şükela:  tümü | bugün
  • eski türkçede ilkokul
  • mimar sinan restorasyon binasinin eski kullanim modu.
  • yeşilköy'de bir sokak ismi.
  • (bkz: sybian)
  • koğuş kapısının iç tarafında bir tahta plaka asılı olup, bir tarafında "geldi", diğer tarafında "gitti" yazılıydı.
    çocuklar abdestleri sıkıştırınca, hocadan izin alır, ve tek tek giderler, giderken de plakanın "gitti" tarafını çevirirlerdi, böylece abdesthanenin meşgul olduğu anlaşılırdı.
  • günümüzde mahalle aralarında, apartman katlarında varlığını sürdürmekte olan mekteplerdir. inanılması güç insanın kanını donduran uygulamaları mevcuttur. okul öncesi çağındaki çocuklara okula hazırlık eğitimi ya da anaokulu eğitimi verdiklerini iddia ederler.

    vereceğim örnekler bire bir öğrencilerimde gözlemlediğim varlığını bildiğim ve etkilerini düzeltmek için aylarca çalışma gerektiren örneklerdir. daha niceleri mevcuttur.

    öncelikle bilinmelidir ki okul öncesi çağındaki bir çocuk soyut kavramların varlığını bilmez, anlamaz algılayamaz. onlar için; din, aşk, nefret, minnet, allah, peygamber, kin, ibadet, laiklik, milliyetcilik cumhuriyetçilik halkçılık vb hiç bir şey ifade etmez. anlaşılmaz bilinemez. beyinlerinde onlar için henüz bir levha açılmamıştır.

    şimdi gelelim örneklere;

    1. vakamız ki bence en önemlisi bu. aynı sebeplerden sıbyan mektebine gönderilen bir kız çocuğu. henüz 6 yaşında şu an çocuk şizofrenisi yaşıyor. son 7 aydır sürekli ağlıyor ve sürekli dua ediyor. hayaletlerle konuşuyor. korkuyor. bağırıyor. yabancı kimseyle konuşmuyor. öğretmen görmek istemiyor ki ona öğretmen olduğumuzu dahi söyleyemiyoruz. tuvaletini altına kaçırıyor. annesinin onu terk etmesinden korkuyor. kuranı kerimden parçalar söylüyor. kendi kendine ben zavallı bir çocuğum diyor. uyuyamıyor çünkü uyuduğunda annesinin gitmesinden korkuyor. nedeni;

    gittiği bu mektepte sürekli dua etmesi istenmiş buna zorlanmış. yapamadığında ceza verilmiş. annen yok artık senin denmiş. senin annen artık biziz denmiş. tuvalete gitmek istediğinde tartaklanmış. dua etmediğinde aşağılanmış ve allahtan korkması gerektiği cehennemde yanacağı söylenmiş. bir gün yine odaya kapatıldığında ki bu oda montların asıldığı karanlık ve küçük bir odaymış, halüsinasyonlar başlamış montların onu boğduğunu görmüş halının onu yemek istediğini ve sandalyenin altındaki cehennemi etrafında onu korkutan hayaletleri görmüş. o gün bugündür görüyor. ve korkuyor. ömür boyu geçmeyecek endişe ve korkuları oldu artık.

    2. vakamız down sendromu olan 7 yaşında bir öğrenci. ilkokul çağına gelmiş olmasına rağmen bilişsel, psikomotor gelişimini yaşıtları düzeyinde gerçekleştirememiş bir öğrenci. okuma yazmayı bırakın konuşmayı, kavramları (büyük küçük uzun kısa içinde dışında gibi) bilmemektedir. rehberlik ve biz anaokuluna gitmesi gerektiğini söyledik. anne bunu kabullenemediği için okuldan almadı. ama sıbyan mektebine gönderdi çünkü belli bir çevrenin mensubuydular. çocuk yazı yazmak için o kadar zorlandı ki çizebildiği düz çizgiyi bile çizemez hale geldi. davranış bozuklukları ortaya çıktı. tuvaletini altına yapmaya başladı. hırçınlaştı. yapılan her şeyi reddetme davranışı geliştirdi. daha sonra ihmal ve dikkatsizlikleri yüzünden kaynar suyla kolu yandı. okuldan alındı.

