*

şükela:  tümü | bugün
  • farklı amaçlarla o siteye giren farklı farklı kadınlardır. 4-5 yıl içinde gezinmiş biri olarak bu kadınları gruplandırmak mümkün.. öncelikle (bkz: #31178765)

    1- koca arayanlar: yaşı geçmiş talibi çıkmayan, görsel bir güzellik arz etmediği için etrafından talep görmeyen ya da gerçekten evlenmek için akıllı uslu adama rastlayamamış (bunlar azınlıkta) bir de şansımı burada deneyeyim diyen kadınlar bunlar. (%50)

    2- sevgili arayanlar: bas baya sevgili arayanlardır bunlar. cinsellik de içerir bazen ama bununla sınırlı değildir. gezelim dolaşalım, birlikte zaman geçirelim ve en önemlisi çevremdekiler sevgili bulabildiğimi, sevgilim olduğunu “desperate” olmadığımı görsünler amacını güderler. ama dönüp dolaşıp 1. kategori ya da 3. kategoriye düşmeleri muhtemeldir.(%10)

    3- gerçekte güzel olmayan, etrafından yeterince iltifat göremeyen ve beğenilme hissini tatmin etmek ve bu yöndeki egosunu tatmin etmek isteyen kadınlar: bunlar genellikle sonuç değil süreç odaklıdırlar, aldıkları güzel mesajlar, iltifatlar vs. onların karınlarını doyurmaya genellikle yeter. bilir ki gerçek hayatta bu insanlar onların varlığını bile fark etmezler ama sanal alem abazaları bunların kıçlarını fazlasıyla kaldırmışlardır. kezban tabir ettiğimiz tipler genellikle bu kategoriye girer. bunların içinde aldıkları iltifatlara gerçekten inanıp kendini güzel zannetmeye başlayan ve bir cesaret yazıştıkları kişilerle buluşup şansını deneyenler vardır. sonucu genellikle hüsran olduğu için kendilerini siberaleme vururlar tekrar. (% 25)

    4. görsel olarak bir problemi olmayıp tamamen psikolojik sorunlar / içine kapanıklık / toplum baskısı nedeniyle orada kendine ayrı bir dünya kurup orada yaşamaya ve oradan beslenmeye başlayanlar. ego tatmini 3 numaradakiler gibi bunlar için de baskın sebeplerden biridir. (%5)

    5. bunu doğrudan ifade edemeseler de cinsellik arayanlar: bunlar aslında cinsellik ararlar ama bunu açıktan dile getirmeyi, cinsellik arayan kadın olmayı kabullenemezler. bu yaptıklarını meşrulaştırmaya çalışırlar. bunu meşrulaştırmak için de fiilen olmasa da karşısındaki ile bir sevgili ilişkisi kurmak isterler. muhtemelen bu tür ilişkilere tepkinin en fazla olacağı bir ortamda yaşamaktadırlar ve bu tür isteklerini yakın çevresinden birileriyle gidermeye çalışmayacak kadar hanımefendidirler çevrelerinde. ve bu saygınlıklarını ve etrafındakilerin ona bakışını zedeleyebilir. temel amaç cinselliktir. eğer sevgili ilişkisi kurmadan da cinselliğin yaşanabileceğine dair bir felsefeniz varsa bunu da ağdalı bir dille anlatabiliyorsanız bunu meşrulaştırmalarına yardımcı olabilirsiniz. zaten amaçları meşrulaştırmak olduğu için söylediklerinizi çok da irdelemeden kabullenip sizinle bu yola rahatlıkla girebileceklerdir. güvenilir ve masum olmanız yeterli olacaktır. ben abazayım diye gözleri oynayan tiplerden korkabilirler. önceki görüşmelerinizde genelde havadan sudan ve tanıma amaçlı geçen muhabbet cinselliğe girmez kapılar kapanmadan. en fazla açıkoturumdaki orta yaşlı teyze ciddiyetinde ya cinsellik de benim için önemli vs. derler utana sıkıla. genellikle tek gecelik ilişkiden ziyade fuck buddy tarzında bir yakınlaşma işlerine gelir. zira çok partner değiştirmekten yana değillerdir. eli yüzü düzgün birini bulup düzenli olarak cinsel ihtiyaçlarını gidermeleri onlar için yeterli olacaktır. dışardan iyi, düzgün görünen hanımefendi kadınlardır ancak kapı kapandıktan sonra dört duvar arasında yalnızsanız bambaşka bir kadın gelir onların yerine, yaptıkları / yapabilecekleri aklınızı başınızdan alabilir. birkaç saat önce mülayim bir politik sohbette insan haklarının öneminden ve kişi hak ve özgürlüklerinden dem vuran kadını bir anda kucağınızda tepinirken bulabilirsiniz. hele birkaç kadeh içtilerse kendilerinin bile inanmayacağı şeyler yapabilirler. bu grubuna giren bazıları karşısındakini fazlaca masum bulup gözüne kestirirse de koca adayı olarak görmeye başlayabilirler ki bu durumda hızlıca kaçılmalıdır. (%5)

