şükela:  tümü | bugün
  • baba zeki ünli ise olayın mali imkansızlıklarla ilgili olmadığını ifade ederek şunları söyledi:

    "diyorlar ki 'bir aydır kayıp', yalandır. diyor ki 'yatacak yerim yok.' hepsi yalan. bizim evimiz muş'ta var, burada da var, bursa'da da var. aylığımız allah'a çok şükür en az 10 bine kadar var. bu yalanı hangisi yapmış? böyle şeyler ayıptır. bu acı günlerimizde bu kelimeler yakışmaz. allah'a çok şükür bizim her şeyimiz var. hiçbir sıkıntımız yok. devlet de yardım ediyor allah'a çok şükür, burs da var. devleti kötülemek için böyle yapıyorlar."

    kaynak

    abisinin bana attığı mesajı kendisinin isteği üzerine buraya kopyalıyorum.

    merhaba arkadaşlar ben sibelin diğer abisi osman. (bkz: sibel ünli'nin babasının yaptığı basın açıklaması) bu başlığı gördükten sonra yazma ihtiyacı duydum. babamın yaptığı açıklamalar tamamen yersiz ve kendisinin kardeşimin fakirlik sebebiyle intihar etmediğini belirtmek istemesi sonucu söylenmiş yanlış sözlerdir. zaten kendisi 3 yıldır bizden ayrı yaşamakta. kendisinin dediği gibi 3 evimiz ya da aylık 10 bin tl'lik bir gelirimiz bulunmamakta. bundan bir kaç ay önce abim ataması gerçekleşip muş'un bulanık ilçesinde göreve başlamıştır. ben ve diğer kardeşlerim okula gitmekteyiz. abim iş başı yapmadan önce de maddi durumumuz kötüydü ama ablamın çalışmasıyla ve kaymaklıktan aldığımız yardımlar sayesinde geçiniyorduk. ben aldığım aylık 500 liralık burs ve yazın çalıştığım parayla okul hayatımı idame ettiriyordum. evet maddi durumuz abim atanana kadar kötüydü ama o atandıktan sonra daha iyi bir duruma geldik. daha anlatacağım çok şey var ama ailevi sebepler ve bu yüzden yazmak istemiyorum. bu sebeple de şimdiye kadar yazmak istemedim ama yapılan yakışıksız ifadeler beni üzdü. kimsenin devletten para aldığı yada devleti akladığı yok. kaldı ki sebep gerçekten de fakirliken değil. evet çektiğimiz fakirlik bir sebep ama intihar etmesinin de tek sebebi değil. basın açıklamasında da yazdığı gibi kardeşimin ağır depresyonu vardı ve kendisine elimizden geldiği kadar yardımcı olmaya ve hayata bağlamaya çalıştık ama belli ki yeterli olamadık ve onu kaybettik. lütfen kardeşimin ölümü üzerine artık siyaset yapmayın. bir iki gün sonra sizler unutacaksın ama onun acısını biz yaşamaya devam edeceğiz. özet geçmek gerikirse de babam bizden ayrı yaşamakta. kendisiyle taziye sebebiyle bir araya geldik. ve yaptığı konuşma şahsi fikrimce yersiz ve yanlış bir konusmadır. abim saygısı sebebiyle o an onu susturmamıştır ama keşke yapsaydı. sadece fikirlerimi açıklamak istedim. her şey basın açıklamasında olduğu gibi oldu.
  • cümlelerin içinde küçük küçük "artık" kelimeleri serpiştirirsek bence daha doğru olacak açıklama.
  • sebep ne olursa olsun 20 yaşında genç bir kız hayata tutunamadı ve ölümü seçti. intihar bir günde gelmez. bağıra bağıra, çığlık çığlığa gelir malesef kimse o çığlığı duyamadı.
  • kız gidecek yerim yok demiş benim için bu ailesi olmadığı anlamına geliyor. yani kısaca bunlar kim oluyor?
  • bak sibel, baban hemen sattı seni. ölünü sattı hem de. ölüne bile saygı göstermedi. üç beş kuruşu görünce evladını satan insanların olduğu bir dünyadan ayrıldın. keşke senin gibiler değil de baban gibiler ayrılsa aramızdan. bu dünya böyle bir yer işte.

    edit: mesaj kutum hiç bu kadar dolmamıştı. düzinelerce yazar mesaj atmış. çoğu olumlu olmak üzere olumsuz olanlar da var. öncelikle bana teşekkür edenlere ben de teşekkür ederim. onlar da artık kendini savunamayan bir kız çocuğunun sesi olduğum için teşekkür ettiler. olayı siyasete bağladığımı söyleyenler var. amacım siyasi eleştiri olsa bunu açıkça söylerdim her zaman yaptığım gibi. ama inkar da etmiyorum. inanın ki şu son zamanlarda yaşadığımız olaylar siyasetin bile ötesinde.

