şükela:  tümü | bugün soru sor
  • kill bill i izlemeden önce mutlaka izlenmesi gereken bir film. her ne kadar abre los ojos u izledikten sonra vanilla sky ı izleyip "oha be tom cruise abi. bu kadar da olmaz ki. bi zktir git. bi daha da film yapma" şeklinde verdiğim tepkiye benzer bir tepki vermemiş olsam da, kan efektleri, film müzikleri, kavga sahnelerini görünce "way be tarantino abi, o kadar da orjinal değilmişsin. senin de kaynağın doğuymuş demek" şeklinde bir tepki ortaya koymama sebep olan japon filmi.
  • başrolünde meiko kaji'nin oynadığı ve kashima yuki'nin* hayatını adadığı (ve neredeyse bride'ın ki ile paralel giden) intikam hikayesinin anlatıldığı film.

    yer yer güzel bir şekilde iç burkan, yer yer ise türk filmi havasına bürünen ama kanımca pek de kötü olmayan film. özellikle kill bill'deki bu filme yapılmış göndermeleri gözönüne getirdiğinizde oldukça eğlendirici olabiliyor.

    mesela kopan uzuvlar, fışkıran kanlar, nadir de olsa kashima yuki'nin uçması, filmin anlatımının lineer bir zaman dizisi içermemesi ve bölüm bölüm* anlatılması, hatta senaryosu ile kill bill'in tarihi bir versiyonunu izlemiş gibi oluyorsunuz. kill bill'de o ren ishii'nin küçükken intikam almak için öldürdüğü mafya patronuna söylediği "yüzüm sana birisini hatırlatıyor mu" içerikli konuşmasının oldukça benzerini kashima yuki bu filmde yapıyor. kashima yuki'nin ailesi öldüğünde kötü adamların verdiği pozun aynısının kill bill'de de yer alması kill bill'den bu filme yapılan bir diğer görsel gönderme.

    sonuçta kill bill'e esin kaynağı olmuş bir film. kill bill ile bu kadar çok benzerlik göstermesine rağmen yine de quentin tarantino'ya kızamıyorum. sonuçta bu sayede hem kill bill gibi hafif post modern sanat eseri kıvamında bir film yaratılmış oldu, hem de (kendi adıma) bu filmden, meiko kaji'den, yine meiko kaji'nin söylediği shura no hana'dan bir şekilde haberimiz olmasını sağladı. quentin tarantino'nun kill bill'i yaparken bu filmin üstüne koymuş olduğu hiç kuşkusuz en büyük şey ise filmin daha karizmatik ve eğlenceli bir yapıya bürünmüş olması.

    son bir yorum yapmak gerekirse; bence shura no hana ile başlayıp yine shura no hana ile biten hiçbirşey çok kötü olamaz, ve bence bu film de buna bir istisna değil.
  • 1973 yılı mahsulu toshiya fujita tarafından yönetilmiş olan japonya yapımı film. orjinal ismi shurayukihime olup lady snowblood ve/veya lady snowblood: blizzard from the netherworld olarak da bilinir.

    yuki'nin babası koichi köyünde öğretmenlik yapacaktır. annesini de yanına alarak köye doğru yola çıkarlar. imparatorlararası savaşları eksik olmayan japonya o dönemde de karışıktır. bu karışıklığı paraya döndürmek isteyen dört uyanık koichilinin yaptıkları plan sonrası yuki'nin babası hunharca öldürülür. annesi ise defalarca tecavüze uğrar. hapishanede doğan yuki için artık tek bir yaşama amacı vardır: intikam.

    uzakdoğu sinemasının popüler konularından biri olan intikam bu filmin de ana teması. yer yer aksayan temposuna rağmen özellikle dövüş sahnelerindeki yaratıcılık ve müzikler bu eksikliği fazlasıyla gideriyor. gene uzakdoğuya özgü melodramatik sahneler zaman zaman dozunu şaşırıyor ama bu uzakdoğu sinemasına aşina gözleri rahatsız etmiyor. bir de bütün bunlara ilave olarak quentin tarantino referansı filmi seyretme sebeplerini iyice sağlama alıyor. kaçırmayın.
  • kill bill soundtrack'in en nadide şarkısı, meiko kaji'nin okuduğu* the flower of carnage isimli capun halk türküsü de ilk olarak burada seslendirilmiştir, gene aynı sanatçı tarafından.
  • görsel açıdan şahane, şiir gibi bir intikam hikayesi. ben bu filmi kill bill'in soundtracklerinden the flower of carnage'ı dinlerken meiko kaji ismini görüp biraz bakınmanın sonucu keşfettim. yani kill bill olmasa bu filmi keşfetmem oldukça zor olacaktı. objektif bakıldığında kill bill ile benzer noktaları yok değil. ancak zaten tarantino "yapılan her filmden biraz biraz çalarım" diyen bir yönetmen, bu sebepten kill bill bu filmin çakması tarzı yorumları pek anlayamıyorum.

    yuki karakteri meiko kaji'ye çok yakışmış. zaten kendi sesinden bir de the flower of carnage söylüyor, daha ne olsun. kısacası ikisini de izleyin, ikisini de sevin arkadaşlar.
  • buraya kill bill gazıyla gelenler işi abartıyor. gayet vasat bir film. geleneksel samuray filmlerinden fırlayan aksiyon tarzı japonya'da zaten kendilerine bir b-movie vibe yaratmıştı. aslında amerikan b-filmlerin kalitesiz olduğu göz önünde bulundurulursa japon filmerinin kültürel ve sinemasal seviyesi çok yüksektir. bu filmde gelenksel samuray filmlerinin amerikanize edilmiş bir halini görüyoruz, ki bu seviyeyi gayet düşürüyor. hikaye anlatımı ve bazı görsel buluşlar çok iyi ve müzikler de müthiş ama film ne yazık ki 5/10.