    6. açık açık cinsellik arayanlar: grup adından da anlaşılacağı üzere açıktan cinsellik ararlar. gelen adayları değerlendirip eledikten sonra birkaçı ile buluşup sonra gözüne kestirdikleri ile (birden fazla da olabilir) yatarlar. ikinci bir görüşme de istemezler genellikle. onlar için cinsellik farklı partnerlerle her seferinde yeni bir ilişkidir. bir partner kesmez. kesmez demek doğru olmaz belki keser de sonraki farklı olsa onlar için daha iyidir. (%1)

    7. sadece geyik, gırgır niyetinde olanlar: sadece girip birkaç erkek düşsün de alay edeyim modundadırlar. troll tabir ettiğimiz gruptaki kadınlardır genellikle. üst kategorilerden biri veya birkaçıyla genellikle kesişirler. (%2)

    8. gözlemciler: nasıl bir yermiş burası diye merak edip girenlerdir. zamanla üst gruplara terfi ederler. (%2)

    ben genellikle 5. grupta ve kısmen 6. grupta bulunanlarla bulunanlarla muhatab olmayı hedefledim. şuradan da görülebilir: #31178765
    ama bu kadar yoğun bir içli dışlılıktan sonra bütün gruplardan kadınlarla muhatab oldum. ve özetle yukarıdaki sonuçlara ulaştım. bir sözlük yazarının seks günlüğüne döndürmeyi istemem ama artık bir kuyuya bağırmam lazım..
  • bazen uçuk kaçık bir kadındır. bazen ayferdir adı.
    ayfer 27-28 yaşlarında annesi ile birlikte yaşayan uçarı bir kız. o zamanlar henüz bakirim ve internetten tanıştığım bir kız buluşmak istemiş. nereye gideceğini bilmeden buluşma ve oynanan tavla. ayferin isteğine göre tavlanın kazanma ödülü öpücük. bile bile kaybedilen tavladan sonra uğurlarken dudaktan bir öpücük. çarpılmışa dönen bir yağız anadolu delikanlısı. neden dönmesin ki sevişme ihtimali doğdu hayatında ilk defa. sinemaya gidilir ikinci buluşmada, vizontele tuuba. kimsenin göremeyeceği kuytu bir köşeye oturulur. 3-5 dakika sonra eller kollar kıpırdamaya başlar ayferin, ben de rahat durmam elbette. tahrik olan bünyede meydana gelen sertleşmeler ayferin dokunuşuyla daha da sertleşir. ayfer fermuarı açıp elini içine sokar… filmin ilk 5 dakikasından sonrasını hatırlamam bu yüzden ve ne zaman vizontele tuuba denk gelse tahrik olurum pavlovun köpeği misali. baskın muhafazakar kültürün etkileri hissedilir bir anda bünyede. artık sevişme ihtimal dğeil kesinliktir ve ayfer aranır bir daha görüşmek istemediğin söylenir. ayfer bozulur ve inada bindirir. ayfer eve davet ettirir kendini. ayferle film izlenirken ayfer uzanır arkasından sarılmamı ister. ayfer öper dudaklarımı. ayfer ilk olduğunu anlayınca “aaa ilk mi olacak hiç niyetim yoktu ama buyur der”.. olan olur tabi ilk ilişkisinde erken boşalan delikanlı o hazzın etkisiyle ayferin aşağılamalarını duymaz bile. ayfer gelememiştir. ayfer gider. ertesi gün geri gelir ben tamamlanamadım diye. işini halleder ve gider. göğüsleri yok denecek kadar az ama incenik ayfer bu yüzden bütün ayrıntılarıyla akılda kalmıştır. o beni pek iyi hatırlamıyordur herhalde toy zamanlarımdı..
    o günden sonra artık sevişmiş, hatalarını görmüş ve hatalarından ders çıkararak önündeki maçlara bakacak bir delikanlı vardır. ar perdesi yırtılmıştır bir kere...
  • bazen hormonları dengesiz (en azından diğer kadınlardan çok farklı) ve bunu bastıramayan bir kadındır. belki dengeli olan budur ve diğer kadınlar dengesizdir. keşke bütün kadınlar böyle olsa. bazen adı banudur.

    2004 yılı sonlarıydı. soğuk bir gecede daha önceki hatalarından ders çıkarmış delikanlı yine siberalemde geziniyor. biri takılmış (lara) ama o esnada başka biri daha takılmış adı banu. belli ki teknoloji konusunda biraz cahil. messenger dan yazışmak dışında bir şey yapamıyor. ciddiye almıyorum ilk anda çok aceleci geliyor. lara ile konuşmaya devam ederken banuya kısa cümlelerle cevap veriyorum geçiştirerek. dursun bir köşede diyorum her ihtimale karşı. görmek istiyor ama kamera davetimi kabul etmeyi beceremiyor. israr ediyor görmek için biraz rahat versin diye web kamerası ile o anda çektiğim birkaç resmi gönderiyorum. beğendiğini söylüyor. benim de desteğimle kendi resmini messenger üzerinden göndermeyi başarıyor. vesikalık resmini taratmış 2-3 mb’lık bir bmp o zamanki bağlantımla da yarım saatte falan geliyor bana. bir sinema sanatçısına çok çok benziyor ve alay ettiğini düşünmeye başlıyorum. beğendin mi diyor. beğendim ama bu sen değilsin diyorum. benim diyor ısrarla telefonunu ver arayacağım diyor. arıyor konuşuyor sesin de çok çekici gel evime diyor.

