şükela:  tümü | bugün
  • 10 bin maaş var diyor, sonra, devlet de bize bakıyor diyor. ne iş lan bu? devlet niye 10 bin maaşlı insana bakıyor?
  • bak sibel, baban hemen sattı seni. ölünü sattı hem de. ölüne bile saygı göstermedi. üç beş kuruşu görünce evladını satan insanların olduğu bir dünyadan ayrıldın. keşke senin gibiler değil de baban gibiler ayrılsa aramızdan. bu dünya böyle bir yer işte.

    edit: mesaj kutum hiç bu kadar dolmamıştı. düzinelerce yazar mesaj atmış. çoğu olumlu olmak üzere olumsuz olanlar da var. öncelikle bana teşekkür edenlere ben de teşekkür ederim. onlar da artık kendini savunamayan bir kız çocuğunun sesi olduğum için teşekkür ettiler. olayı siyasete bağladığımı söyleyenler var. amacım siyasi eleştiri olsa bunu açıkça söylerdim her zaman yaptığım gibi. ama inkar da etmiyorum. inanın ki şu son zamanlarda yaşadığımız olaylar siyasetin bile ötesinde.

    asıl cevaplamam gereken mesajlar babanın yaptığı açıklamaya rağmen neden halen böyle birşey yazdığımı soranlar. tam olarak bu açıklama yüzünden. bazı sorular var. aylık 10.000 tl gelir ve üç adet emlak sahibi olduğunu söylüyor. devletin de kendilerine yardım ettiğini söylüyor. eğer ilk söylediği doğruysa devlet bunlara neden yardım ediyor? ve eğer söyledikleri doğruysa bile sibel sürekli işsiz olduğunu, cebinde 1 lirası kaldığını, parası olsa kyk borçlarını ödeyeceğinden bahsetmiş. arkadaşlar depresyonla şizofreni farklı şeylerdir. bu kıza şizofreni tanımı konulmamış. bu kız parasızlıktan ve sosyal baskıdan depresyona girmiş. bu kız dışlanmış. ve sadece tanımadığı insanlar tarafından değil. benim anladığım bu.

    ya adamın mal varlığı ve geliriyle alaklı söylediği şeyler yalan, ya da doğru ama kızı bu hallerde. iki durum da kabul edilebilir değil. sakın bana bir baba kendi evladına sırtını dönebilir mi demeyin. diyecekseniz bile bana demeyin. döner. kesin bilgi. kaynak güvenilir. bu konuda benimle tartışmayın.

    ama ne olursa olsun, eğer düşündüklerim yanlış çıkarsa bu mesajı editleyip özür dilerim. sonra da silerim. benim kimseyle işim yok. sadece bu hiç tanımadığım çocuk için içim yanıyor. maalesef zor durumdaki insanlar seslerini çoğu zaman birilerine duyuracak kadar şanslı olamıyor. ve seslerini duyuramadıkça bu onları karanlığa daha fazla itiyor. o günleri ben de yaşadım. o yüzden çırpındıkça batan insanların halinden iyi anlarım. bunun sorumlusu kimse cezasını kör kuyularda çeksin.

    bir daha mesaj kutuma gelmeyin. kimin aklının siyasette olduğunu ben çok iyi biliyorum. bir dahakine üzerim.
  • cümlelerin içinde küçük küçük "artık" kelimeleri serpiştirirsek bence daha doğru olacak açıklama.
  • kız gidecek yerim yok demiş benim için bu ailesi olmadığı anlamına geliyor. yani kısaca bunlar kim oluyor?
  • baba zeki ünli ise olayın mali imkansızlıklarla ilgili olmadığını ifade ederek şunları söyledi:

    "diyorlar ki 'bir aydır kayıp', yalandır. diyor ki 'yatacak yerim yok.' hepsi yalan. bizim evimiz muş'ta var, burada da var, bursa'da da var. aylığımız allah'a çok şükür en az 10 bine kadar var. bu yalanı hangisi yapmış? böyle şeyler ayıptır. bu acı günlerimizde bu kelimeler yakışmaz. allah'a çok şükür bizim her şeyimiz var. hiçbir sıkıntımız yok. devlet de yardım ediyor allah'a çok şükür, burs da var. devleti kötülemek için böyle yapıyorlar."