    asıl cevaplamam gereken mesajlar babanın yaptığı açıklamaya rağmen neden halen böyle birşey yazdığımı soranlar. tam olarak bu açıklama yüzünden. bazı sorular var. aylık 10.000 tl gelir ve üç adet emlak sahibi olduğunu söylüyor. devletin de kendilerine yardım ettiğini söylüyor. eğer ilk söylediği doğruysa devlet bunlara neden yardım ediyor? ve eğer söyledikleri doğruysa bile sibel sürekli işsiz olduğunu, cebinde 1 lirası kaldığını, parası olsa kyk borçlarını ödeyeceğinden bahsetmiş. arkadaşlar depresyonla şizofreni farklı şeylerdir. bu kıza şizofreni tanımı konulmamış. bu kız parasızlıktan ve sosyal baskıdan depresyona girmiş. bu kız dışlanmış. ve sadece tanımadığı insanlar tarafından değil. benim anladığım bu.

    ya adamın mal varlığı ve geliriyle alaklı söylediği şeyler yalan, ya da doğru ama kızı bu hallerde. iki durum da kabul edilebilir değil. sakın bana bir baba kendi evladına sırtını dönebilir mi demeyin. diyecekseniz bile bana demeyin. döner. kesin bilgi. kaynak güvenilir. bu konuda benimle tartışmayın.

    ama ne olursa olsun, eğer düşündüklerim yanlış çıkarsa bu mesajı editleyip özür dilerim. sonra da silerim. benim kimseyle işim yok. sadece bu hiç tanımadığım çocuk için içim yanıyor. maalesef zor durumdaki insanlar seslerini çoğu zaman birilerine duyuracak kadar şanslı olamıyor. ve seslerini duyuramadıkça bu onları karanlığa daha fazla itiyor. o günleri ben de yaşadım. o yüzden çırpındıkça batan insanların halinden iyi anlarım. bunun sorumlusu kimse cezasını kör kuyularda çeksin.

    bir daha mesaj kutuma gelmeyin. kimin aklının siyasette olduğunu ben çok iyi biliyorum. bir dahakine üzerim.
  • 10 bin maaş var diyor, sonra, devlet de bize bakıyor diyor. ne iş lan bu? devlet niye 10 bin maaşlı insana bakıyor?
  • ünli, kardeşi sibel'in yaklaşık 1 yaşında geçirdiği ağır ateşli hastalık sonrası günlerce hastanede kaldığını ifade ederek, şunları kaydetti: "bu hastalık sonrası tekrarlanan sara krizlerini farklı zamanlarda yaşamış ve antiepileptik tedaviler almıştır. ergenliğe girmeye başladığı süreçten itibaren çeşitli duygu durum bozuklukları yaşamıştır. kardeşimiz bu durumdan dolayı psikiyatri doktorlarına götürülmüştür. kardeşimizin çeşitli tedaviler alması sağlanmıştır. buna rağmen son 3 yıldır birden fazla olan başarısız intihar girişimlerinde bulunmuştur. intihar girişimlerinden sonra major (ağır) depresyon tanısıyla 2 defa bakırköy ruh ve sinir hastalıkları servisine yatırılmıştır. önerilen tedavileri hastane dışında da sürdürmesi için ailesi ve yakın arkadaşları tarafından kendisine destek olunmuştur. düzenli olarak psikolog ile görüşmesine olanak sağlanmıştır. tüm bunlara rağmen ailecek yaşadığımız sosyoekonomik durum, kardeşimizin sosyal ağlarda maruz kaldığı siber zorbalık ile duyarlı ve hassas kişilik yapısı kendisinin yaşama azmini bitirmiştir."
  • nasıl paraları olduğu halde yardım alıyorlar diyenler için; (bkz: zeynep ergül)
    açıkcası ben de parasızlıktan olduğunu düşünmüyorum ama sağlık sorunlari ve sosyal medyada uygulanan psikolojik şiddet bunu tetiklemiş olabilir.
    bazı insanlar çok daha hassas.
    sadece twitlerinden bunları söylemek çok saçma,
    gelir testi yapıldıktan sonra devlet erzak yardımı yapıyor,burs alıyorsun alamadin mı kredi imkanın var en azından okurken rahat olman için.
    benim bir arkadaşım ailesinden kaçıp, sığınma evinde kalıp okul okumuştu.
    parasızlık zor ama belki milyonlarca seçenek var hayati devam ettirmek için.
  • 10000 maaşı olması neyse de devletin burs vermesi beni şaşırttı.
  • sibel'in, ailesiyle de arasının iyi olmadığını anlamamızı sağlayan açıklama. bana öyle geliyor ki ailesi de kızı dışlamış. sadece yorum.. (bkz: imo)