    neden gizli numaradan aradığını soruyorum şimdilik veremem numaramı diyor. numarasını vermeyip adresini vermesi iyice artırıyor şüpheleri. böbrek mafyası vs. haberleri de yaygın o sıralar. israr ediyor gelmem arama diyorum. ben gelirdim ama kızım uyuyor gelemem diyor. hatta arabayla gelip seni alayım ama arabamın önüne başka bir araba park etmiş bu saatte çıkarmam çok zor diyor. iyice şüpheye düşüyorum. bir resim daha gönderiyor başka bir açıdan, aynı kadın ve gerçekten çok güzel. sarı kumral arası saçları ve yeşil gözleri.. inanmamakta ısrar ediyorum ama bir taraf da dürtüyor %1 bir ihtimal bile olsa denemeye değer diyorum ve verdiği adrese gidiyorum (saat gece 1..) .

    söylediği saatte arıyor beni tekrar kapı açılıyor binaya giriyorum. hemne girişte sağdaki kapı açılıyor karanlıta zar zor seçiyorum yüzünü evet o resimdeki kadın.. beni içeri alıp kapıyı kapatıyor. birkaç dakika içinde tedirginliğim geçiyor. bir kahve yapıyor bana havadan sudan işten güçten bahsediyoruz. kahveler biterken hayatta başarılıymışsın peki sekste nasılsın diye bir cümle geliveriyor ve banuyu yanımda buluyorum. ilk dokunuşumda hissediyorum banunun kimyası değişiyor. daha da yakınlaşıyoruz, kendini tam veremediğini ama daha iyi olacağını söylüyor. ben hala inanamıyorum bu kadar güzel bir kadınla aynı evdeyiz ve sevişmekye başlamışız. tadını çıkarmaya bakıyorum belki yarın göremeyeceğim. işler çığırından çıktıkça banu kendini vermeye başlıyor. yatağına geçiyoruz birkaç dakika içinde yüzünden ve bedenindeki titremelerden boşaldığını hissediyorum. boşalmanın verdiği rahatlık ve biraz da utanma hissi beliriyor yüzünde. ilk girişim çok başarılı kendime güvenim artıyor. ilk boşalma evresini boşalmadan atlatıyorum ve sonrası daha kolay artık. birkaç dakika geçmeden tekrar başlıyoruz. dizlerinin üstüne geliyor (doggy style) ve öyle yapmamı istiyor, yapıyoruz kendinden geçiyor. birkaç dakika sonra tekrar.. sonra tekrar ve çıkarmadan tekrar..

    tanrı gibi hissetmeye başlıyorum kendimi zeus oluyorum üstünde. o benim üstüme geliyor yine titreyerek bu sefer iniltiler arasında. keşke etrafı boş bir yerde olsaydık da daha fazla çığlık atabilseydim diyor. benim de boşalmamı istiyor. kondomu takıyor ve dizlerinin üstünde yine. boşalıyorum ve kondom yırtılıyor. allahtan spiral var diyor.. hala sert olmasına şaşırıyor saksı mı düştü kafana bu ne hal nasıl iner bu diyor. ve sertliği her hissettiğinde istiyor. bu insin artık deyip bebe yağı getiriyor biraz elleriyle biraz ağzıyla.. uçuyor ve uçuruyor.. 2-3 saatin ardından hala devam ediyoruz onun kadınlığı benim erkekliğimi körüklüyor ve inada biniyor. en sonunda o yeter artık daha fazla boşalamayacağım bedenim yorgunluktan bitti diyor. sarılıp uyuyoruz. sabah kızı uyanmadan gönderiyor beni bir öpücükle.