    kaynak

    abisinin bana attığı mesajı kendisinin isteği üzerine buraya kopyalıyorum.

    merhaba arkadaşlar ben sibelin diğer abisi osman. (bkz: sibel ünli'nin babasının yaptığı basın açıklaması) bu başlığı gördükten sonra yazma ihtiyacı duydum. babamın yaptığı açıklamalar tamamen yersiz ve kendisinin kardeşimin fakirlik sebebiyle intihar etmediğini belirtmek istemesi sonucu söylenmiş yanlış sözlerdir. zaten kendisi 3 yıldır bizden ayrı yaşamakta. kendisinin dediği gibi 3 evimiz ya da aylık 10 bin tl'lik bir gelirimiz bulunmamakta. bundan bir kaç ay önce abim ataması gerçekleşip muş'un bulanık ilçesinde göreve başlamıştır. ben ve diğer kardeşlerim okula gitmekteyiz. abim iş başı yapmadan önce de maddi durumumuz kötüydü ama ablamın çalışmasıyla ve kaymaklıktan aldığımız yardımlar sayesinde geçiniyorduk. ben aldığım aylık 500 liralık burs ve yazın çalıştığım parayla okul hayatımı idame ettiriyordum. evet maddi durumuz abim atanana kadar kötüydü ama o atandıktan sonra daha iyi bir duruma geldik. daha anlatacağım çok şey var ama ailevi sebepler ve bu yüzden yazmak istemiyorum. bu sebeple de şimdiye kadar yazmak istemedim ama yapılan yakışıksız ifadeler beni üzdü. kimsenin devletten para aldığı yada devleti akladığı yok. kaldı ki sebep gerçekten de fakirliken değil. evet çektiğimiz fakirlik bir sebep ama intihar etmesinin de tek sebebi değil. basın açıklamasında da yazdığı gibi kardeşimin ağır depresyonu vardı ve kendisine elimizden geldiği kadar yardımcı olmaya ve hayata bağlamaya çalıştık ama belli ki yeterli olamadık ve onu kaybettik. lütfen kardeşimin ölümü üzerine artık siyaset yapmayın. bir iki gün sonra sizler unutacaksın ama onun acısını biz yaşamaya devam edeceğiz. özet geçmek gerikirse de babam bizden ayrı yaşamakta. kendisiyle taziye sebebiyle bir araya geldik. ve yaptığı konuşma şahsi fikrimce yersiz ve yanlış bir konusmadır. abim saygısı sebebiyle o an onu susturmamıştır ama keşke yapsaydı. sadece fikirlerimi açıklamak istedim. her şey basın açıklamasında olduğu gibi oldu.
  • ünli, kardeşi sibel'in yaklaşık 1 yaşında geçirdiği ağır ateşli hastalık sonrası günlerce hastanede kaldığını ifade ederek, şunları kaydetti: "bu hastalık sonrası tekrarlanan sara krizlerini farklı zamanlarda yaşamış ve antiepileptik tedaviler almıştır. ergenliğe girmeye başladığı süreçten itibaren çeşitli duygu durum bozuklukları yaşamıştır. kardeşimiz bu durumdan dolayı psikiyatri doktorlarına götürülmüştür. kardeşimizin çeşitli tedaviler alması sağlanmıştır. buna rağmen son 3 yıldır birden fazla olan başarısız intihar girişimlerinde bulunmuştur. intihar girişimlerinden sonra major (ağır) depresyon tanısıyla 2 defa bakırköy ruh ve sinir hastalıkları servisine yatırılmıştır. önerilen tedavileri hastane dışında da sürdürmesi için ailesi ve yakın arkadaşları tarafından kendisine destek olunmuştur. düzenli olarak psikolog ile görüşmesine olanak sağlanmıştır. tüm bunlara rağmen ailecek yaşadığımız sosyoekonomik durum, kardeşimizin sosyal ağlarda maruz kaldığı siber zorbalık ile duyarlı ve hassas kişilik yapısı kendisinin yaşama azmini bitirmiştir."
  • o yaştaki kız parasızıktan intihar etmez. şu olayın bokunu çikarmayin artik. salak mısıniz? hangimiz ögrenciyken aç kalmadık, parasızlıktan sıkıntıya düşmedik. hangimiz intihari düşündük peki bu yüzden?