    3. vakamız; hafif düzey mental retardasyonu olan işitme engeli bulunan bir öğrencimiz de anaokulu yerine buraya gitti. yine bulundukları çevreyle ilgili...
    çocuk az bildiği kelimeleri de söylemekten vazgeçti. kimseyle iletişime geçmedi. sürekli ağladı. uzunca bir süre zorla beslendi.

    bunlar ufak örnekler o kadar çok ki bunlardan. önlem alınmazsa daha pek çok çocuk zarar görecek. travmalar yaşayacak. düzeltilemeyecek etkilerle büyüyecekler.
  • geçen gün bir komşumuz vasıtasıyla öğrendiğim yer. 3 yaşındaki kızlarını dini eğitim alması için mahalledeki bu okula yolluyorlarmış. daha başka bir şeyler öğretiyorlarsa da bilgim yok. çocuğu sabah bırakıyorlar, akşam 4'te 5'te alıyorlarmış. tabii "aa nerede bu kreş" falan diye direttim. bir apartmanın bir dairesi verildi adres olarak. bunu söyleyebileceğim hiç aklıma gelmezdi ama kuran kursları en azından camiilerde oluyordu, bu evlerde dönen işin izahı ne?

    legalliği, bunun bir özgürlük olduğu, herkesin istediğini yapabileceği, zorunlu tutulmadığı kısımları tartışılır. ama görünene göre kim bilir daha kaç mahallede, kaç tane ev vardır ve bu evlerde çocuklar daha 3 yaşında 5 yaşında bilim öğrenmeden din öğrenip okul öncesi eğitimlerini buralarda bu şekilde alıp güzel kafalar ediniyorlar.

    bıraksanız da bu çocuklar o yaşta oyuncaklarıyla oynasınlar.
  • (bkz: kreş)
  • dincilerin çocukların kafasını din adına formatlamakta kullandığı araçlardan.
    ana okulu çağında dini sübyan okulu adı ve çatısı altında çocuğa dinsel eğitim vermeye kalkan eğitimci ve pedagog beş para etmez.
    mesleğinin temel kuramlarını iyi öğrenmemiş demektir.
    çocuk psikolojisini ya bilmiyor,
    ya dini inançlarına alet etmekten utanç ve vicdan azabı duymuyor demektir.
    işini hakkıyla yapmıyor demektir.
    meslek ahlakı yoktur bu şarlatanın.
    bilimsel altyapısı yok demektir.
    çocuklarınızı emanet etmek için ehil değil demektir.
    din öğretiyorum diye çocuğunuza ne zerk edeceği belli değildir.

    okul öncesi yaştaki çocuklar nevrotiktir,
    saplantı, takıntı, kaygı, fobi vs. geliştirmeye çok müsaittir.
    dini dogmalar, o yaştaki çocukların hayatını karatmaya yetip de artacak kadar saplantı, takıntı, kaygı, fobi kaynağıdır.
    bol miktarda bu tip materyal içerir dini bilgiler.
    dini kavramlar soyuttur,
    çocuğun bu soyut kavramları anlamlandırması için belirli bir yaşa gelmesi gerekir.
    ancak zaten dinci çocuğunun dini bilgileri anlamlandırmasını istemiyor.
    düşünmeden sorgulamadan safsata olabilecek türlü şeye tapınsın,
    boyun eğsin istiyor.
    hala ortaçağdan çıkamadık aragidividi... sen annadın onu.
    anaokulunda kuran öğretmeye kalkan eğitimci ve pedagog özet geçtiğimiz bu sebeplerden dolayı tırttır.