    aynı gün bir e-mail .. harikaydın diyor tekrar ne zaman buluşacağız diyor ve ekinde bir resmiyle birlikte.. ne zaman istersen yazıyorum tanrısal bir edayla. o gece benim sayabildiğim 12 defa boşaldı ve yorgunluktan baygın düşmese daha da devam edecekti. gururumu okşuyor. bir sonraki e-mailinde işlerini çok daha rahat hallettiğini kafasını rahatlattığımı söylüyor.. evet hormonları dengesizdi ama bence normali bu diğerleri dengesiz, ben buna inanmak istiyorum. 2 yıl kadar görüştük, başka kadınlar da aramıza girsin istedi ve girdiler de. arada başka kadınlar da oldu o varken. ondan sonra da oldu. ama onu unutamadım ve unutamam da. ondan sonra hiçbir kadında tatmadım o hazzı. bir sürü geldi geçti ama banu bambaşkaydı. çıtayı o kadar yükseltti ki bana zarar mı verdi iyilik mi etti bilemiyorum…
  • bazen bilmediğiniz sebeplerle hayattan fena darbe yemiş ve kendini içkiye vurmuş bir kadındır. bazen adı simgedir.
    siberalemde denkgelmiştir arada sırada messenger da online görünür simge. yazdıklarını çoğunlukla anlamam ama kameradaki görüntüsü güzeldir. bir gece yine girmiştir 10 sularında messenger’a.. arkadaşlarla biraz içtik, eve yeni geldim der ve hala içmeye devam etmektedir. bugün bir çılgınlık yapabilirim der. fırsat bu fırsat.. ben bu çılgınlığına ortak olabilirim der delikanlı da. düşündü simge anlamsız cümleler kurdu yine ve telefonumu istedi. aradı anlamsız birşeyler söyledi. tek anladığım joli pastanesinin oraya gel dediğiydi. oraya gittim aradım ve yolu tarif etti. gittim kapıyı açtı, saçları sarı (sonradan sarı olduğu belliydi) ve küt, diri bir kadın.. yanağımdan öptü ve içeri aldı. elinde beyaz şarap kadehi karşıma oturdu sen de ister misin dedi. ben de aldım biraz. zilzurna sarhoştu ve söylediklerinden hiç bir şey anlamıyordum. birilerinden şikayet ediyordu eski yaşanmışlıklarından bahsediyordu ama anlamıyordum. o anda gözümde onu soymaktan başka bir şey yoktu. ama acelem de yoktu sızmadığı sürece sabaha kadar benimdi. evi güzeldi ve zengin bir kadın olduğu evinden belliydi. niyetim hırsızlık olsa herhalde o gece emekliliği garantilerdim. kalktı ve dans etmeye başladı sen de dans et dedi. dansetmeyi bilmeyen bir odun olduğum için alkışla tempo tutmakla yetindim. müzik yavaşladı ve yavaş dans bir fırsattı dansa başladık sarmaş dolaş. omzuma yaslandı elinde hala şarap kadehi. bedenini tenini hissetmek güzeldi ama bir taraftan da bir suçluluk duygusu vardı. bilinci yerinde değildi neredeyse ve ne cesaretse tanımadığı bir adamı gecenin bir vakti evine almıştı. üzüldüm biraz ama libidom baskın geldi ve unuttum onları. duş alması gerektiğini söyledi biraz ayılmak için, gitti.. banyodan bana seslendi. sütyenini çıkarmasına yardım etmemi istedi. çıkardım.. tek kelimeyle taş gibiydi vücudu. göğüsleri dik ve dolgun, o anda dokunmadım ama sertti belli ki. yaşı 35’di. ve şaşkınlığımı farketti. hiç 35 gibi değilim değil mi dedi. ağzım açık göğüslerine bakarken 20 lik çıtırlar eline su dökemez dedim… duşa girdi ben çıktım. belki yanına bekliyordu ama kalmadım ve sormadım da. sonra bornozuyla geldi. şarap kadehini yine aline aldı çok rahatladım dedi ve dans etmeye devam etti. beni de davet etti yanına dans ediyordum yine sarmaş dolaş. tenini hissediyordum ve elim gezinmeye başladı üstünde. az önceki merakımı gidermiştim göğüsleri göründüğü gibi sert ve dolgundu. sevişmeye başladık sevişirken anlamsız konuşmaları bitti hırıltıyla karışık sesler çıkarıyordu, zevk aldığı belliydi. bir saat kadar seviştik. dardı vajinası ve tertemizdi ve bunun da farkındaydı. ilk defa bir kadına oral yapma isteği doğdu. yaptım çok hoşlandı, bunu sevdiğimi nerden biliyorsun ve harika yapıyorsun dedi. bir süre sonra alkolün etkisiyle sızdı. uyurken dokundum ve okşadım ama haz vermedi bana uyanık olmalıydı. biraz suçluluk vardı hala sarhoştu ve kendinde değildi. ama bu suçluluğu sabah tamamen giderdi. uyandığında beni hatırlamayacağından bile korkuyordum ama beni o uyandırdı. sabah ereksiyonum dikkatini çekmiş.. kendine gelmişti ve sarhoş değildi ve seviştik.. gecekinden çok çok iyiydi. saat 8 olmuştu.. apar topar kalktı ve hazırlandı işe gitmek için, ben de hazırlandım o esnada beni öptü ve gönderdi..