    bakın genç bir kızın egosu tatmin edilmeye ihtiyaç duyar. sen etrafindaki süslü bebekleri görüp, her gün instagramda övülup idealize edilen aşık olunasi güzel kadın profili gözüne sokulup sokulup da dm kutuna gelen "ayni ozurlulere benziyon çok çirkinsin" mesajına aldırmamazlik edemezsin. en fazla 20 yaşındaki bir genç kızdan bahsediyoruz kolay değil amk dış görünüşün yüzüne bu kadar dışlanmak. siber zorbalığı geçtim bu kizcağız reelde kim bilir nelerle karşılaştı da artik canina tak etti. siz daha avutun kendinizi devletin ihmali yüzünden kız canina kiydi nerde bu sosyal devlet diye.

    bu kız toplumun sığ zihniyeti yüzünden canına kıydi be hey saman kafalilar. senin benim onun yüzünden öldürdü kendini. halbuki insana iç güzelliği için kıymet versek, hadi vermiyor muyuz hiç olmazsa çenemizi tutup karşimızdakine saygi ile yaklaşmayi öğrenebilsek bunların hiçbiri olmayacaktı.

    olayı maddiyata baglamak devlete sallamak burda en kolayı. ama kızı hiç tanımadığım halde kalıbımı basıyorum ki bu kiz parasızlıktan falan intihar etmedi. kimse de kendine toz kondurmuyor amk.

    edit : bu demek değildir ki parasizliktan intihar eden kimse yok. hayir tabii ki var. çocuğuna pantolon alamayan, bebeğinin ilaç parasını denkleştiremeyen, işsizlikten bunalan bu yüzden canına kıyan yüz binler var. ama sibelcik bunlardan biri değil. ıntihar böyle bir şey değil. bir üniversite öğrencisinin parasız kaldı diye yapacağı bir olay değil.
  • açıklamayı yapan abi, doktor olarak atanmış ve ihtiyacımız yok diye yardımların kesilmesini istemiş. aile anladığım kadarıyla batman sasonlu. sason coğrafya ve iklim olarak muş'a daha yakın.
    ne denir ki bir can gitmiş. parasızlıktan gitmediyse bile hastalıktan gitmiş.
    bir kardeş ne kadar çözüm bulabilir kardeşinin sorunlarına.
    özünü bilemeyiz ama madden ve manen yetersiz bir anne baba var anlaşılan. kızın sorunlarına çözüm bulamamışlar.
    çok zor yaşanılanlar. allah sevenlerine sabır versin.
    benim okurken yüzümün kızardığı yorumları yazanları da bilmiyorum allah ne etsin...
  • sözlüğün iyiden iyiye beyinsiz dolduğunu bir kez daha yüze çarpan başlık.

    kızın ağır mental sorunları olduğu çok bariz. önceden de intihar girişimleri olmuş(çok olası), klinik tedavi de görmüş. gerek dış görünüşü, gerek yalnızlığı, gerek bilemeyeceğimiz bin bir türlü sebepten majör depresyonu iyiden iyiye artmış ve kardeşimiz canına kıymış.
    her intihar eden parasızlıktan, siyasi/politik sebeplerden intihar ediyor falan mı sanıyorsunuz oğlum siz? bu ülkede her gün onlarca kişi canına kıyıyordur aloo siktirin gidin her hangi bir psikiyatri kliniğinin yatış bölümünde dolaşın bakın nasıl insanlar var, nasıl hayatlar yaşanıyor.

    mıç mıç yok kalbimizdesin, yok affetmeyeceğiz, yok melek oldu uçtu günahı x'in boynuna bilmem ne. günah varsa ortada, suçlusu gerekli psikolojik desteği sağlayamayan ailesindedir. her boktan siyasi popülist primler kasmayın. komik görünüyor uzaktan.

    not: malum kişinin sesine bile katlanamayan biri.
  • 10000 maaşı olması neyse de devletin burs vermesi beni şaşırttı.