı yatıyorlar. bunun iki sebebi var. yahudi yasasına göre periyotta olan kadın kirli sayılıyor ve ona dokunan da kirleniyor. bir hafta boyunca dokunulmaması gerektiği için yatakları ayırıp tekrar birleştirme olmasın diye ayrı yatıyorlar. bazı daha aşırı ultra ortodoks yahudiler ise sadece birleşme yaşanacaksa beraber yatıyorlar, onun harici ayrı yatıyor eşler.

    heredi kadınlar evlendikten sonra saçlarını örtmeleri gerekir. çoğu bunun yerine peruk takarlar. ve asla ama asla pantolon giymezler. çok çok nadiren yatarken pijama giyen olur ama çoğunluğu onu da giymez.

    buraya kadar okuyanlara teşekkür ediyorum. size aşkenaz ve seferad yahudileri arasındaki farkı gösteren bir video bırakayım: https://youtu.be/4ijak7n_v1s

    birkaç tane de heredi şarkısı bırakayım:
    https://youtu.be/nf-nggawuuk
    https://youtu.be/lfbiewchwzm
    https://youtu.be/djaz1jtrzeq
    https://youtu.be/ejsw5n-5-ho
    https://youtu.be/ckvyo9oi8vc
    https://youtu.be/mnxo7ls4gq0
  • fevkalade yapım. oyunculuklar, senaryo, atmosfer, kısacası bu yapıma dair ne varsa müthiş.

    din olgusundan pek hazzetmediğim için biraz önyargılı başladığım bu dizi meğer çok kıymetli bir çehov öyküsü gibiymiş. hikaye her ne kadar hasidik yahudilerin etrafında geçse de sıra dışı olduğu düşünülen bu toplumsal kümenin günümüzün sıradan insanlarıyla ne kadar benzeştiğini çok başarılı yansıtıyor.

    karakterler ve örgü çok başarılı olduğu için her bölüm baştan sona insanı yerine çiviliyor, hatta akiva'nın maruz kaldığı durumlarla bir de izleyeni yerle yeksan ediyor.

    akiva'nın "ben" bilincine/kendine erişme serüveninin içinde aşk, sevgi, muhafazakarlık, ahlak, toplumsal normlar, dogma ve tabular enfes irdelenmiş. din soslu otorite ve devşirilmiş ahlakla mücadelesi, soyutlanıp konum ve imkanlarını kaybetmesi, tüm bu yıkımların hayatta onu en çok seven kişilerden gelmesi çok başarılı aktarılmış.

    yapımla ilgili eleştirebileceğim tek nokta çok başarılı bir senaryo ve güçlü karakterler olmasına rağmen 3. sezonda netflix'in yapıma dahil olmasıyla birlikte senaryoya etki etmiş sansasyonel öğeler (melodram). shtisel yine de netflix müdahalesine rağmen çizgisinden çok sapamamış muhteşem bir yapım.
  • hasidikler'e karşı bir merakınız varsa;

    sizin için bulunmaz bir dizi. bir israil dizisi. kendi adıma, hasidikler her zaman ilgimi çekmiştir. benimki daha çok hayretten kaynaklı bir alaka. benim ilgimi celbeden; bu tarz, sıkı sıkıya dogmalarla örülmüş hayatlar. dinlerin hepsinde var bu tür dogmalar. semavi dinler özelinde bakıldığında ise benzerlik had safhada. ekseriyeti aynı ritüellerin türevinden ibaret. ne kadar da küskün olsalar kardeşler nihayetinde.

    hasidikler'e karşı bir merakınız yoksa;

    sizin için de tüm bunlardan bağımsız olarak son derece keyifli bir dizi. benim yukarıda anlattıklarımdan belgesel tarzı bir şey aklınıza geldiyse, hiç gelmesin. drama ve komedi harmanlı bir hikayesi var. her ne kadar hasidikler arasında geçse de içimizden bir hikaye bile diyebilirim. hatta "bizimkiler" gibi bir dizi neredeyse. tırnak yedirtecek cinsten ne bir heyecan ne de bir merak var dizide ama inanılmaz akıcı. her bölüm sonunda kapanış jeneriğinin ekrana gelmesiyle "aa! ne çabuk" diyorsunuz. "film-zaman sürekliliği" diyorum ben buna. zaman her filmde değişik akar.

    şalom aleyhem!
  • ara ara eski bölümlerini tekrar izliyorum zira beni acayip sakinleştiriyor. ikinci sezon dördüncü bölümde, libby'nin üçüncü sezondaki akıbetini ilişkin o kadar incelikli bir foreshadowing vardı ki adeta gözlerde bir damla yaş belirdi.

    --- spoiler ---

    libby ve akiva resim sergisine giderler. bir ressamın portresi önünde dururlar. libby portreyi dikkatle inceler, akiva portresine baktıkları ressamın 23 yaşında öldüğünü söyler. libby resme doğru yaklaşır, dergideki görevli çok yaklaşmaması için uyarır. libby, ressam çok genç öldüğü için üzülür, bu talihsiz ölüm üzerine bir süre konuşurlar. libby de ressamın yaşlarındadır. akiva libby'e sen olmasan ben ne yaparım der. ne yapacağını ise üçüncü sezonda göreceğizdir. ulan öğle yemeğimi boğazıma dizdiniz kitapsızlar diyeceğim ama adamların olayı full kitap.
    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---

    - babam, "eğer bir tehlike yoksa ağlayan bebeğe dokunmayın" derdi..
    - annen ne cevap verirdi?
    - annem derdi ki, "umursanmamaktan daha büyük bir tehlike yoktur bu hayatta.."