    ben simgeyi hala çözemedim. belli ki geçmişinde yaşadığı travmalar vardı. sarhoş olduğunda beni arıyordu evine gidiyordum. çoğu zaman sızıyordu bir şey yapmadan. bazen sevişiyorduk.. bana güveniyordu ben de bu güvenini boşa çıkarmıyordum. cesaretle delilik arasında deliliğe daha yakın bir noktadaydı. takıları özel eşyaları parası pulu kredi kartları vs. her şey ortadaydı ve çekinmiyordu.. deliydi galiba ya da deli gibi davranmayı seviyordu..
  • bazen erkek arkadaşlarına sinirlenmiş ve kafasının tası atmış kadınlardır. bazen adları eda’dır selin’dir.
    yine siberalemde cinsellik amaçlı fink attığım dönemlerde birileri ekledi messenger'da. biraz sohbetten sonra görmek istedi beni. açtım kameramı gördü. ben de merak ettiğimi ve görmek istediğimi söyledim. açtı kamerasını. görünce istemsiz olarak gözlerimi ovuşturdum. karşımda iki kişi vardı. iki tane teenager diyebileceğim kız.. bilenler bilir o aralar bir kadın videosu görüntüsünü messengar’a kamera olarak gösterip kontör vs. tırtıklama modası vardı. öyle sandım. inanmadım birşeyler yaptırdım (elinle 3 yap, 5 yap..) yaptılar inandım. hatta telefonumu istediler ve aradılar ikisi ile de konuştum. dertlerini anlattılar sonra. erkek arkadaşlarına kızmış iki kafadarmış ve aldatmak istiyorlarmış. aynı kişiyle aynı evde ve aynı gün içinde. (threesome değil, biri ile yaparken diğeri yan odada bekleyecek ama duyacak.. vs..). kabul ettim tabi ki. şartları da vardı elbette çok küçük olmayacak, çok büyük de olmayacak.. temiz olacaksın vs.. zaman konusu muallaktı ama görüşmeye devam ettik ara ara. sonra bir günde anlaştık.. ama o gün geldiğinde selin’in muayyen gününde olduğunu ve ertelemek durumunda olduklarını söylediler. alay ettiklerine iyiden iyiye inandım. çok uğraşmadım arasıra denkgeldikçe yazıyordum ama binde bir ihtimal bile olsa değerdi.. sonra bir gün eda ile konuştum messenger’dan. canı sıkıldığını çıkmak istediğini söyledi. bir yer tarif etti gittim aldım. manhattan’a gitmek istediğini söyledi. vallet ye bırakmadık arabayı birkaç tur attık park yeri bulamadık. sıkıldı eda boşver evde içelim dedi… evime gittik giderken de votka ve vişne aldık. eda boş bir kız değildi konuşmalarında bir derinlik vardı ve beni de boş bulmuyordu. konuştuk içtik.. votka çarpmaya başladı ve nasıl olduğunu anlamadan dudaklarımız birleşti. ilk anda çekiniyordu biraz ama sonra rahatladığını hissettim. üstünde adını bilmediğim (kadın kıyafetlerinden anlamam) bir şey vardı göbeğini açıkta bırakan yarım bir t-shirt gibi.. onun altına elimi soktuğumda sutyen takmadığını fark ettim. göğüsleri dışardan harika görünüyordu ve desteksiz olduğunu görmek şaşırttı. 1.60 boylarında ince yapılı tam çıtır olarak tarif edilebilecek bir kızdı. vücudu çok düzgündü zayıftı ama kuru değildi. o zamana kadar birlikte olduğum en çıtır kızdı (19 yaşındaymış). teni hatları dudakları kusursuzdu. unutamadığım gecelerden biriydi ve oral yaptığım ikinci kadındı o. yaşından da kaynaklı biraz acemiydi ama o gece sabaha kadar neredeyse her şeyi denedik. kendimi 2. kez zeus gibi hissettiren kız oldu o. o da şaşırıyordu yaşadıklarına, belli ki bir çoğunu ilk defa deniyordu. çok iyi seviştiğimi söyledi. hatta oraldan o kadar keyif aldı ki bir daha gelmemi garanti etmek için yapıyorsun bunu değil mi dedi.. ama erkek arkadaşı vardı. daha sonra birkaç kere daha denedim ikna etmeyi, niyetlendi ama sonrasında gelmek istemedi.
    eda mükemmeldi fizik olarak. ne zaman çıtır görsem eda aklıma gelir ve iç çekerim. selin ona göre biraz topluydu, o da çok iyiydi ama onu tanıma fırsatım olmadı maalesef. keşke o gün muayyen gününde olmasaydı selin.
  • bazen anahtarını kaybeden kadınlardır. bazen adı zuhal’dir.
    birkaç gündür tanışıp yazıştığım bir kadındı, siberalemde ilk tanıştığım kadınlar arasındadır. telefonumu istemişti, vermiştim ve konuşmuşluğumuz vardı birkaç kere. bir gece aradı ve anahtarını kaybettiğini ve bu saatte çilingir getirip kapıyı açtırmaya üşendiğini ve canının da çok sıkıldığını söyledi. ne istediğini tam olarak anlamasam da belli ki vardı bir iş. kızılaya geliyorum taksiyle dedi ben de gititm hemen taksiden indiği yerde gördüm onu. o bana baktı ben ona, süzdük birbirimizi. bakımlı bir kadındı ama çok da çekici değildi. ama benim için gelmişti ve geri çevirmek de istemedim. bir yerlerde oturup konuşmayı bir şeyler içmeyi teklif ettim. karanfil sokaktaydık, o zamanlar karanfil ve yükselin kesiştiği aba pikniğin olduğu yerde bir otel vardı adını hatırlayamadım.. x oteli diyelim.. burada konuşalım istersen dedi. o güne kadar bir kadınla bir otelde kalmışlığım yoktu ve ne yapacağımı bilemiyordum. otele girdik o lobiye oturdu. ben resepsiyona gittim ve utana sıkıla oda istiyoruz ama evlilik cüzdanı soruyor musunuz dedim. hayır dedi adam pis bir gülümsemeyle. odayı aldım parasını ödedim onun kimliğini de istediler verdik. odaya çıktık. oturduk ve konuşmaya başladık. ben sandalyeye oturdum o yatağa. yanına çağırdı, yatakta yanına oturdum. utanıyorsun galiba dedi, kızardım. dur o zaman dedi ve kucağıma oturup dudaklarımı öpmeye başladım. biraz kilolu olduğu için rahatsız oldum ama yine de iyiydi. soydum kucağımdayken göğüsleri çok iriydi ve yüzüme sürtünüyordu. sert ve dolgundu.. belli ki deneyimliydi ve aynı anda gelmemizi sağladı. çok dardır benimki hoşuna gitti mi dedi. evet dedim.. ama onda beni iten bir şey vardı.. 2 kereden sonra uyuduk. sabah uyandığımda yanımda olması beni çok rahatsız etti. bir iş uydurup gitmem gerektiğini söyledim. kahvaltı yapalım birlikte dedi kabul etmedim. ve gittim. aynı gün mesaj gönderdi ve çok memnun kaldığını söyledi. birkaç gün sonra bir mesaj daha gönderdi “bu geceyi x otelde geçirmek ister misin?”. düşündüm ve çekici gelmedi "bu geceyi sen kendi evinde geçir ben de kendi evimde" diye bir cevap verdim. biraz kabaydı ama kıvırmaya gerek de yoktu. zuhal bunun üstüne cevap vermedi bir daha aramadı ve sormadı. aklımda göğüsleri ve darlığı kaldı sadece yüzünü unuttum..
  • bazen erkek arkadaşından yeni ayrılmış ve ona çok sinirli bir kadındır. bazen adı şeyda’dır.
    şeyda ile yazışmamızın ikinci günüydü. şaka yollu şarap aldım gel istersen dedim. cevap olarak "sen şimdi sevişmek de istersin olmaz" dedi. kızardım dolambaçlı birkaç laf ettim. "sen istemezsen ben istesem ne olur ki" dedim. şarap kadehini de gösterince tamam dedi yarım saate kadar hazır olurum. yakınlarda bir yerlerdeymiş evi de. yeri tarif etti şuradan gelip al beni dedi. gittim aldım eve geldik. balık etli (ama şişman değildi) iri göğüslü, sarışın, kısa saçlı ve kalın sesli bir kadındı. içtik konuştuk, konu konuyu açtı saat de geç olmaya başlamıştı. cinsellik konusunda bir imada bulunmadım ısrar da etmedim muhabbet iyiydi nasıl olsa başka bir gün de görebilirdim. nerede uyumak istediğini sordum. salondaki çekyatı gösterdi ve o anda ben de o çekyatta oturuyordum. uzandı koltuğa yanıma ve beni hafifçe çekerek yanına yaklaştırdı. göz göze geldik uzanmış halde bacaklarımız birbirine dokunuyordu , biraz daha yaklaştı göğüslerini göğsümde hissettim. çok iriydi göğüsleri konuşamıyordum ve yüzüne bakıyordum. gülümsedi; "beni sevişmek için davet etmemiş miydin se"n dedi. cevap veremeden dudaklarını dudaklarıma dokundurdu. o anda ilk aklıma gelen göğsüme dokunan göğüsleri oldu ve okşamaya başladım, ben göğüslerini okşadıkça öpüşmemiz de sertleşmeye ve çekyat dar gelmeye başladı. benim yatağımda uyuyalım istersen daha geniştir dedim. ayağa kalktı arkasından beline sarılıp yatak odama götürdüm. göğüslerini de okşuyor, omuzunun üstünden dekoltesine bakıyordum, harika bir manzaraydı. soymaya başladım ayakta, acelem yoktu ama görmek istiyordum onu çırılçıplak.. soydum, yatağa girdik. göğüslerine odaklanmıştım ama her noktasını öpme ve okşama isteği duyuyordum. sesi değişmeye, inlemeye başladı, ister misin içinde diye sordum evet dedi kısık ve kalın bir sesle. islak ve çok sıcaktı ben gidip geldikçe daha da gürültülü inliyordu. zaten kalın sesi böğürmeyle hırıltı arasında bir inlemeye dönüşmüştü. boşaldığını hissettim mutluydu gözleri. sonra üstüme geldi ve içine aldı. göğüsleri o açıdan daha da mükemmeldi. gidip geliyordu üstümde ve vajinasının duvarlarını en ince ayrıntısına kadar hissediyordum. iniltiler arasında sağa sola gidip gelerek iyice kuduruyor ve kudurtuyordu. birkaç saat devam ettik, yorulduk, konuşmaya daldık. "4 yıllık ilişkimde bile bu kadar iyi bir sevişme hatırlamıyorum" dedi. gururum okşanmıştı. sabah evine bıraktım, arabadan inerken atkısını bana hediye etti. o atkı hala evdedir. o beni aramıştı o gece ve ben numarasını kaydetmemiştim. o dönem çok maymun iştahlı olduğumdan aynı periyotta peşinde olduğum birkaç kişi daha vardı. onu arama gereği duymadım bir hafta kadar. o zamana kadar çoktan son arananlardan düşmüştü, messengerdan da önce yazmadım sonra ulaşamadım. tekrar görmek istedim onu eminim o da çok istemiştir. ama ilk adımı benden beklediğinden olacak göremedim tekrar. şeyda inlemen ve kalın ama seksi sesin kaldı aklımda.