    --- spoiler ---

    işte bu ve bunun gibi yüzlerce cümlesi sebebiyle hastasıyız bu dizinin.. üçüncü sezon hayırlı uğurlu olsun tüm sevenlerine..
  • unorthodox'tan sonra izlediğim, yahudilerin tutucu bir cemaatini anlatan ikinci dizi.

    shulem'in şapur şupur yemek yemesi, oğluna karşı olur olmaz laf sokuşları ama sonrasında ölen eşine duyduğu naif bir özlem. gerçekten son yıllarda izlediğim diziler içerisinde böylesine sempatik bir karakter görmemiştim(hele o sandalyeden düştüğü sahnede ben de gülmekten koltuktan düştüm)

    akiva'nın ayran gönüllü oluşu. kendisine azıcık meyleden bir kadın görünce hemen gönlünü kaptırması. çok tanıdık ya hu.

    bir de zvi arye var. adam o kadar arka planda kalmış ki.. ulan burada bile 7 sayfa entry var adamın isminin geçtiği yer ya birdir ya iki..

    iki sezonu izledim, üçüncüye de başlayacağım. o kadar bölüm içerisinde bir tane bile silah patlamadı, kaçma kovalama yok, entrika, ihtiras yok.

    sadece insan var. sağda solda gördüğümüz ortalama insan işte..

    şiddetle tavsiye edilir.
  • unorthodox'dan sonra keşfettiğim ve aynı kültürde daha az dram içerir gibi görünsede hayata dair aktardıklarıyla en az onun kadar dramatik olan dizi. ama öyle gözünüze gözünüze sokmuyor inceden inceye yediriyor hikayeye.
    hiç bir şey yok ama neden akıyor, neden çok seviyorum diyenler için benim gözümden shtisel'i anlatmak istiyorum. çünkü bende aynı kanıdayım. klişe yok, seks yok, kavga yok, aksiyon yok, geçtiği bölgeye rağmen politika ve gerilim yok.

    --- spoiler ---
    peki ne var?
    haham shulem'in ölen eşinden sonra hayatının sonbaharına yaklaşırken yaşama bakışı var, anne ilişkisi var, annesinin ve o aksi arkadaşının ileri yaşlılık döneminde hayata bakışı var. akiva'nın olmak istediği kişi ve kültürünün ondan olmasını beklediği kişi ile arada kalmışlığı var. eş adaylarıyla bağlanamaması, kaçınganlıkları var. kendi hayatından kaçan bir enişte ve zıpır bir amca var. kısacası pek çok kişinin yazdığı benimde izlerken hissettiğim gibi hayat var. hayat gibi dizi. kötünün içinde iyi, iyiyinin içindeyse bir bokluk var bazen.(bkz: swh) ayrıca, içerdiği duygular ve ikilemlerle tek bir karaktere değil hepsine empati yaptıran dizi.
    --- spoiler ---
  • çok fena bir şekilde yeditepe istanbul lezzeti aldığım dizi. akiva, yusuf'un ortodoks yahudi paralel evrenindeki hali olabilir.

    her karakteri ayrı bir gerçeklikte, sadeliğiyle insanı doyuran bir dizi. benim en'lerim arasına girdi bile çoktan.
  • bir akşam netflix'te izleyecek dizi ararken önerilerde çıktı karşıma.

    dizi hakkında en ufak bir fikrim yoktu. "neymiş la bu? bu kara şapkalı amcaların olayı ne ki?" diye başladım. tahmin bile edemeyeceğim derecede sardı. israil'deki aşırı dinci yahudilerin günlük hayatlarını anlatan; o insanların kültürü, yaşayışları ve inançları hakkında ciddi bilgiler veren güzel bir dizi.

    hatta bu aşırı dinci yahudi arkadaşların, israil devletine aslında nasıl düşman olduğunu, israil devletini siyonist diye adlandırdığını açıkça görebiliyoruz dizide.

    şu an ikinci sezondayım.

    diziyi izleyen tüm arkadaşlara: "mazal tov" diyorum.
  • sakin, su gibi akan bir dizi. kimseyi aşırı iyi ya da kötü göstermeye çalışmıyor, başka bir yazar da değinmiş, dizideki insanların hiçbiri sanki oyuncu değilmiş de evlerindeki, bulundukları yerlerdeki kameralardan onları izliyormuşuz gibi, çok güzel, çok doğal.
    topluca bir acayip hissettiğimiz şu günlerde bol entrikalı diziler yerine biraz daha normale yakın şeyler izlemek, binlerce kilometre ötede, çoğumuza öcü gibi öğretilen insanların bizden pek de farklı olmadığını görmek iyi geliyor insana.