  • bazen toplum baskısı, çevre baskısı gibi nedenlerle erkek arkadaş edinemeyen ama cinsel arzularını da tatmin etmek isteyen kadınlardır. adı bazen berrindir.
    berrin'e sadece bir mesaj yazmıştım uzun uzun tam da onun çekinceleri ile örtüşen, cinsel arzuları tatmin edememe konusunda. cevap verdi resmimi istedi hemen arkasından kendi resimlerini gönderdi. şaşırmıştım daha önce hiç kimse mayolu resimlerini göndermemişti. buluştuk konuştuk. o kadar çok ortak nokta ve ilgi vardı ki.. yaptığımız işler bile birbirine benziyordu. görünümü çok masumdu, kırılgan biriydi belli ki. ailesine yakın oturuyordu tek başına ama muhafazakar oldukları için bu tür ilişkiler, erkek arkadaş bile onlara tersti. cinsellik mevzuuna hiç girilmedi görüşme esnasında ama ayrılıp onu uğurlarken bir anda dudaklarımı öptü. dudakları dolgundu. etkilendim. aynı akşam mesaj gönderdim bu cumartesi müsaitsen bir kahve içelim evimde diye. cevap: “bu cumartesi seninim” bu mesajı görmek bile büyük hazlar yaşatabiliyor insana onu anladım. cumartesi oldu ve aldım onu evime geldik. hala masum ve kırılgandı, daha önce çok incitilmişti sanki. ve dikkatli seçiyordu kelimelerini. kahveyi hazırladım, getirdim kahveyi almasıyla boşver kahveyi deyip dudaklarıma yapışması bir oldu. dudakları çok tatlıydı, ve ısırıyordu öperken acıtmadı değil mi diye sorarak. fazla tahrik olmuştum ve yatağa gittik apar topar. “sakin ol biraz” dedi sonra “ilk mi?” diye sordu. cevap vermedim. kısa boyluydu 1.55 civarında çok inceydi. göğüsleri çok küçüktü hatta varlığı yokluğu belli değildi. ama yine de göğüsleri çok çekici gelmişti bana. dakikalarca öptüm ve okşadım onları. ilerledikçe daha çok haz aldığını hissediyordum. içine girdiğimde biraz sert davranmış olacağım ki “incitme minikimi” diyerek gülümsedi. önce ben üstteydim ikimi de boşaldık. uzandık. arkadan sarıldım sonra ve oradan girmeye çalıştım vajinasına. aldı içine ve gidip gelmeye başladım. inanılmaz haz alıyordu hissediyordum. 5-10 dakika böyle sürdü. “ilk mi diye sormuştum ya.. geri aldım o soruyu” dedi. sanki daha önce yüzlerce kadınla yatmışsın gibi dedi. cevap vermedim. üstüme çıktı, gerçekten çok dardı. bir ara iyice kendinden geçti üstümde gidip gelirken. “mahvettin beni yaa” diye inledi. iyice kendinden geçmişti ki bir anda çıktı içinden ve üstüne oturdu biraz da zorladı ve acıttı. özür dilemeye başladı. dudaklarına yapışıp susturdum kulağına yavaşça devam et dedim. devam etti. bir o üstte bir ben. saatlerce seviştik. yüzündeki mutluluğu anlatmam çok güç. bir ara konuşurken ya cinsellik de benim için çok önemli işte ne yapayım dediği aklımda kalmış suçluluk duygusu içinde. sabah gitti. birkaç gün sonra müsait misin yakınlardayım diye aradı. gelmesini istedim. geldi. o gece uçtuk yine. birkaç kez daha görüştük berrinle. çok masumdu ama o masumiyeti benim aklımı çelmeye başlamıştı. bir gün gelmek istediğini söyledi işim var deyip geçiştirdim. birkaç gün daha erteledim ve sonra aramadı tekrar. bağlanmaktan korkmuştum.. bir konferansta konuşmacıydım, o da dinleyiciler arasındaymış. konuşmamın bitiminde yanıma geldi ve "gurur duydum" dedi. korktum yine samimi davranamadım. teşekkür ettim ve yanından ayrıldım. aylar sonra aramaya yeltendim ama telefon hattını kapattırmıştı. çok aradım onu elimdeki imkanlarla. çalıştığı yeri biliyordum soruşturdum.. oradan ayrılmış ve yurtdışına yerleşmiş. şimdi çalıştığı yerin sitesindeki vesikalık resmine bakıyorum ara ara. masum, ufak tefek.. berrin bana öğretti ki göğüslerin büyük olması gerekmiyor seksi olması için. keşke seni hiç kaybetmeseydim.
  • bazen sadece iyi muhabbetin cinsel uyum yaratacağına inanan bir kadındır. bazen adı gözdedir.
    sadece cinsellik aradığımı bile bile bir kaç hafta yazıştık gözde ile. mükemmel bir fikir uyumu harika bir muhabbet. ısrarla kendini göstermekten kaçınıyordu. muhabbetin hatrına listemde kalıyordu. bir gün bilgisayarında bir sorunu çözmem için evine davet etti. gittim. karşımda gerçekten kötü fizikli biri vardı. anormal derecede şişmandı. evinden de anladığım kadarıyla dağınık ve pis bir kadındı. sorunu çözdüm. ve gitmek için fırsat kolluyordum. o ise sevişmek için gözlerimin içine bakıyordu. bu oyunun sonunda hamleyi o yaptı. bu gece herşeyi unutup kendimi sana bırakacağım dedi. kırmak istemiyordum ama dokunmak da istemiyordum. öpüşmeye başladık ve hiçbir şey anlamadım ama dönüşü yoktu artık. istemeden de olsa seviştik ve boşaldım. kaçma isteğim artıyordu. kendimden nefret ettiğimi söyledim ve gittim.. bu kadar mıydı dediği kalmış aklımda sadece giderken. fazla söze gerek yok. şişmansın bari bakımlı ol. bu nasıl bir özgüven.bu kadar kötüsü olmamıştı..
  • bazen yeni bir yıla yalnız girmeyi içine sindirememiş bir kadındır. bazen adı sevda’dır.
    31 aralık 20.. insanlar yılbaşı için dışarıdalar ben ise siberalem’de bakınıyorum benim gibi olanlara. bir kişi cevap verdi. adı sevdaymış. konuşmaya başladık ben şarap içiyordum. kamerasını açtığında sadece elini gösterdi eli, elinin altında kül tablası ve yanında rakı. parmakları ince ve uzun görünüyordu, tırnakları uzun ve ojeli. sigara izmaritindeki ruj izleri her nedense etkilemişti beni. konuşmaya başladık havadan sudan, o gün göstermedi kendini. ertesi gün akşam tekrar konuşmaya başladık, bu sefer gördüm onu. küt saçlı esmer, ne yalan söyleyeyim, sinsi görünüşlü bir kadın. çok masum bir suratım olduğunu ve çok zeki biri olduğumu söyledi. kendisi de kendi çevresine bakınca aykırı sayılabilecek ama benim açımdan gayet sıradan fikirleri olan biriydi. ama yine de gururumu okşuyordu. o gün de şarap içiyordum, gösterdim kameradan. beraber içelim istersen dedim. hiç itiraz etmedi, adresimi istedi.. tarif ettim yolda karşıladım. evime geldi içtik, sohbet ettik. farklı görüşlerle yetişmiş bir kadın için muhafazakar bir çevrede yetişmiş biri ile akıllı uslu bir muhabbet ilginç ve çekici geliyordu sanırım ona. kamerada göründüğüm kadar yakışıklı olmadığımı söyledi. “kandırmadım seni dedim”, “ne gördüysen oyum hala”. gözlerinde bir özgüven vardı ama arkasında sakladığı bir kırgınlık hemen seziliyordu. güçlüydü ama onu güçlendiren aldığı darbelerdi. uykusu gelmişti salondaki çekyatı gösterdim, yastık ve battaniye verdim. odama geçtim, uyuduk ayrı ayrı odalarda. sabah oldu. gözümü açtığımda onu karşımda gördüm. biraz üşüdüğünü söyledi yanıma uzandı. çekiniyordum, ne istediğini anlamamıştım çünkü beni beğenmediğini düşünmüştüm yatmadan önce. arkasını döndü bana ve sarılmamı istedi. sarıldım ama ellerimi nereye koyacağımı şaşırmıştım, fark etti bunu ve elimi tutup göğüslerinin üstüne koydu.. hala tedirgindim ama cesaretim de artmıştı. elimi t-shirt ünün içine oradan da sütyeninin altına soktum, göğüs uçlarını hissediyordum. sertleşmişlerdi. o anda bir bahaneyle kalkıp dişlerimi fırçaladım yüzümü yıkadım ve kendime çeki düzen verdim. tekrar geldim yanına aynı pozisyonda. daha rahattım artık. okşamaya devam ettim. ben de sertleşiyordum ve arkasında bunu hissediyordu. kafasını çevirdi hafifçe bana doğru ve dudaklarıma dokundurdu dudaklarını ve sertleşerek öpmeye başladı. ip kopmuştu artık. deli gibiydi. üstümde buldum bir anda onu. spor yaptığını söylemişti, üstümdeyken göğüsleri ve karın kasları gözüme takılıyordu sürekli. hırsla gidip geliyordu sanki becerilen o değil de bendim. birkaç saat seviştik. yerde, koltukta, masada, ayakta.. aklına her geleni yapmak istiyordu. keyif aldın mı diye sordum. çok güzeldi ama boşalmadım sadece “becerildiğimi” hissettim bu da çok güzel bir his dedi. şaşırmıştım ilk defa böyle bir tepkiyle karşılaşmıştım. kahvaltı için birşeyler almak üzere dışarı çıktım, geldiğimde beni kolumdan tutup koltuğa oturttu ve eşofmanımı çıkardı. sadece altındakileri çıkarıp üstüme oturdu ve yine hırsla gidip gelmeye başladı, boşaldığı her halinden belliydi. şaşkın bakışlarım arasında üzerimden kalktı ve “becerdim seni” dedi garip bir kahkaha atarak. kahvaltı yaptık, gitti. ertesi gün çat kapı yine geldi çekyatın üstünde dizlerinin üstüne geldi ve “burada hızlıca becer beni” dedi, yaptık. yere yatır ve üstüme gel dedi, yaptım. gitti. telefon ve mesajla görüşmeye devam ettik ama gelmiyordu artık nedense. koptuk bir süre sonra. birkaç yıl sonra yine bir gün buluştuk konuştuk ama sevişmedik. bir kadının becerilen taraf olmaktan da beceren taraf olmaktan da ne kadar keyif alabileceğini gösterdi bana sevda.
12 entry daha